Bas nikahı
Hayatım boyunca okuyamayacağım kadar kitabı o bir ayda okuyordu.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Ne demezsin, ne baş ağrısı hem de. Kıy şu nikâhı artık!
"Sayın Peder," dedi, "Nikâhımızı kıymanıza engel olan o korkunç baş ağrınız geçmiştir umarım. Artık zamanı geldi. Gelin de hazır. Ben de ne zaman uygun olduğunuzu öğrenmeye geldim. Bu kez elinizi çabuk tutmanızı rica edeceğim."
Sayfa 650 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
ben evet diyorum hayatım
"Ve sevgilim, evlenmeden çocuk yapma konusundaki hassasiyetim aile problemlerimden kaynaklanıyor ama sana dokunma arzumu alamaz pek tabii elimden. Yani istersen istediğin her şeyi yapabilirsin bana." "Ahlaksız adam." "Sen başlattın ben mi ahlasız oldum?" "Yo. Ben bir şey yapmadım. Sen evlenmeden olmaz, dedin." "Üzüldün mü öyle dedim diye?" "Ne münasebet? Niye üzüleyim? İstersem gayet nikah basarım." "Bas nikahı da görelim. Görmeyi isterim. Kafamdaki gibi bana ait bir ailemizin olmasını, bizim ailemiz olmasını her şeyden çok isterim." "Evlenme teklifi et de tam olsun." "Evet, dersen ederim."
Sayfa 47·Kitabı okudu
Alıntı
Nüzul sebebi
"Ey iman edenler! Kadınları zorla miras almanız size helal değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz." (Nisa Sûresi /19. Ayet) ____________________________ Ebu Ümâme ibn Sehl ibn Huneyf (r.a) dedi ki: (Ensar'dan şair) Ebu Kays ibnü'l-Eslet(r.a) öldüğünde, oğlu babasının karısıyla (yani üvey annesiyle) evlenmek istedi. Cahiliye devrinde bu durum onlar için mümkündü. Bunun üzerine Yüce Allah: "Kadınları zorla miras almanız size helâl değildir..." (Nisa, 4/19) ayetini indirdi. ____________________________ Cahiliyedeki bir adete göre bir adam, yakınından birisi vefat edince, onun karısının üstüne bir elbisesini atıp "Kendisine varis olduğum gibi karısına da varis olacağım" der ve o kadına başkalarından daha fazla hak sahibi olurmuş. Sonra isterse o kadınla mehir vermeden evlenir, isterse başkasıyla evlendirir mehri kendi alır, isterse kadına ölen kocasındaki mehir hakkını vermemek için ne kendi evlenir ne de başkasıyla evlendirirmiş. Buna göre yukarıda geçen ayetin baş tarafının manası: "Ey iman edenler! Kadınları zorla miras almanız size helâl değildir..." şeklinde olur. Burada nakledilen rivayetler bu manada olduğu için mealde de bu mana tercih edilmiştir. Yine cahiliyede kadınların mallarına zorla vâris olmaya çalışılırmış. Bu da iki şekilde yapılırmış: a) Erkek, karısını sevmediği ve onunla iyi geçinmediği halde boşamaz, nikâhı altında iken ölmesini ve malının kendisine kalmasını beklermiş. b) Malı olan dul kadınları ve bekar kızları velileri evlendirmezler, bekâr veya dul olarak vefat etmelerini ve mallarının kendilerine kalmasını
Din
Sünnete uygun düğün nasıl olmalı ? (Özet)
1. İhlas olmalı : “El ne der kaygısından ziyade Allah ne der kaygısı ile hareket edilmeli, riyakarlık yapılmamalı, çok fazla borca girilmemeli, düğün için salon tutulurken ve düğün saati değerlendirirken namaz vakitleri göz önünde bulundurulmalı, düğün kıyafeti namaz kılınabilecek bir elbise olmalıdır“ 2.İlan olmalı: “Efendimiz nikahı ilan edin buyurmuştur” “ Düğünlerinizi mescit gibi halka açık yerlerde yapın ve düğünlerinizde def çalın” [İbn-i Mace, “Nikah”,20] 3. İkram olmalı: Düğünün en önemli sünneti velîmedir. Dostla akraba ile ve arkadaşla aynı sofrada yemek yendiği için bu ismi almıştır. Hanefilerde velimenin hükmü sünnet-i müekkede, diğer bazı mezheplere göre ise vaciptir. Efendimizin Abdurrahman b. Avf’a “Allah mübarek kılsın hiç değilse bir koç kes ve bizleri düğün yemeğine çağır” demiştir. Salonlara dünyanın parasını vereceğimize daha güzel,daha sakin bir yerde yemeğin kalitesi artırılmalı, gelenler duacı olmalı ve öyle gitmeliler. Böylece düğünün en önemli sünneti uygulanmış olur. 4. İhtiram olmalı: Davetlilere ihtiram ve saygı gösterilmeli rahat etmeleri için uygun ortam hazırlanmalı. Davete icabet edenlere konumlarına göre ihtiram edilmelidir. Gelen bir kabilenin reisi ise ona biraz daha farklı bir yer verilirdi. Bunu sakın fevri davranıp yadırgamamayın efendimiz kendisi için istemezdi ancak S’ad b. Muaz içeriye girdiği zaman “Kalkın! Sizin reisiniz, efendiminiz geldi” der ve insanları onun önünde ayağa kaldırır, onu da en baş köşeye oturturdu. Bunlar sünnete muhalif şeyler değildir. 5. İhsan olmalı: İslam toplumu içerisinde birbirleriyle hukuku olan insanlar düğün meselesinde birbirlerine el uzatmalıdırlar. Bu el uzatma meselesinde karşı tarafın talebini beklememeliler. Ülkemizin bazı bölgelerinde şöyle bir adet var: Biri düğünde bir şey takınca
Sayfa 74
Suriye
Komşumuz teşhisi konmadık bir hastalığın nöbetleri içinde yanıyor, kıvranıyor... Komşuluk hukuku nâmına tedâvisinekoşulmalıdır. Benzeri arâza başkalarında da rastlanmıştı... Bu, sarî bir hastalık olabilir: Hasta tecrid edilmelidir. Bulantı duyuyorsa zehirli mantar, zehirli havyar gibi bir şey yemiş olmalı; bu takdirde kendisine panzehir verilmelidir. Heyecandan, helecandan, hafakandan kalbi duruverirse Türk müdahalesi geç kalmış olacaktır. Onun, imdadına yetişmesi beklenen en yakın komşu vaktinde yetişmelidir. Bilinmez, belki de genç Suriye süt dişi yahut yirmi yaş dişi çıkarmaktadır. Fakat ilk dişlerini komşularını ısırmakta kullanacaksa dişleri sökülmelidir. Hastalığı bir baş dönmesi ise sağdan sola dönen baş, soldan sağa çevrilmelidir. Görülenler, gebelik alâmetleri ise karnındakinin babası sorulmalıdır. Hastalığı bunlara benzemiyorsa zavallı Suriye'yi istiklâlini doğurduktan üç gün sonra albasmış olmalıdır. Ve bugün kendisini hakikaten gayri meşru koyunlara atmış bulunuyorsa artık adına Ortaşarkın güzel Suriye'si değil, Moskof'un cariyesi denmelidir. Şayet aklımıza gelenlerden hiçbiri doğru değil de Suriye hâlâ genç, temiz ve bâkir Suriye ise ve şayet erken gelişmiş bir cenup kızı kendine lâyık ve meşru bir kucak aramaktaysa Mehmetçikle nikâhı tezelden kıyılmalıdır.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Edebiyat