Bir kadının kızı olmak ne müthiş bir şeydi. Kemerli bir burun da olsa, tek başına bir şeye benzemeyen bir işaret parmağı da, muhteşem annelerin bize sundukları bu kutsal hediyeleri ölene dek yanımızda taşıyacak olmamız, ne büyük mucizesiydi hayatın. Bu gizli alametleriyle hep “Sen bendensin” diyeceklerdi bize. “benim hamurumdan, benim toprağımdan, benim kökümdensin.”
“ Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek… Teneffüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş, dersini almışsın, şimdi artık ferahlama zamanı senin için.“
“ Üç şey bozgun kokar.” dedi. “ Açlık,susuzluk ve utanç.”
Amerikan yardımı dağıtan Kızıl Haç kamyonunun önünde (bitip tükenmiş ama gene de sıra kapmak için birbirini yiyen insanlar arasında beklerken) Greba devam etti: “ Bize yiyecek ve içecek verecekler ama korkarım ki utanç, onurumuz bittikten sonra da sürecek.”