Sınırsız gururum ve bunun doğal sonucu olan aşırı titizliğim yüzünden sürekli kendimden iğrenirdim, herkesin de bana iğrenerek baktığını düşünürdüm. Mesela yüzümü çirkin bulur, ondan nefret eder, yüzümü görmesinler diye, yapmacık bir rahatlık içinde davranır, asil bir yüz ifadesi takınmaya çabalardım. "Yüzüm güzel olmasa da soylu, anlamlı ve kıvrak bir zekânın yüzü gibi görünsün" diye debelenirdim. Fakat erdemlerimin yüzümden anlaşılamayacağının da acı bilincindeydim. En korkuncu da, yüzümü son derece aptal buluyordum. Öyle ki, yüzümü zeki göreceklerini bilsem, "aşağılık yüz" sıfatınü kabul ederdim.