Puan vermedi·504 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 20:16
Bu destanın bence en ayırt edici yanı, insanın kader karşısındaki çaresizliğine bir karşı çıkış olarak zekasıyla karşılaştığı engelleri aşabilmesinin işlenmesi. Kahramanlık, bu destanda yalnızca fiziksel güçle özdeşleştirilmez, aynı zamanda zeka, sabır ve stratejiyle ilişkilendirilir. Odysseus tanrılar tarafından bahşedilmiş, doğuştan gelen niteliklerle değil, baş etmeyi yaşayarak, deneyimleyerek öğrenir. Harekete geçer, risk alır: "...insan atılgan olmalı başarmak için bir işi..." (s. 114). Machiavelli'nin bayılacağı cinsten biri. Bu destanı siyasal olarak okumak da zor değil, Homeros sık sık iyi hükümdarın öneminden dem vurur: "bilirsin sen de, uşakların kaderidir yaşamak korku içinde, hele hizmet ettikleri efendileri akılsız olursa." (s. 237). Emek verenle emekten yararlanan arasındaki eşitsiz ilişkiden söz etmekten de geri durmaz: "...asıl biz çekeriz bu ak dişli domuzların kahrını, oysa bizim emeğimizi başkaları sömürür hiç korkmadan..." (s. 247). Yalnızca kralları, kahramanları okumayız destanda, gündelik hayatın gerçekliği canlı bir şekilde yansıtılır. Kahramanda gördüğümüz bir başka özellik de tek başına yiğitliği yeterli bulmaması, ittifak kurmaya, dayanışmaya ihtiyaç duymasıdır: "Zordur bir sürü insana karşı koyması bir tek insanın, ne kadar yiğit olursa olsun, yenerler onu." (s. 274). Bireysel kahramanlığın sınırlılığını, başkalarıyla birlikte hareket etmenin zafere götüreceğini belirtirken Homeros, Bauman'ın neoliberal bireycilik eleştirisine geçmişten bir ışık yakar. Bauman okuduğunda (eğer okuduysa) bu satırların altını çizmiştir muhtemelen.
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 301. kitabı
Adamın biri hayvanat bahçesini gezmeye gitti. Fillerin olduğu bölüme geldiğinde ilginç bir manzara ile karşılaştı: Fillerin hiç biri ne kafesteydi ve ne de onları sabit bir yere bağlayan zincirleri vardı. Zincirsiz oldukları halde, onları o dar alandan kaçmaktan alıkoyan tek bir şey vardı; ilginç ama dikkat; O güçlü filleri kaçmaktan alıkoyan tek bağ; filin bacaklarından birine bağlı hiç de çok güçlü olmayan bir “ip” parçasıydı. Adam fillere bakarken, fillerin neden güçlerini sadece ipi kırmak ve kamptan kaçmak için kullanmadıkları konusunda tamamen kafası karışmıştı. Oysa filler bunu kolayca yapabilirlerdi ama onların bunu hiç denemediklerini gördü. Meraklı misafirimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için oradaki bir fil eğitmenine, fillerin neden orada öylece durduklarını ve neden hiç kaçmaya çalışmadıklarını sordu. Fil eğitmeni şöyle cevap verdi: “Onlar çok küçükken ve çok daha küçükken onları bağlamak için aynı boyda ve aynı güçte ip kullanırız. O ip o yaşta onları tutmak için yeterlidir. Büyüdükçe, ayrılamayacaklarına inanmaya şartlanırlar. Bu şartlanmanın sonucu olarak aynı ipin kendilerini hâlâ tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla kurtulmaya çalışmıyorlar.” Fillerin bahçeden kaçmamalarının tek nedeni, zamanla bunun mümkün olmadığı inancını benimsemeleriydi. Hikayeden çıkarılacak ders şudur: Dünya seni ne kadar tutmaya çalışsa da, her zaman başarmak istediğin şeyin mümkün olduğu inancıyla devam et. Başarılı olabileceğine inanmak, onu gerçekten başarmanın en önemli adımıdır.
Depresyondan Çıkış YoluM. Hakan Türkçapar · Epsilon Yayınevi · 2020408 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·80 syf.··
2021 324. kitabı
Adamın biri hayvanat bahçesini gezmeye gitti. Fillerin olduğu bölüme geldiğinde ilginç bir manzara ile karşılaştı: Fillerin hiç biri ne kafesteydi ve ne de onları sabit bir yere bağlayan zincirleri vardı. Zincirsiz oldukları halde, onları o dar alandan kaçmaktan alıkoyan tek bir şey vardı; ilginç ama dikkat; O güçlü filleri kaçmaktan alıkoyan tek bağ; filin bacaklarından birine bağlı hiç de çok güçlü olmayan bir “ip” parçasıydı. Adam fillere bakarken, fillerin neden güçlerini sadece ipi kırmak ve kamptan kaçmak için kullanmadıkları konusunda tamamen kafası karışmıştı. Oysa filler bunu kolayca yapabilirlerdi ama onların bunu hiç denemediklerini gördü. Meraklı misafirimiz bu sorunun cevabını öğrenmek için oradaki bir fil eğitmenine, fillerin neden orada öylece durduklarını ve neden hiç kaçmaya çalışmadıklarını sordu. Fil eğitmeni şöyle cevap verdi: “Onlar çok küçükken ve çok daha küçükken onları bağlamak için aynı boyda ve aynı güçte ip kullanırız. O ip o yaşta onları tutmak için yeterlidir. Büyüdükçe, ayrılamayacaklarına inanmaya şartlanırlar. Bu şartlanmanın sonucu olarak aynı ipin kendilerini hâlâ tutabileceğine inanıyorlar, bu yüzden asla kurtulmaya çalışmıyorlar.” Fillerin bahçeden kaçmamalarının tek nedeni, zamanla bunun mümkün olmadığı inancını benimsemeleriydi. Hikayeden çıkarılacak ders şudur: Dünya seni ne kadar tutmaya çalışsa da, her zaman başarmak istediğin şeyin mümkün olduğu inancıyla devam et. Başarılı olabileceğine inanmak, onu gerçekten başarmanın en önemli adımıdır.
Platon - İnsanın Kendini Yenmesi En Büyük ZaferdirÖzlem Küskü · Destek Yayınları · 20201,827 okunma
10/10
·72 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:42
Kitaplarını, dilini ve kitap kapaklarını çook sevdiğim bir yazar. Kapağından etkilenip bu kitabını hemen okumak istemiştim. Kısacık ama sımsıcak bir kitap. Tuvalet temizleyicisi Bayan Ming ve iş adamının sohbetini anlatıyor. Olay Çin’de geçiyor. Bayan Ming 10 çocuğundan bahsediyor. Ama bu mümkün müü? Değiil. Çünkü Çin’de çok katı biçimde tek çocuk yasası var. Adam içten içe inanmıyor ama Bayan Ming’in sohbetini o kadar çok seviyor ki işlerini ona göre ayarlıyor, her fırsatta gidip onunla sohbet ediyor. Ve sonra anlaşılıyor ki kadının hayal gücüyle kurduğu bir dünya var. Bu aslında yalan değil. Yasaklanan hayallerini düşlerle gerçeğe dönüştüren bir kadın. Tek kızı da ona yardımcı oluyor sadece. Ve bu kadın iş adamını da etkiliyor, daha önce etkilediği kişiler gibi… Kısa ama uzun etkiler bırakan bir kitap. İncelememi kitaptan sevdiğim bir sözle bitireyim. “Mutluluk her şeyin gerisinde saklanmıştır, onu oradan söküp almayı başarmak gerek.”
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,5bin okunma
10/10
·80 syf.··
2026 4. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:14
Farklı bir okuma deneyimi sundu bana, 1 günün bazen 1 ömüre bedel olabileceğini öğretti. Çok güzel yazılmış ve insan iyi fikirler katıyor sonunda. Kendini bağımlılığa savurmuş insanların kendi alanından çıkamayıp hem kendini hem sevdiklerini üzdüğünü bir kez daha gördüm. Zorlanmak her yaşa ithafen bir özelliktir. Önemli olan bağımlılığı sona erdirmek; bunu başarmak için attığınız adımları gerçekten yapabilme niyetinde olup olmamakla başlar.
Duygu ve Düşünce
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024151bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 76. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:43
Eğer hayatın ritmi beni zorlamaya başladıysa, yoğunsam ve bu dünyadan kaçıp kendimi başka bir evrene ışınlamak istiyorsam fantastik kitaplara sarılıyorum. Bu kez kaçış noktam ise Antik Yunan ve mitolojisi ile harmanlanmış Iolkos ve Ölülerin Hükümdarı Hades’in Yeraltı Dünyası. Αι Μοίραι προστάττονσι τοις πασιν θνητοίς άποθνήσκειν (Kader tanrıları buyururlar ki tüm faniler ölmelidir.) Hades’in evlerinden birinde Ruh Ayırıcı olan Deina bu zor görevi yerine getirirken en çok özgürlüğünün hayalini kuruyordu. Eve bağlı olduğu süreyi kısaltmak için diğer ruh ayırıcılarla kıyasıya rekabet ederken karşısına hem servet hem de özgürlüğünü vaat eden bir fırsat çıktı. Tabii buna ne kadar fırsat denebilirse. Tiran Orpheus’un karısı Eurydice’i yeraltı dünyasından geri getirmeyi başarmak zorundaydılar. Bir savaşçı, bir düşünür, bir ozan ve bir hırsız. Oldukça enteresan olan bu ekip yeraltı dünyasında yalnızca özgürlüklerinin kefaretini ödedikleri değil, bilakis kendilerini keşfettikleri bir yolculuğa çıkarlar. “Eğer bu yerin gerçek doğasını anlayabilseniz sonsuzluğun müthiş ağırlığı zihinlerinizi boş ceviz kabukları gibi ezerdi.” Katharine ve Elizabeth Corr kardeşlerin birlikte yazdığı ve Gölgeler Evi serisinin ilk kitabı olan Karanlığın Kızı’nı ben keyifle okudum. İlginizi çektiyse siz de şans verin derim.
Karanlığın KızıKatharine Corr · Eksik Parça Yayınları · 20267 okunma