Eğer enneagram hakkında zaten bilgili biriyseniz kitap size fazlasıyla sıkıcı gelecektir. En azından beni sıktı. Enneagram dünyasıyla fazlasıyla ilgiliyim ve bir sürü kaynak taradım. (Merak edenler için 6w5 im) Kitapta yazılan bilgiler hakkında herhangi bir derinlik yok, bilmediğim bir şey öğrenmedim. Mbti’deki stereotype’lar gibi burada da her tipin stereotype’ı üstünden aynı bilgileri 248 sayfa boyunca döndürmüş yazarımız.
Bu kitabın adında duygusal zeka geçtiği için alıp kendimi keşfetmek istemiştim fakat duygusal zekayla bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. Herhangi bir enneagram giriş kitabı. Bazı noktalarda yazarın profesyonellikten uzak kişisel yorumlarının da olduğunu düşünmekteyim. (Kendisi bir tip 3 olduğu için en duygusal tipin 3 olduğunu savunması gibi).
Bazı enneagram kitaplarında sayfaları çevirdikçe kendimi derinlemesine okur ve keşfederim, bu kitap ise son derece yüzeysel ve enneagramla ilgilenen herhangi birinin bildiği temel şeylerden oluşuyor.
Kitabı tek bir kelimeyle tanımlayacak olsam sığ olurdu. Gerçekten bitirebilmek için uğraştığım bir kitap oldu. Eğer ki okuyacağınız ilk kitapsa öğrenmek için gayet anlaşılır bir kitap ama yine de başlangıç için daha güzel kitaplar var.
Freida McFadden’dan yine hızlı akan, merak duygusunu sürekli canlı tutan bir gerilim kitabı okudum.
Tricia ve Ethan’ın yeni bir başlangıç yapmak için gittikleri eski malikâne, geçmişte kaybolan Dr. Adrienne Hale’in sırlarıyla birlikte bambaşka bir hâl alıyor. Evde bulunan terapi kayıtlarıyla birlikte sadece bir kayboluşun değil, insanların sakladığı gerçeklerin de peşine düşüyoruz.
Kitap boyunca sürekli “kim doğru söylüyor, kim bir şey saklıyor?” diye düşünüyorsunuz. Yazarın en güçlü yanı bence okuyucuyu şüphe içinde tutması ve sayfaları hızlı çevirmeyi sağlaması.
Ama bazı yerlerde karakterlerin biraz daha derin işlenmesini isterdim. Olaylar çok hızlı ilerlediği için bazı duyguların üstünden çabuk geçilmiş gibi hissettim. Yine de akıcılığı sayesinde kısa sürede biten, merak ettiren bir okuma oldu.
Freida McFadden sevenlerin keyifle okuyacağı, bol sır ve ters köşeli bir kitap.
Kitabı herkese tavsiye ediyor,keyifli okumalar diliyorum
Hizmetçi kitabı beni çok ters köşeleriyle şaşırtan gerilim kitaplarından biri oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsunuz ama neyin yanlış olduğunu bir türlü çözemiyorsunuz. Tam gerçeği anladığınızı düşündüğünüz anda yazar bütün dengeleri değiştiriyor.
Kitap, maddi sıkıntılar yaşayan ve yeni bir başlangıç yapmak isteyen Millie'nin, zengin bir ailenin evinde hizmetçi olarak işe başlamasıyla başlıyor. İlk başta her şey mükemmel gibi görünse de evin içinde tuhaf bir hava var. Başından beri evdeki garip durum beni daha çok merak ettirdi. Evin hanımı Nina'nın davranışları giderek daha garip bir hâl alırken, Millie kendisini hiç beklemediği olayların içinde buluyor.
Okurken sürekli bir huzursuzluk hissi vardı çünkü hiçbir karakter göründüğü gibi değildi. Kime güveneceğimi, kimin doğruyu söylediğini bir türlü anlayamadım. Özellikle bahçe işinde çalışan Enzo karakteri. Her bölümde ortaya çıkan yeni detaylar merak duygusunu canlı tutuyor ve kitabı elden bırakmayı zorlaştırıyor.
En sevdiğim yanı ise psikolojik gerilimi çok başarılı işlemesi oldu. Olaylar sadece şaşırtmak için yazılmamış; karakterlerin davranışları ve sırları hikâyeyi daha da etkileyici hâle getiriyor. Özellikle orta kısımdan sonra tempo inanılmaz yükseliyor ve sayfalar su gibi akıyor. Yazarın diğer kitapları gibi harikaydı.
Eğer gizemli olayları, güvenilmez karakterleri ve ters köşe sonları seviyorsanız, Hizmetçi kesinlikle şans verilmesi gereken kitaplardan biri. Ayrıca yazarın okuduğum şu iki kitabını da öneririm: Sakın Yalan SöylemeD Koğuşu
Keyifli okumalar dilerim değerli okurlar.
Kitap puanlaması 9/10
Adolf Hitler'i merak edenler için iyi bir başlangıç kitabı olduğunu söyleyebilirim.
Yazar, kitabın ilk bölümünde Hitler'in aile geçmişini; özellikle babası ve babaannesi üzerinden çeşitli araştırmalar ve iddialar ışığında ele alıyor. İkinci bölümde ise okültizmle ilgilenen siyasetçi Rudolf Sebottendorff'un Türkiye'deki mistik çevrelerle olan ilişkilerine odaklanıyor. Sebottendorff, bazı araştırmacılar tarafından Nazi ideolojisinin oluşumunda etkili isimlerden biri olarak görülmektedir.
Kitapta ayrıca onun Hitler'in siyasi kimliğinin şekillenmesinde ve hitabet yeteneğinin geliştirilmesinde rol oynadığına dair görüşlere de yer verilmektedir.
Tarih, siyaset ve okültizm kesişimine ilgi duyan okurlar için ilgi çekici bir çalışma olsa da, kitapta yer alan bazı iddiaların tartışmalı olduğunu akılda tutmak gerekir.
Akademik bir biyografiden çok, Hitler'in bilinmeyen yönleri ve dönemin mistik çevreleri üzerine alternatif bir okuma sunuyor. Bu yönüyle merak uyandırıcı buldum.
Bilinmeyen HitlerAytunç Altındal · Destek Yayınları · 2018639 okunma
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş.
Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse.
Spoiler olucak bundan sonra.
Sevdiğim kısım:
Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence.
Sevmediğim kısım
Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var.
Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Sosyalizm ve Marksizmin temel kitabı. Bu ideolojiyi öğrenmek için mutlaka okunmalı. Lenin teorileri çok güzel açıklayarak, basit halde aktarıyor. Marksı en iyi anlayan kişi Lenindir.