《 ÖZ ŞEFKAT 》
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:54
Mevlana Celaleddin Rûmî'ye atfedilen bir sözde: "Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin Kâbe yıkmaktan daha kötüdür.” der. Bu cümleleri duyduğumuzda birçoğumuz bunu sadece diğer insanların kalbi için söylendiğini düşünür. Peki ya kendi kalbimiz? Diğer herkesin kalbini Rab yarattı da, kendimizinki başka türlü mü oluştu? Hayır! Kendi kalbimiz de Rabbimizin nazargahıdır. Bir kalbin kırılmaması gerekiyorsa, kendi kalbimiz de buna dahildir. Yazar da bu kitabında, yaptığımız hatalara karşı acımasızca davranmanın olumsuz etkilerini anlatarak, öz şefkatin önemine değiniyor. Bu kavramları anlatırken kendi hayatından, hatalarından, yüzleşmelerinden bahsederek sohbet havasında bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca bölümlerin sonlarında verdiği alıştırmalarla, ruhu sağlıklı yollara yönlendiren çözüm seçenekleri sunuyor. Yazar ilk olarak kişinin kendine olan nezaketinden başlıyor.Ona göre insanın kendine gösterdiği şefkat bir ödül değildir. İnsan olmanın doğal ihtiyaçlarından biridir. Hata yaptığımızda ya da acı çektiğimizde, başkasına olmadığımız kadar acımasız olabiliyoruz. Modern dünyanın sapladığı mükemmellik aşısına direnemediğimiz için bazen kendi kalbimizi defalarca kırabiliyoruz. Oysa biz insanız... Zaman zaman yetersiz, hata yapan ve kusurlu varlıklarız. İnsaniyetimiz bunları yargılayarak değil, sarıp sarmalamanın şifasıyla yüceliyor. Öz şefkat bizim korunaklı yuvamızdır. Dışarıda fırtınalar koparken, hataların, yenilgilerin devleşip yüreğimizi ezdiği zamanlarda o yuvaya sığınmak, şifa bulmaktır. Mükemmel olmama hakkını kendine iade etmektir. Öz şefkat, Rabbimizle kurduğumuz o sessiz ama en güvenli bağı görerek, onaylanmayı ve başkasının gözünde temize çıkmayı beklemeden, sırf var
Psikoloji
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021450 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 17:50
Tutukluk, Semptom ve Kaygı adlı eserinin birinci bölümü ketlenme, cinsel işlev, beslenme işlevi, ego, süper-ego, id, isteri, amnezi gibi kavramlarla ilgili psikanalitik literatürde büyük yankı uyandırmış çalışmalarını içeriyor. Kitabın ikinci bölümü ise baskılama ve savunma, direnç, karşı yük, libido dönülümünden kaynaklanan kaygı ve bilinçaltının direnci gibi konulardan oluşuyor. Bütün kaygıların en eskisi olan doğumda duyulan ilk kaygıya anneden ayrılmak yol açar diyen Freud, Otto Rank ve Alfred Adler'den de alıntı yapıyor.
Tutukluk Semptom ve KaygıSigmund Freud · Oda Yayınları · 201969 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·304 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 01:01
DOST KAZANMA VE İNSAN ETKİLEME SANATI Bazen bir insanın hayatını değiştiren şey büyük olaylar değil, küçük ama doğru davranışlardır. Dale Carnegie’nin Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı kitabı da tam olarak bunu anlatan, insan ilişkilerine farklı bir gözle bakmamı sağlayan etkileyici bir eserdi. Kitabı okurken aslında günlük hayatta söylediğimiz sözlerin ve yaptığımız küçük davranışların insanlar üzerinde ne kadar büyük bir etki bırakabileceğini fark ettim. Kitabın anlatımı oldukça sade ve akıcıydı. Bu yüzden okurken hiç zorlanmadım. Yazarın gerçek hayattan örnekler vermesi de anlatılan düşünceleri daha anlaşılır ve etkileyici hale getirdi. Kitapta insanların neden belirli şekillerde davrandığını anlamaya çalışmanın ve onları eleştirmek yerine empati kurmanın ne kadar önemli olduğu anlatılıyor. Bu düşünceyi yazar şu sözle çok güzel özetliyor: “Bal toplamak istiyorsanız arı kovanına çomak sokmayın." Kitap aynı zamanda insanın düşüncelerinin hayatını nasıl etkilediğini de anlatıyor. “Dünyadaki herkes mutluluğu arar. Bulmanın tek bir yolu vardır; düşünceleri kontrol etmek. Mutluluk dış koşullara değil, iç koşullara bağlıdır.” sözü bu fikri çok açık bir şekilde ifade ediyor. Ayrıca “Sizi mutlu ya da mutsuz eden şey neye sahip olduğunuz, kim olduğunuz ya da nerede olduğunuz değildir. Bunun hakkında sizin ne düşündüğünüzdür.” sözü de insanın bakış açısının hayat üzerindeki etkisini gösteriyor.Yani bunu da aslında siz yani kendimiz belirliyoruz.benim de Kitapta beni en çok etkileyen düşüncelerden biri de insanların aslında sahip oldukları potansiyelin çok azını kullandığı fikriydi. William James’in söylediği gibi: “Olmamız gerekenin ancak yarısı kadar uyanığız… fiziksel ve zihinsel becerilerimizin ancak çok küçük bir bölümünü kullanıyoruz.”O kadar doğru ki yani
İnsan ve Duygular
Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme SanatıDale Carnegie · Epsilon Yayınları · 20174,895 okunma
《 AH M İ N E - L A Ş K 》
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 21:39
Ferit Edgü'nün kalemiyle ilk defa tanıştım. Hayatına dair araştırma yaptığımda gördüm ki şair, minimalist sanatın öncüsü olarak biliniyormuş. Kullandığı eksiltili cümlelerle kelimelerin anlamlarını artırmak, minimalist sanatın bir parçasıymış. Hakikaten de kitabı okurken gördüm ki şair, kısa ve öz cümleler kullanarak kelimelerin anlamını genişletmeyi hedeflemiştir. Bu hedefinde başarılı olduğunu da söyleyebilirim. Bir kitabı okurken yazarın hayatını ve tarzını öğrenmek, gerçekten taşların yerine oturmasını sağlıyor. Bu nedenle kitapları okumaya başlamadan yazar hakkında bilgi almak, okuma serüvenine anlam katacaktır diye düşünüyorum. Ferit Edgü'nün kaleminden "Ah Min-el Aşk"; aşkın acısını, tutkusunu, imkânsızlığını anlatırken bu duyguları şikayetle aktarmıyor. Aksine şair, duygularını ve yaşadıklarını kabul ediyor. Şair, aşkı yalnızlığıyla yüzleşme olarak terennüm ediyor. Dizelerde hissedilen melankoli keder değil, bir hüzün andırıyor.Şair, duygularını trajediye çevirmek yerine, sağlıklı yolu tercih ederek açık bir şekilde yaşamaya izin veriyor. Cahit Zarifoğlu'nun dediği gibi: "Acını yaşa, öfkeni yaşa. Ve seyret. Kendini engelleme. Öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. Uzanıp onu tutmaya kalkışma. Kendini suçlama. Olacak olandan kaçamazsın. O nedenle hiç bastırma kendini, baskılama. Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur." Dolayısıyla yazarın dizeleri, Cahit Zarifoğlu'nun işaret ettiği yerden ilerliyor. Duyguları anlatmak, akıp gitmesine izin vermek sadece bir rahatlama değil, aynı zamanda varoluşsal bir inşadır. Birey yaşadığı duyguları somutlaştırarak bir kalıp haline getirir, onu tanımlar. Böylece vedalaşması kolaylaşır. Duygular evrenseldir. Bazı duygular bazı insanlar tarafından yaşanırken, şairlerin gönlünden kelâma dökülenler
Şiir
Ah Min-el AşkFerit Edgü · Alfa Yayıncılık · 2017532 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 19:52
Biraz uzun bir yazı olacak ama bu kitaba kısa yazı yazmak bir hakaret olurdu. Öncelikle Neval El Seddavi, davasına olan sadakati konusunda hayran olduğum bir kadın. Yazar, kendi başına çoğu kadın için örnek teşkil eden ve düşünceleriyle toplumun kadın aklına ördüğü o duvarları yıkan biri. Kitaba gelecek olursak kitap 4 bölümden oluşuyor ve her bölümde kadınlar hakkında özellikle Arap toplumunda ve dünyada kadınların yaşadığı zorluklar, bu zorlukların tarihi ve toplumda konuşmaya kimsenin cesaret edemediği tabular kaleme alınmış durumda. Kitap sosyalist bir feminizm üzerinde duruyor ve ataerkil sistemin sürekli üzerini örtmeye çalıştığı birçok konuya ilişkin eleştiriler ortaya koyuyor. Kitap aynı zamanda ataerkil sistemin sadece kadın ile erkek arasında olan ilişkiden çok toplumun ideolojileri,yaşadığı ülkenin demografik yapısı,dini görüşleri, batılı devletlerin doğuyu sömürgeleştirme çabası, devletler arası çıkar ilişkileri gibi daha birçok konuyla ne kadar ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Kitabı okurken kendimi en çok eleştirdiğim konu çoğumuz gibi ataerkil düşüncenin doğunun yaşayışından ortaya çıkan bir ürün olduğunu zannetmem. Kitabı okudukça fark ettim ki ataerkil düşünce çoğumuzun düşündüğünün aksine doğudan çok batının yaşayış tarzıyla ortaya çıkan bir düşünce yapısı. Neval El Seddavi kitapta toplumun çarpık kurallarını da iğneleyici bir şekilde anlatıyor. Kitap 70lerde yazılmış olmasına rağmen malesef günümüz problemlerine hala hitap eden bir kitap. Toplumun size dayattığı normlar ve baskılama hakkında daha bilinçli olmak isterseniz en başta Havva'nın Saklı Yüzü olmak üzere tüm Neval El Seddavi kitapları önerimdir.
Havva'nın Saklı YüzüNevâl El-Seddavi · Ayrıntı Yayınları · 2019222 okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 14:49
Cesaret sahibi olmak için yüksek tabakadan olmak gerekmiyordu.~~Sayfa 102 Tüm kitap için belki de en yakışır alıntı bu cümle bence. Üç farklı kadın, üç farklı ülke, üç farklı hayat… Sadece tek ortak yönleri var kendilerine olan inanç ve attıkları adımdaki cesaret. Smita, Giulia ve Sarah isimlerinde üç farklı kültürden üç apayrı kadının hayatlarındaki dönüm noktasını oluşturan olayları ve cesaretlerini okuduk sayfalarda. Her birinin hikayesi bir o kadar buruk, birisi bulunduğu toplumsal sınıftan memnun değil ve kızının de kendisi gibi bu sınıftan dolayı yok sayılmasını istemiyor, birisi babasının emaneti olan bir yadigarı ayrıca da birçok kişinin ekmek teknesini yaşatmaya çalışıyor, birisi ise belki hepsinden toplumsal sınıf, statü olarak çok yüksek ancak kendisini darmaduman edecek, statüsünü yok sayacak bir hastalıkla mücadele ediyor ve biz sayfalar boyu bu kadınların bu koşullarda sorunları ile olan mücadelesini takip ediyoruz. Detaya girip sizi sıkmak, heyecanla okuyacağınız sayfalar varsa eğer onları burada detaylandırıp heyecanınızı kaçırmak asla istemiyorum ama bir kadın olarak kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Herkes okumalı ama biz kadınlar güçlü kızkardeşlerimizin başarılarını, cesaretlerini daha çok bilmeliyiz. Evet bu kitap bir kurgu ancak hayatımızın birçok alanında fiziki yapımız, cinsiyetimiz neticesi ile gerek toplumsal gerek bireysel birçok baskılama ve sorunla mücadele ediyoruz tıpkı bizim mücadelelerimizin var olduğu gibi bu kitapta da kurgu üstüne de olsa onları yaşayan kızkardeşlerimiz var üç ayrı kıtadan, üç ayrı ülkeden. Bu kitap sayesinde sadece bizim ülkemizde bu tarz sorunların olmadığını bir kez daha fark ettim ama biz kadınlar olarak her alanda her zaman din, dil, ırk, millet fark etmeksizin güçlü kahramanlarız. Her zaman sorunlar
Alıntı
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma