Onur Akkuş

Onur Akkuş
@bathory2
null
Afyon kocatepe üniversitesi
İstanbul
16 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı

Onur Akkuş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
2024 1. kitabı
George Orwell
8.6/10 · 296,2bin okunma
Reklam
1945 Martı'nda Observer ve Manchester Evening News gazetelerinin savaş muhabiri olarak Paris'te bulunan Orwell, orada Josef Çapski adında bir Rus'la tanışır. Çapski Sovyetler Birliği'ndeki bir çalışma kampından ve Katin Kıyımı'ndan kurtulmuş, Paris'e gelmiştir. Orwell'in Arthur Koestler'e yazdığı bir mektupta anlattıklarına bakılırsa Çapski, ülkesinde yaşadığı onca acıya ve Sovyet yönetimine karşı olmasına karşın, Rusya'yı Alman boyunduruğundan "Stalin'in kişiliğinin ve büyüklüğünün" kurtardığını söyler: Almanlar, Moskova'yı ele geçirmek üzereyken Stalin kentte kaldı. Moskova'yı onun gözü pekliği kurtardı..." Hayvan Çiftliği'nde, gerçek kişiliklerle koşutluklar açık seçik olmamakla birlikte, Stalin'i çağrıştıran Napoleon adlı domuzu yerden yere vuran Orwell, Çapski'nin açıklamalarını dinledikten sonra, bir değişiklik yapmaya karar verir ve kısa bir süre önce kitabını teslim ettiği yayıncısını arar: Hayvanların, Bay Jones'u devirerek devrim yaptıkları çiftlik, kitabın sekizinci bölümünde, komşu çiftlikten insanların saldırısına uğramış, bu saldırı karşısında tüm hayvanlar korkuya kapılmıştır. İnsanlar, çiftlikteki hayvanların özveriyle yaptıkları değirmeni kulakları sağır eden bir gümbürtüyle havaya uçurmuşlardır: "Güvercinler uçuştular, Napoleon da dahil bütün hayvanlar kendilerini karınüstü yere atıp yüzlerini kapadılar..." Orwell, Çapski'nin söyledikleri ışığında bu tümceyi şöyle değiştirir: "Güvercinler havaya uçuştular, Napoleon dışında bütün hayvanlar kendilerini karınüstü yere atıp yüzlerini kapattılar..." Orwell, bu "küçük" değişikliği, bir mektubunda şöyle açıklayacaktır: "Böylelikle, Alman saldırısı sırasında Moskova'dan ayrılmayan Stalin'e haksızlık etmemiş oldum..."
Sayfa 146·Kitabı okudu
Öteki hayvanlara gerekli açıklamaları yapmakla görevlendirilen Squealer, "Yoldaşlar!" diye haykırdı. "Umarım, biz domuzların bunu bencilliğimizden, ayrıcalık düşkünlüğümüzden yaptığını sanmıyorsunuzdur. Aslında çoğumuz süt ve elmadan hoşlanmayız. Ben de hoşlanmam. Bu elmalara el koymamızın tek bir amacı var, o da sağlığımızı korumak. Sütte ve elmada domuzların sağlığı açısından kesinlikle gerekli olan bazı maddeler var. Bilim bunu kanıtlamıştır, yoldaşlar. Biz domuzlar düşün emekçisiyiz. Bu çiftliğin tüm yönetim ve düzeninden biz sorumluyuz. Gecemizi gündüzümüze katarak, sizin sağlığınızı koruyoruz. Bu sütleri sizin uğrunuza içiyor, bu elmaları sizin uğrunuza yiyoruz. Biz domuzlar görevimizi gereğince yerine getiremezsek ne olur, biliyor musunuz? Jones geri gelir! Bundan en küçük bir kuşkunuz olmasın, yoldaşlar." Sonra da, oradan oraya sıçrayıp kuyruğunu oynatarak bağırdı: "Aranızda Jones'un geri gelmesini isteyen tek bir hayvan yoktur sanırım!" Hayvanların en küçük bir kuşku duymadıkları tek bir şey varsa, o da Jones'un geri dönmesini istemedikleriydi. Domuzları sağlıklı tutmanın önemi çok açıktı. Böylece, tartışma büyümeden, bütün sütün ve rüzgârla ağaçlardan dökülen elmaların (doğaldır ki, olgunlaştıkları zaman ağaçlardan toplanan elmaların da) hepsinin domuzlara ayrılması herkesçe kabul edildi.
Sayfa 43·Kitabı okudu
"İnsan, üretmeden tüketen tek yaratıktır. Süt vermez, yumurta yumurtlamaz, sabanı çekecek gücü yoktur, tavşan yakalayacak kadar hızlı koşamaz. Gene de, tüm hayvanların efendisidir. Hayvanları çalıştırır, karşılığında onlara açlıktan ölmeyecekleri kadar yiyecek verir, geri kalanını kendine ayırır. Bizse emeğimizle tarlayı sürer, gübremizle toprağı besleriz; oysa hiçbirimizin postundan başka bir şeyi yoktur. Siz, şu karşımda oturan inekler; bu yıl kaç bin litre süt verdiniz? Güçlü kuvvetli danalar yetiştirmek için gerekli olan sütleriniz nereye gitti? Her bir damlası düşmanlarımızın midesine indi. Siz, tavuklar; bu yıl kaç yumurta yumurtladınız, o yumurtaların kaçından civciv çıkarabildiniz? Tümüne yakını pazarda satıldı, Jones ve adamlarına para kazandırdı. Ve sen, Clover, doğurduğun o dört tay nerede; yaşlandığında sırtını dayayacağın, keyfini süreceğin o taylar nerede? Dördü de bir yaşına geldiklerinde satıldı; onları bir daha hiç göremeyeceksin. İnsanlara verdiğin o dört tay ve tarlalardaki emeğinin karşılığında bir avuç yem ve soğuk bir ahırdan başka ne gördün?"
Sayfa 16·Kitabı okudu