5/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
Kolay okunan bir kitaptı. Puntosunun büyük oluşu okumamı hızlandırdı. Hızlı hızlı okuyup bitirdim. Beğendim mi? Normal bir kitaptı, okusam da olurdu okumasam da. Yıllar önce popüler olan bir seriydi. Almıştım ve yeni okuyabildim. Spoiler ile yorumumu yazacağım. Kitty Doe baş karakterimiz 17. yaş gününde sınava giriyor. Bun sınavdan alınan puan insanları I'den VII'ye kadar numaralar ile damganmasını sağlıyor. Kitty III numara ile damgalanınca hayatın yaşanmaz olacağına inanıyor ve sevgilisi Benjy'den ayrılmamak için geneleve gidiyor. Orada çalışmaya karar veriyor. Yaşanan gelişmeler sonrasında Başbakan peşine düşüyor ve çalışmak için çıktığı gece genelevde Başbakan Daxton Hart tarafından satın alınıyor. VII olması için başbakanla anlaşma yapıyor. VII numara sadece yönetici Hart'ların sahip olabileceği bir rütbeyken Kitty Doe bir sabah kendini suikasta uğramış ve ölümü gizlenmiş Lila Hart'ın bedeninde VII numara olarak uyanmış buluyor. Lila Hart ise yönetici aileden biri. Başbakanın yeğeni. Kitty, Lila olarak sürekli ölümle burun buruna kalıp hep hayatta kalmaya çalışıyor hem sevdiklerini korumaya çalışıyor hem de düzeni değiştirmeye çalışıyor. Lila Hart'ın başlattığı direniş hareketini Kitty Doe Lila'nın bedeninde gerçekleştirebilecek mi? Kitapta damgalama sistemine daha çok yer verilebilirdi ve daha güzel açıklanabilirdi. IV ve üstü rahat bir yaşam sürerken III kanalizasyon temizliğine gönderiliyor. I Başkayer'e gönderilirken VI üst düzey idare alanında görev alıyor. Zekaya göre damgalanıyorlar. Herkes eşit şartlara büyümüyor. Kitty ve Benjy 40 kişilik grup evinde büyümüş ve IV numara tek bir kişi, Nina tarafından büyütülmüş. Bunları daha detaylı okuyabilirdik. Tamam eşit olmayan sistem için savaşıyorsunuz ama portakal çaldığı için ya da hükümet aleyhinde konuştuğu
PiyonAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20164,413 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 21:27
Herkese merhaba. Bugün Uzak Doğu mitolojisi temalı bir kitabı yorumluyorum size. Okursanız sizin de seveceğinizi düşünüyorum. Mina’nın köyünde her yıl yazın fırtına çıkar. Bu fırtınayı dindirmek için de Deniz Tanrısına bir gelin gönderilmelidir. Gerçek gelin bu fırtınların dinmesini sağlayacaktır. Mina, abisinin sevdiği kızın sırası gelince kendini tutamaz ve onun yerine gelin olmaya karar verir. Denizin altına ulaşınca bildiği bazı efsanelerin doğru olduğunu fark eder. Aynı zamanda gerçek gelinin kendisi olup olmadığını da merak eder. Kitap çok tatlıydı. Bilmediğim bir mitolojide olduğu için daha da çekti beni. Karakterleri ve hikayesi içimi ısıttı. Mutlu sonla bitmesi de güzel oldu. Okuması eğlenceliydi. Benim için de tatlı bir macera oldu. Yazarı da ilk kez okudum. Dilini beğendim, akıcı bir kitaptı. İçinde aşk, dostluk ve cesaret olan bir kitap. 12 yaş üstü okuyabilir. İçeriği temiz. Güzel bir macera kitabı. Ayrıca biraz farklılık arayan, gençlik kitaplarını seven herkese de öneririm. Uzak Doğu mitolojisi içeren kitapların çoğu dilimize çevrilmemiş. Umarım çevrilmeye başlar. Bu kitap mitolojiyi basitçe anlatmış. O yüzden kafa karıştırmaz. Benim gibi ilk kez bu mitolojiyle tanışanlar için de gayet kolay bir kitap. Herkese iyi okumalar.
Denizin Altına Düşen KızAxie Oh · Yabancı Yayınları · 2023845 okunma
Reklam
Puan vermedi·500 syf.··
2026 12. kitabı
Basitçe söylemek gerekirse, hikaye bir aşk üçgeni (modern anlamda değil). Heathcliff adında evlat edinilmiş bir çocuk, üvey kardeşi tarafından nefret edilirken, üvey kız kardeşi tarafından sevilir. Çocukluğunda yaşadığı yoğun nefret, şiddetli doğasını şekillendirir ve bu da kitapta gelecekteki olayların nedenlerinden biridir. Bu kitap, iki uç özelliği ve doğayı belirgin bir şekilde tasvir eder: en güçlü ve en zayıf, en acımasız ve en nazik. Gotik bir kurgu, bu yüzden kitapta ve karakterlerde herhangi bir mutluluk ve iyimserlik beklemeyelim, çünkü trajediyle dolu. İnsanlar sürekli ölüyor, kavga ediyor ve ağlıyor. Kitap şiddet ve sert dil dolu; böyle şiddetli bir romanı ilk kez okuyorum - anlatım tarzı gerçekten yerinde, karakterlerin ne hissettiğini açıkça anlıyoruz ve yaptığımız yargılarda hiçbir şüphe yok. Neredeyse üçüncü çeyreğin sonuna kadar, duyguların abartıldığını hissettim, ancak kitabın geri kalanı beni yanılttı. En sevdiğim şeylerden biri, yazarın bizi trajik bir komploya çekmesi ve onunla birlikte akmamız. Bu kitabı bir aşk hikayesi olarak okumayın, ancak o zaman tamamen tatmin olacaksınız.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,8bin okunma
Aşk bunu bize yapmaya mecbur mu? :)
Puan vermedi·256 syf.·
2026 22. kitabı
Başkalarının arzularını kendi arzumuz sanıyor olabilir miyiz? Romantik Yalan ve Romansal Hakikat bu sorunun etrafında dönüyor. Ve zihinsel kilitker açacak kadar güçlü bir kitap. Eleştirel realist dilinin yanında; metinler roman karakterleri, edebiyat eleştirileri, felsefe ,psikolojiyi alanı üzerinde yoğunlaşıyor. Doğal olarak okuyucusuna konfor vermeyi hedeflemiyor. Genel olarak kitabın konusu insan arzu ve ihtiyaçlarının mekanizması üzerine kurulu. Aslında kitabın ana fikri; insan çoğu zaman arzuladığı şeyi, kendi istediği için değil başkalarının o şeyi istediğini gördüğü için ister" düşüncesi. Rene bu anafikir çerçevesinde Ben" ile "Ötekiler" arasındaki arzu etkileşimine dair analizler yapıyor. Üzerinde durduğu temel kavramlar ise mimetik (taklitçi) arzu ve üçgen arzu. Girard bu fikirleri , romanlar ve roman karakterleri üzerinden yürütüyor. Sıklıkla Miguel de Cervantes, Stendhal, Gustave Flaubert, Marcel Proust ve Fyodor Dostoevsky gibi yazarların eserlerinden örnekler veriyor. Mimetik arzu, Rene Girard’ın ortaya attığı bir fikir ve basitçe şunu savunuyor: Çoğu zaman arzularımızın ötekiler üzerinden şekillenme potansiyeli vardır. Kararlarımızı bilinçli bir zihinle verdiğimizi zannetsek de, başkalarının arzularını taklit ederek seçimler yaparız. Standart realist ve idealist insan ayrımını ise tutkulu ve romantik arzu olarak yeniden sekillendiriyor. Tutkulu insanın gücünü çoğunlukla içinden aldığını, romantik insanın ise idealizasyona açık yapısı nedeniyle mimetik arzunun tuzağına daha sık düştüğünü vurguluyor. Mimetik arzu teorisinden sonra benim aklımda kalan soru şuydu: "İstemek çoğu zaman içten gelen bir eylem değilse ve başkasının istediğini arzumuz sanıyorsak, özgür irademizin ne kadarına hakimiz? Üçgen arzuyu ise; arzunun iki kişi arasında değil, üç
Alıntı
Romantik Yalan ve Romansal HakikatRene Girard · Metis Yayıncılık · 201372 okunma
Carmen isimli bir çingene
7/10
·92 syf.··
2026 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 17:34
Prosper Merimee’nin 1845 tarihli bu eseri, basitçe bir aşk hikâyesini konu ediniyor. Hikâye, dürüst bir asker olan Don Jose’nin, özgürlüğüne ve arzularına gem vurulamayan Çingene kızı Carmen’e duyduğu saplantıyı konu alıyor. Merimee’nin anlatımı oldukça mesafeli, adeta bir gözlemci gibi. Kitap sadece bir aşk hikâyesi değil aynı zamanda Bask kültürü ile Roman dünyasının çatışmasını, dönemin İspanya’sındaki sosyal hiyerarşiyi ve kader kavramını işliyor. Carmen karakteri, okuduğum en tehlikeli kadın figürlerinden biri. Jose'nin trajik çöküşü ise tutkunun insanı nasıl bir canavara dönüştürebileceğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Okuması oldukça akıcı ve kısa bir novella olmasına rağmen bıraktığı etki güzel. Çeviri(İş Bankasi) ve notlar kısmındaki kültürel detaylar ise hikâyenin arka planını anlamak açısından oldukça faydalı ama anlayamadığım kısım yeni nesil çevirmenlerin sunuş başlığıyla okuyacak olduğumuz kitabın başında bize bol bol spoiler pompalaması.
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,706 okunma
«Ruhumu sattım ve belki onunkini de.» S. 9.
9/10
·160 syf.·
2026 9. kitabı
Brigitte Giraud, 1960 yılında Cezayir’in Sidi-Bel-Abbès şehrinde doğmuş bir Fransız yazar. Çocukluğu Fransa’nın Rillieux-la-Pape’de geçmiş sonra Lyon şehrine taşınmış. Almanca, İngilizce ve Arapça eğitimi aldıktan sonra kitapçılık, gazetecilik ve edebiyat eleştirmenliği yapmış. Lyon bölgesinin önemli edebiyat etkinliklerinden biri olan Fête du Livre de Bron’da program sorumlusu olarak çalışmış ve günümüzde hâlâ edebiyat danışmanı olarak görev yaptığı biliniyor. Toplamda on üç romanı ve öykü kitapları da bulunuyor. 1997 yılında ilk romanı "La Chambre Des Parents"ı yayımlayan Giraud, bunu izleyen yıllarda roman, öykü ve anlatı türlerinde eserler vermiş. 2007’de "L’Amour est Très Surestimé" adlı öykü kitabıyla Goncourt Öykü Ödülü’nü kazanmış, 2009’da "Une Année Étrangère" ile Jean Giono Jüri Ödülü’nü almış ve "À Présent (2001)" adlı eseriyle de Wepler Ödülü özel mansiyonuna layık görülmüş. 2022’de ise, eşinin motosiklet kazasında kaybını anlattığı dilimize çevrilmiş tek eseri olan "Hızlı Yaşamak (Vivre Vite)" adlı kitabıyla Goncourt ödülünü kazanmış. Aslında "À Présent" adlı eserinde yas sürecini daha önce anlatmış: kaybın hemen ardından üzerine çöken acil ve sarsıcı duyguları aktaran, kısa ama etkileyici bir metin olduğu biliniyor, "Hızlı Yaşamak" ise hem biçim hem içerik açısından ondan çok farklıdır. Ayrıca, 2011’de yayımlanan "Pas D’Inquiétude" romanı France 2 tarafından televizyon filmine uyarlanmış, 2015’teki "Nous Serons Des Héros" ise sahne okumalarına konu olmuş. 2017’de de "Un Loup Pour L’homme" ile müzikli bir okuma etkinliği gerçekleştirmiştir. «Satış sözleşmesinin imzası. Kaza. Taşınma. Cenaze töreni.» (S. 11). İşte Brigitte Giraud, 1999’da partneri Claude’un motosiklet kazasında hayatını kaybetmesiyle hayatının nasıl paramparça olduğunu bu şekilde özetliyor. Çift,
Edebiyat
Hızlı YaşamakBrigitte Giraud · İletişim Yayınları · 2023118 okunma
Reklam
Reklam