Ne zaman gülüm solar, ne zaman deniz, ne zaman akşam? Ne zaman gemilerdi, ne zamandı paşa kocam?! Artık başucum dinlendirir bir şamdanın süsünü… Söyle ey Göksu akşamı, Hafız Burhan, ölüm ne zaman?.. Mevlutlar okunur, dalgalar kalır bir geminin ardından; Öldüm ben, Saffet Hanımefendi, salihat-ı nisvandan!.. *Turgut Uyar
artık başucum dinlendirir bir şamdanın süsünü söyle ey göksu akşamı hafız burhan ölüm ne zaman Turgut Uyar

KerZeY35

@kerzey35
·
ne zaman gülüm solar ne zaman deniz ne zaman akşam ne zaman gemilerdi ne zaman paşa kocam Turgut Uyar
Şiir
Reklam
artık başucum dinlendirir bir şamdanın süsünü söyle ey göksu akşamı hafız burhan ölüm ne zaman mevlûtlar okunur dalgalar kalır bir geminin ardından öldüm ben saffet hanımefendi salihat-ı nisvandan Turgut Uyar
Teoman - Anlıyorsun Değil mi? youtube.com/watch?v=sz35k6h... Şarkılarda sona geldik ve buralar hep Teoman kaynıyor. Sen gitme buralar gitsin, evet bu Teoman değil FD’nin şarkısı, kendime söylüyorum ayrıca, FD’yi de severim, buralar hep ızdırap diyor Gaye Su Akyol, onu da seviyorum şarkıyı da buralara bir yerlere yerleştirdim. Fakat işimiz bu değil mi, katlanabilir hale getirmek buraları, hep masa geliyor aklıma, işte alelade sıradan bir masa, değil, Edip devrinden kalma benim görüp deneyimlemekten bıkıp usandığım antika masa. Bilirsiniz veya bilmezsiniz, her ikisini de umursamam, adam masanın üzerine koyup durur, sevgisini, ümidini, inancını, yaşama sevincini, çiçeğini, böceğini, fakat bunların toplamından gözle görülebilir, ölçülebilir bir şahsiyet oluşmayınca hiçsel bir durum oluşur. En azından düşünce bakımından. Baksanız da adamı göremezsiniz ve ona bir anlam veremezsiniz. Diğerine gelince tam anlamıyla kişilik ve bütün yapıp etmeleriyle dokunmayın şabanıma türünde. Benim adıma buralardaki eğlence kültürümün önemli bir parçasıydı, bu kültürden çıkmak istemezdim ama çıkayım, en anlaşılabilir şekilde, en kısa yoldan ancak şöyle anlatabilirim ki onun yerinden olmak benim için intihar sebebi, bu yüzden empati denen şeyi de sevmem, salık da vermem, taşımam gereken insanlık onuru vardır ki onu kaybetmekten korkarım, evet yitirmekten. İnsan okusun, araştırsın, düşünsün, insan kavramının ulaşabileceği son noktayı görsün, fakat bunu kendi üzerinde etüt etmesin, narsisist kimliğini yansıtmadan, ‘beni’ , ‘ona’ yerleştirmeden karşısındakini anlayabilsin. İntiharı en temel insanlık sorunu olarak gören Camus’nün intihar hakkındaki görüşlerine genel olarak katılırım, intiharı seçme olarak gören Sartre’nin görüşünü de anlamlı bulurum, çok sayıda intihar eden yazar,
hatırlarım bir akşam bir yokuşa durmuştum iri atlarınız macardı dantelleriniz alman ne göksuda bülbül dinlemek ne abdülhak şinasi bey ıpılık bir sevgi geçerdi içimden o zaman siz ne zaman öldünüz allahaşkına yani ne zaman kirli karlar bile erimemişti haber yoktu nisandan rüştü paşaydı deli rüştüye çıkmıştı adı osmanlı ordusunda o zaman hamitti padişah kocamın bıyıkları kocaman o günlerde her şey akıp giderdi biz de yaşardık hürriyet meşrutiyet otuzbir mart falan filan gemiler de öyle boğazdan aşağı boğazdan yukarı bıyıklarını burardı umursamazdı paşa kocam o zaman rüştü paşaydı sakallıydı belki sadece sakallıydı ki sakallar geçmişinde herhalde bir orman bir oğul bir kız iki gelin bir damat isviçre lozan nasıl ağlarım ben bilirim bir yangının ardından uykularım bölünüyor artık şu konağı bekliyorum söyle ey muhabbet kuşunun tüyü söyle ölüm ne zaman hep bir şeylere baktım bir şeyleri korudum kızdım kızgındı haremi vardı sakallıydı rüştü paşa o zaman hatırlarım bir akşam bir yokuşa durmuştum iri atlarınız macardı dantelleriniz alman bahriye nazırı tevfik paşa mütarekeler filan dünya nasıl çekilirdi ayaklarımın altından annemin sonsuz giysileri bir telaşı bileyen tramvay ben ne güzel çocuktum yalnızlıkların ardından yeniköyde bir yalı fatihte evler ayışıklı bir zaman rüştü paşaydı adı yıldızda ve dömekede kahraman herkes ne zaman ölür elbet gülünün solduğu akşam aldı anlayamadım öldüm anlayamadım almadığım akşam
Reklam