Kötülük Problemi Nedir?
Klasik formülasyonu Epikuros’a kadar dayanıyor, ama asıl felsefi ağırlığını David Hume ve daha sonra Alvin Plantinga, J.L. Mackie gibi filozoflarla kazandı. Basitçe şöyle özetlenir:
1. Tanrı her şeye kadirdir (omnipotent).
2. Tanrı her şeyi bilir (omniscient).
3. Tanrı tamamen iyidir (omnibenevolent).
4. Yine de dünyada kötülük vardır.
Bu dört önerme bir arada çelişkili görünür. Eğer Tanrı kötülüğü engelleyebiliyorsa ve engellemek istiyorsa, neden engellemiyor? Engellemek istemiyorsa tamamen iyi değil demektir. Engellemiyorsa güçsüz demektir. Bu soru özellikle doğal kötülükler (deprem, kanser, sel) ve ahlaki kötülükler (savaş, işkence, zulüm) için çok zorlayıcıdır.
Teistik Cevaplar
İnananlar bu soruya çeşitli teodiseler (kötülüğü savunma) geliştirmiştir. En önemlileri şunlardır:
Özgür İrade Savunması
En güçlü ve en yaygın kabul görenidir. Tanrı gerçek sevgi, gerçek ahlak ve gerçek iyiliğin ancak özgür seçimle anlam kazanacağını bildiği için insana özgür irade vermiştir. Robot gibi programlanmış olsaydık ne iyilik ne de aşk olurdu. Kötülük, insan iradesinin kötüye kullanılmasının sonucudur. Tanrı sürekli müdahale etseydi özgürlüğümüz ortadan kalkardı.
Doğal kötülüklere karşı ise “doğal yasaların tutarlılığı” argümanı getirilir. Evrenin kuralları tutarlı ve öngörülebilir olmasaydı ne bilim olurdu ne de düzenli bir hayat. Acılar, bu kuralların kaçınılmaz yan etkileridir.
Ruh Yapımı Teodisesi (Soul-Making)
John Hick’in geliştirdiği bu yaklaşıma göre dünya bir “ruhsal jimnastik salonu”dur. Acılar, kayıplar, zorluklar bizi olgunlaştırır, empati kazandırır, karakter geliştirir. Her şeyin mükemmel olduğu bir dünyada cesaret, sabır, fedakârlık gibi erdemler anlamsız kalırdı. Kötülük, ruhlarımızın büyümesi için bir araçtır.
**Gizemci ve