öykü beste

8/10
·216 syf.··
2023 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2023 03:07
Dünyalılar Sayaka Murata 4/5️ Kitabı bitirmemin üzerinden birkaç gün geçmesine rağmen günlük rutinim olarak son sahneyi düşünüp duruyorum. Sayaka Murata’nın kalemine bir kitabıyla aşık olmuştum ama bu kitabıyla favori yazarlarım arasına girdiğini söyleyebilirim. Kitapta böyle bir dünyada kadın olmanın ne demek olduğunu ve zorluklarını, üzerimize yüklenen sorumluluklarının absürtlüğünü, travmalarla baş etme yöntemlerinin insanı nasıl noktalara getirebileceğini inanılmaz başarılı bir şekilde anlatılmıştı. Kitabın sadece ‘rahatsız edici’ bir okumadan çok daha fazlası olduğunu söyleyebilirim. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse, Natsuki çocukluğundan beri herkesten farklı olduğuna inanıyor çünkü o bu gezegenden değil. Kendini tanıdık hissettiği tek yer kuzeni Yu ile vakit geçirdiği Nagano’daki tüm yaşamdan uzak evleri. Bu iki çocuğun da birbirlerine verdiği bir söz var; Ne olursa olsun hayatta kalınacak. Birkaç travmatik olay sonrasında Natsuki’nin çocukluğundan yetişkinliğine geçiş yapıyor kitap. Bu noktada Natsuki kocasıyla beraber Nagano’ya dönmek zorunda kalıyor, yaşadıkları ve hayatlarını değiştiren o olay sonrasında kuzeni Yu’yu tekrar görüyor. Bu kısımdan sonra yaşanan her şey bize toplumun kuralları çerçevesinde yaşamayı reddeden ve bunlara uyum sağlamayan insanları toplumun ne kadar zorlayabileceğini gösteriyor. Natsuki’nin düşüncesi ise şu, o bir Dünyalı değil ve tüm bunlar bu yüzden yaşanıyor. Fabrika adı verilen bu kurum bu yüzden beynini yıkayamıyor ve bu yüzden Natsuki ahlak çerçevesinde yapılmaması gereken her şeyi yapmaya hak kazanıyor. Tetikleyici ögeler listesine bakmanızı tavsiye ederim, kesinlikle okunması kolay bir roman değildi ama kaldırabileceğini düşünen herkese öneriyorum.
1000Kitap
DünyalılarSayaka Murata · İthaki Yayınları · 2023476 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·168 syf.··
2022 47. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2022 19:34
‘’…Donğho… Sen öldükten sonra cenaze töreni yapamam, benim hayatım cenaze töreni oldu.’’ 18 Mayıs 1980 tarihinde Kore’de askeri darbeyle iktidarın ele geçiriliyor, halkın ayaklanıp temel haklarını talep etmesi üzerine askeri kuvvetler bu eylemleri bastırmak adına silahsız eylemcilere çeşitli işkenceler uyguluyor. Tarihte Gwangju Ayaklanması olarak geçen bu olay arkasında sayısı belirlenmemiş yüzlerce ölü ve nesiller boyu aktarılan bir travma bırakıyor. Kısa bir özetle, Türkiye’nin yakın geçmişinde yaşanan olaylarla paralel şeyler yaşanıyor. Yazar bu olaylardan yola çıkarak, arkadaşını bulmak için cenazelerin toplandığı alandakilere yardım eden henüz bir ortaokul öğrencisi olan Donğho isimli bir çocuğun hikayesini yedi kısımda anlatıyor. Her bir bölümdeki anlatıcıların Donğho’yla bağlantısı var. Kitap bu yüzden ilk bölümle çok bağlantı ve paralellik içeriyor. Konuyu az çok bu şekilde özet geçebilirim, ayrıca arka kapak yazısı gerçekten çok iyi hazırlanmıştı ve çeviri çok etkileyiciydi. Kitap beni tahmin edebileceğim çok daha fazla etkiledi. Han Kang’ın şuana kadar dilimize çevrilen üç kitabından ikisini okumuştum. Çocuk Geliyor’a başlarken beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum ama açıkçası duygusal olarak bu kadar etkilenebileceğimi düşünmemiştim. Her hikayedeki anlatıcının mücadeleye devam etmeye çalışmanın sorumluluğunu ve getirdiği acıyı onlarla paylaştım, hayatta kalan oldukları için ölenlerden daha az mı acı çektim diye kendilerini sorgulamalarını kalbimde hissettim. Özellikle Donğho’nun annesinin ve onunla beraber Ticaret Odasında cenazelerin toplanmasına yardım eden Insuk’un bölümlerinde çok ağladım. Tiyatro sahnesi o kadar etkileyiciydi ki bir süre boyunca aklımdan çıkaramayacağıma eminim. İlk ve son bölümlerde bahsi geçen ‘mum yakmak’ imgesinin bu
Edebiyat
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,138 okunma
9/10
·412 syf.··
2022 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2022 18:25
Kate Elizabeth Russell- Kara Vanessa’m 4.5/5️ Kitabı okumadan önce tetikleyici ögelerini kontrol etmenizi ve kötü etkileneceğinizi düşünüyorsanız okumamanızı öneririm. Kitabın konusundan kısaca bahsetmem gerekirse; 15 yaşında yatılı bir okulda kalan Vanessa Wye’ın edebiyat öğretmeni olan Strane’le yaşadığı kompleks ilişki, psikolojik şiddet, manipülasyon ve yaş farkından dolayı doğan güç eşitsizlikleri etrafında dönen bir hikaye. Kitap birçok tetikleyici öge içermesine rağmen yazar konuyu o kadar başarılı şekilde aktarmıştı ki kendinizi Vanessa’nın yerine koymuş olsanız bile bu ögelerden kolayca etkilenmiyorsunuz. Fiziksel ve psikolojik şiddetin bu kadar iyi anlatıldığı başka bir kitap daha okuduğumu açıkçası hatırlamıyorum. Kurban-avcı ilişkisi, Strane’in her durumda Vanessa’nın aklını karıştırıp kolayca sıyrılması, Vanessa’nın disosiyasyon anları ve ilişkilerini romantize etmek zorunda kalması, mağdur durumda olan kişinin bu duruma bağımlı hale gelmesi ve istismarcısından uzaklaşamaması... Her şey o ayrıntılı bir şekilde düşünülerek yazılmıştı ki bazı sayfalarda yazar bu bağlantıları nasıl kurmuş olabilir diye durup düşündüm. Ayrıca kitap, Nabakov’un Lolita’sından tutun Sylvia Plath’e oradan da Shakespeare’e kadar geniş bir aralıkta eser-durum karşılaştırmalarıyla ve alıntılarla doluydu. Okumayı düşünüyorsanız kesinlikle bir dakika daha düşünmeden başlamanızı öneriyorum
Edebiyat
Kara Vanessa’mKate Elizabeth Russell · İthaki Yayınları · 2022159 okunma
8/10
·320 syf.··
2022 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2022 01:51
‘’…Kentucky’deki küçük kız olduğunu hatırlamıyor olabilirsin ama o küçük kız hala zihninin bir yerlerinde duruyor olabilir. Belki sana ulaşmanın yolunu bulmuştur. Belki de bu yüzden buradasın.’’ Kimberly Leamy ,30’larına yaklaşmakta olan gayet normal hatta sıkıcı denilebilecek bir hayat yaşayan bir kadın. Ancak bir gün işyerine gelen bir adamın anlattıklarına göre yaşadığı hayatın tamamen bir yalan üzerine kurulmuş olduğunu ve aslında ailesi sandığı insanların ona yabancı olduğunu öğreniyor. Herkes gibi o da öncelikle bu gerçeği kabul etmekte zorlanıyor ancak üzerine düşündükçe hikayede eksikler olduğunu fark ediyor ve bunu araştırması gerektiğini düşünüyor. Hikaye de tam olarak burada başlıyor. Kitap yazarın ilk kitabı olduğu için beklentilerimi yüksek tutmayarak başlamıştım ancak hikaye beni daha ilk sayfalardan içine çekmeyi başardı. Çeviri çok başarılıydı ve hikaye su gibi akıp gitti. Kitap bir bölümde şimdiki zamanı ve Kimberly’i takip ederken diğer bölümde Sammy Went’in kaybolduğu zamanlar yaşanan şeyleri ve ailesini işliyor. Açıkçası bu yazım tarzı hikayeyi daha çekici kılıyor çünkü neredeyse her bölüm sonu yeni bir bilgiyle bitiyor. Birçok karakter işlendiği için bazıları yüzeysel olarak kalsa da tüm karakterlere bağlandığımı söyleyebilirim. Hepsi inanılmaz gerçekçiydi ve bazı karakterlere karşı içimde gerçek bir nefret hissettim. Yazar Manson kasabasını çok gerçekçi şekilde anlatıyor ve kasabanın kilisesinde yaşanan şeyler açıkça kanımı dondurdu. Son sayfalarda yaşanan şeylerin hiçbirini beklemediğimi söyleyebilirim. Polisiye seven tüm herkese öneriyorum, gerçekten kurgu çok katmanlı ve son derece gerçekçiydi.
Edebiyat
Sandığın Kişi DeğilsinChristian White · April Yayıncılık · 2022172 okunma
8/10
·320 syf.··
2022 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 19:59
4/5️ Literary fiction tutkunu biri olarak yabancı Booktuber’larda yaklaşık 2 senedir gördüğüm ve çevrilmesini beklediğim bir kitaptı Ne Eğlenceli Çağ. Kitabı beğeniceğime emin olarak elime aldım ve açıkçası yanılmadım da. (Burdan April Yayıncılık’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Harikasınız.) Kitap inanılmaz akıcı ve hızlı bir şekilde okunuyor bunun en büyük etkenlerinden biri yazımı ve çevirisi diğeri ise konu akışı. Öncelikle kitaplarda en çok takıldığım nokta yani çeviriyle başlamak istiyorum yorumuma. Karşılaştırmalı olarak okudum ve çevirisini gerçekten çok beğendim. Çevirmen kitabın bize vermek istediği her şeyi koruyarak aktarmıştı. Kitabın değindiği en önemli konu Casual Racism olarak adlandırdığımız günlük hayatta farkında olmadan veya olarak ancak dikkat etmeyerek yapılan ırkçılık. Kitapta iki ana karakteri takip ediyoruz biri klasik bir orta yaşlı, beyaz anne olan Alix Chamberlain diğer karakterimiz ise 20’li yaşlarında hala kendini bulmaya çalışan bir kadın, Emira Tucker. Emira, Alix’in kızı Briar için bakıcılık yapıyor ve bir gece markette Briar’ı kaçırmakla suçlanıyor. Suçlamanın nedeni ise Emira’nın siyahi bir kadın olması. Bu suçlamayı marketteki bir kişi kayıda alıyor ve asıl olayımız burda başlıyor. Emira’nın farklı ortamlarda farklı kişiliklere bürünmesi, kaybolmuşluk hissinin içinde kendini bulmaya çalışması, arkadaş grubunun desteği ve karakterlerin gerçekçiliği beni gerçekten çok etkiledi. Kitabı bitireli neredeyse bir hafta oldu hala günlük hayatımda aklıma geliyor ve üstüne düşünüyorum. Alix’ten pek bahsetmek istemiyorum çünkü kendisine karşı hislerim çok karışık. Alix karakteri White Savior Complex teriminin (Beyaz karakterlerin hep kahraman ve kurtarıcı olarak yansıtılması) yeryüzündeki fiziksel haliydi. Sürekli kendi içinde kendini
Edebiyat
Ne Eğlenceli ÇağKiley Reid · April Yayıncılık · 2022105 okunma