Onur Akkuş

Onur Akkuş
@bathory2
null
Afyon kocatepe üniversitesi
İstanbul
16 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı

Onur Akkuş

, bir kitap okudu
10/10
·512 syf.·
2025 1. kitabı
Vladimir Bartol
9/10 · 50bin okunma
Reklam
MÖ 356’da, dünyanın yedi harikasından biri olan tapınağı, sırf şan kazanmak, adını tarihe yazdırmak için yakan şahıs. Efesliler şahsı cezalandırdıktan sonra hem başkalarını aynı şeyi yapmaktan caydırsın hem de bu şahıs tarihe geçme emeline nail olamasın diye adını anmayı yasaklamışlar ve bu yasağın cezasını da idam olarak belirlemişler. Gerçi yine antikçağ yazarlarından birinin bu olaya ve şahsın ismine yazılarında yer vermesi sayesinde ismi bilinir olmuş. Hatta zamanla bu isim, ne pahasına olursa olsun ün kazanmak için işlenen suçları (örneğin John Lennon’ın öldürülmesi) niteleyen bir kavram haline gelmiş. Jack London, şahsın adını anmayarak Efeslilerin bilgeliğine sahip çıkıyor.
"Önderimiz bunun üzerine bir hile düşündü" diye devam etti İbni İsmail. "Alamut kalesi komutanı Mehdî'yi bizzat ziyaret etmeye karar verdi. 'Ben bir daîyim' dedi ona ' ve dünyanın yarısını dolaştım. Fakat artık yoruldum. Buraya huzurla yaşamımı sürdürebileceğim bir yer bulmaya geldim. Bana bir öküz derisi büyüklüğünde bir toprak parçası sat. Böylesine mütevazı ölçülerdeki bir toprak parçası için sana beş bin altın ödemeye hazırım. ' Mehdî az kalsın gülmekten çatlayacaktı. ' Eğer gerçekten bu parayı ödemeyi düşünüyorsan, istediğin yerden istediğin toprağı seçebilirsin! ' Zavallı bir daînin bu kadar büyük miktarda paraya sahip olmasını imkansız görüyordu. İbni Sabbah elini cüppesinin kuşağına atarak ağır bir para kesesi çıkardı ve altınları teker teker saymaya başladı. Mehdî gözlerine inanamıyordu. Fakat altınları görünce fazla düşünmesine gerek olmadığına karar verdi. Bundan sonra neler olduğunu tahmin etmek pek de güç olmasa gerek. ' Bu ihtiyar daîye surların dibinde bir karış toprak satmakla kalem pek bir zarara uğramaz. Fakat ben zengin bir adam olacağım! ' Pazarlık şu şekilde sonuçlandı. Dostlarımızın ikisi birden öküz derisini alarak asma köprüden geçtiler ve surların en dibindeki kayalıklara kadar indiler. İbni Sabbah kuşağından keskin bir bıçak çıkartarak öküz derisini ince şeritler halinde kesmeye başladı. Aşağıdaki sahneyi seyreden subaylar ve askerler, bu garip ihtiyarın ne yapmak istediğini anlamamışlardı. Hiç biri daînin aklından geçenleri tahmin edemiyordu. İbni Sabbah tüm öküz derisini kestikten sonra, şeritleri birbirine düğümlemeye başladı. Yere bir kazık çakarak uzun ipin bir ucunu ona bağladı ve diğer ucu eline alarak surların çevresini dolaşmaya başladı. Mehdî olup biteni nihayet anlamıştı: ' Hırsız! Haydut! ' diye feryat ederek elini kılıcına attı ve
Sayfa 126·Kitabı okudu
Bir idam mahkumun son günü
Puan vermedi·120 syf.··
2024 2. kitabı
Benim için şimdiye kadar okuduğum en ürkütücü kitaplardan birisiydi belki de. Kitap bana mahkumun idam kararının verilmesinden, idam gününe kadar hissettiği acıları ve stresi sanki kendim yaşıyormuşcasına hissettirdi resmen. Yer yer sıkıldığım kısımları olsa da genel olarak mutlaka okunması gereken bir kitap bence.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma