Modern dünyada başarının her şeyi meşrulaştıran bir işlevi var. Kişi, eğer başarı merdivenlerini tırmanmışsa, oraya hangi yöntemleri kullanarak ulaştığı sorgulanmıyor. Başarının, bireye kendisini diğer insanlardan üstün görme hakkını verdiği kabul ediliyor. Benlikleri kutsamanın en önemli vasıtalarından birisi başarı. Ama neyi başarmak? İyi bir bilim insanı olmanın, hayırseverliğin veya dürüst bir yurttaş olarak kalmanın günümüz toplumunda şöhret, para ve iktidara tahvil edilebilir bir tarafı yok. Başarı, günümüz Türkiye'sinde şöhret, para ve iktidarın kapılarını açabildiği sürece anlamlı.
Modern dünyada başarının her şeyi meşrulaştıran bir işlevi var. Kişi, eğer başarı merdivenlerini tırmanmışsa, oraya hangi yöntemleri kullanarak ulaştığı sorgulanmıyor. Başarının, bireye kendisini diğer insanlardan üstün görme hakkını verdiği kabul ediliyor. Benlikleri kutsamanın en önemli vasıtalarından birisi başarı. Ama neyi başarmak? İyi bir bilim insanı olmanın, hayırseverliğin veya dürüst bir yurttaş olarak kalmanın günümüz toplumunda şöhret, para ve iktidara tahvil edilebilir bir tarafı yok. Başarı, günümüz Türkiye'sinde şöhret, para ve iktidarın kapılarını açabildiği sürece anlamlı.
Sen yapmak, etmek, başarmak istemiyorsun ki.
Yapmış, etmiş, başarmış olmak istiyorsun.
Göle gitmek değil, gölde olmak istiyorsun
Sürekli bir yere gider gibi değil de,
Bir yere varmış gibi yaşadığın için yorgunsun.
"İnsanın yalnız olması iyi bir şey değil," dedi Goethe, "hele yalnız çalışması hiç iyi değil; insan bir şey başarmak istiyorsa, paylaşıma ve teşvike gereksinimi var."
ben on iki kez denedim. hap, içki, bıçak. bu kez çok ciddiyim.
denemek, başarmak demektir. tamamlamayı başaramamak. planlamayı ve seçtiğin yöntemin her açısını gözden geçirmeyi başaramamak. her zaman -HER ZAMAN- başaramama ihtimali vardır. ama on iki
kez olur mu?
Sen yapmak, etmek, başarmak istemiyorsun ki. Yapmış, etmiş, başarmış, olmak istiyorsun. Göle gitmek değil, gölde olmak istiyorsun. Sürekli bir yere gider gibi değil de, bir yere varmış gibi yaşadığın için yorgunsun.