Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202617 okunma
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Merhabalar Yazardan okuduğum ikinci kitap. İlk kitabı okumuştum. Kırmızı Ritüel. İlk kitaba göre bu kitap daha da kanımı dondurdu. Okurken tüyler diken diken ve bu nasıl bir kurgu dedim. Gerçekten de kitabı okuduğumda şunu hissettim. İnsan ne ekersen onu biçersin ne yaşattıysan aynısını bir şekilde yaşıyorsun, iyi ya da kötü. Kalbinin ekmeğini yemek diyorlar ya öyle işte. Çocukken ya da geçmişinde yaşanılanların söylediğin sözlerin getirisi elbet olacak. Bu kitapta ise acı bir şekilde olmuş. Konusuna gelirsek, adli tıp uzmanı Soner, Savcı Volkan bu sefer insanların beş duyusuna odaklanan bir katil. Kara Dere köyünde vahşi bir cinayet işlenir. Ama öyle bir cinayet ki aklınız hayaliniz durur. Okurken o betimlemeler ile olayı dibine kadar yaşamış oldum. Ama bu cinayet farklı olayların kapısına açılmaktadır. Bu cinayeti çözmek için canla başla çalışan Soner ve Volkan bu gizemli cinayetler silsilesini çözebilecekler mi? Ulaştım derken başka sonuçlar başka kişiler, geçmiş ve yaşananlar… sonu yine şaşırtıcı bitti. Türü seviyorsanız tavsiye ederim. Kitapla kalın
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202623 okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
2026 35. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:54
Yorgunsun ama kitap mı okumak istiyorsun? Ya da ne okuyacağını bilmiyor ve kitap alışkanlığı mı kazanmak isyorsun? Stefan Zweig ile okumaya başla. Her an her yerde en fazla 2 saatte bitireceğin veya ne zaman bitireceğinin bi önemi olmayan seni derinlere çeken bir birinden etkili ve düşündürücü birden fazla hikaye var. İnsanların duygularını ve iç dünyasını anlatan bence muazzam bi yazar. Aşk, yalnızlık, pişmanlık ve psikolojik çatışmalar üzerine yoğunlaştığı klasiklerinden biri olan Mecburiyet romanında da, savaşın ortasında kalan bir adamın vicdanı ile mecburiyetleri arasında nasıl sıkışıp kaldığını anlatıyor. Aslında karakterin verdiği her kararın içinde ayrı bir huzursuzluk var. Ne yapsa eksik, ne yapsa yanlış gibi bir his… Stefan Zweig olaydan çok insanın içini anlatıyor. O kararsızlığı, korkuyu ve çaresizliği direkt hissediyorsun. Bence kitabın en etkileyici tarafı da bu. İnsanın bazen kendi hayatında bile ne yapacağını bilemezken, böyle bir durumda nasıl tamamen sıkışıp kalabileceğini çok net hissettiriyor.
Duygu ve Düşünce
MecburiyetStefan Zweig · Kızıl Panda Yayınları · 202375,1bin okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kendimi tanıyıp sevmemde en çok faydası olan kitap oldu. Beni öylesine şifalandırdı ki ömrümce ihtiyaç duyduğum bakış açılarını kazandım. Eğer kendi kendinize vakit geçirmek keyfi veriyorsa, sosyalleşmekten çabuk yoruluyorsanız, kendinizden besleniyorsanız, diğer insanlar size fazla gürültülü geliyorsa, çabuk incinip zor onarılıyorsanız bu kitaba bir göz atın.
Sevmeye Kendinden BaşlaIlse Sand · Sola Unitas Yayınları · 2021512 okunma
Bir'lemek
Puan vermedi·384 syf.··
2026 23. kitabı
Allah (cc) kendisinden razı olsun Savaş Şafak Barkçin, bu kitabında biz'im kendi'miz olamamızı muhtelif zamanlarda farklı mecralarda yayınladığı denemeleri bir araya getirerek ortaya koymaya çalışıyor. Bir kaç başlık altında dert edindiği meseleleri özetlemeye çalıştığımızda karşımıza çıkan ilk ifade son 200 yıla işaret ederek bir zillete saplanmış olduğumuzdur. Maddi gerekçelerle geri plana düşen Osmanlı'nın Türklerin Müslümanların bu geriye düşüşü farketmelerinden itibaren Batı mukallidi olarak derman aramalarını eleştirir, Şafak Barkçin. Çünkü Batı'da ahlak yoktur etik vardır; Batı'da estetik ve doğru ikiye ayrılmıştır, bunların tevhidi yoktur; Batı'da çıkar vardır, gönüle yer yoktur. Çözüm önerilerinin hemen ilk birincisi olarak da şunu önerir Barkçin. Edilgen cümleden kurtul. Bize böyle yaptılar demekten vazgeçip; şunu yapamadık de ve hemen o meselenin inşaasına başla. Örneğin, dilimizi kaybettirdiler demek yerine Osmanlıca öğrenmeye başla demek istiyor. İkinci husus ise Müslüman'ın kulluğunu birlemesidir. Bu da aslında sekülerleşmeye karşı alınacak en önemli tavırdır. Müslüman'ın hayatında la-dini herhangi bir şey yoktur. Dolayısıyla doğru ve güzel aynı şekilde yer alır gönülde; ancak bu şekilde zuhur eder. Bizler bil'meliyiz, kıl'malıyız ve ol'malıyız; ancak böylece kul olabiliriz. *** Bu kitap çoğunlukla 2010-2016 yılları arasında yazılmış denemelerden oluştuğu için matbu kitap olarak okunduğunda maalesef şöyle bir eleştiriyi hak ediyor. Çok fazla tekrara düşen konu işlenişleri... Bundan korunarak okunabilinirse biricik bir denemenin gönle değmesi daha çok yangına yol açar inşallah.
Kalbin AklıSavaş Ş. Barkçin · İnsan Yayınları · 2020648 okunma
Her Şey Yolunda
Puan vermedi·120 syf.··
2026 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:49
Mükemmellik, tam da bu yüzden ölümcül bir zehirdir. Her şeyin tıkır tıkır işlemesini, tek bir parçanın bile eksilmeden yerli yerinde durmasını istersiniz. Çünkü bu kusursuzluk illüzyonunda her noksanlık, bir yok oluş tehdididir; oysa gerçekte eksik diye bir şey yoktur, yalnızca henüz varlığa bürünmemiş olanlar vardır. Dolayısıyla mükemmellik arayışı, hakikatten fersah fersah uzaklaşan koca bir körlüktür. Şeytan romanının trajedisi de tam olarak burada başlar. Kahramanın içinde, onu bir başkasına doğru iten karanlık bir boşluk, bastırılmış bir dürtü vardır. Bunu görmezden gelir, üzerine düşünmez, peşine düşmeye cesaret edemez. Eğilip bükülmeden, dik bir başla yoluna devam eder; çünkü onu bekleyen muazzam bir kusursuzluk savaşı, ideal bir eş ve rüya gibi bir hayat vardır. Süreç tıkır tıkır işler ama bastırılan o gerçeklik, insanı asla rahat bırakmaz ve en sonunda yüzleşme kaçınılmaz olur. Hiçbir insan, hiçbir yaşam gizli bir 'kara kutu' olmadan var olamaz. Mükemmellik öyle acımasız bir terazidir ki; ya mutlak bir tamlık iddia eder ya da hiç yoktur. En ufak bir pürüz, tüm o görkemli yapıyı yerle bir etmeye yeter. Romanın kahramanı da o muazzam hayatın içindeki küçük sızıyla başa çıkamaz, onun varlığını sindiremez ve nihayetinde kendini ölüme terk eder. Hikayenin bir diğer alternatif sonu ise, o tehlikeli dürtüyü uyandıran kişiyi yok ederek onunla birlikte ölüme yürümektir. Mükemmellik arayışının sonu, her anlamda kaçınılmaz olarak yıkımdır."
ŞeytanLev Tolstoy · Bordo Siyah Yayınları · 20184,501 okunma
Reklam
Reklam