İnsanı En İnsan Gibi Anlatan Kitap
9/10
·224 syf.··
2026 5. kitabı
Az önce bir filmin yazısını yazdım ve dedim ki “benim favori yazarım yok”. Tabii burası blog değil insanlar buraya kitapla ilgili yazı okumaya geliyor günlük gibi buraya yazmayacağım ama o yazıyı kapatıp buna geçince aslında favori yazarım olmaya en yakın kişinin kitabını inceleyeceğimi görüyorum. O yazıya sizi yönlendirmeden kısaca bahsetmem gerekirse zaten böyle ünlü kişilere bağlanma durumum yok benim. Bu hayatımın her alanında geçerli. Filmler oyunlar müzikler kitaplar asla favori bir üreticim yok. Hoş favori bir serim bile yok yani. Kitap serisi oyun serisi falan bunlar da yok. Belki Dark Souls ucundan. Bunun en önemli sebeplerinden birisi banger banger banger yapamamaları. Kimsenin. Bir yazarı ne kadar seversen sev kötü bir kitabı olabilir. Olabilir zaten ama sen de sevebilirsin diyebilirsin ama ben isterim ki madem sevip bağlanacağım bu adam süper bir şey olsun yani kalemini beğeneyim anladınız mı roman yazmayı bırakıp film incelemesi yazsa yine okuyayım öyle bir şey olsun. Yani anladınız mı biraz daha duygusal bir bağ gibi? Arkadaşım olması gibi. Parasosyal mi evet ama arkadaşım. Yani arkadaşım spor dergisinde yazsa okurum çünkü o yazı sporla da ilgili olsa ben anlamasam da takip etmesem de onun ruhundan bir şeyler taşır ve ben hayatımda o ruhu deneyimlemek istiyorum zaten. İşte Woolf GGM’den sonra en çok böyle hissettiğim yazar oldu. Bunu dediğim için utanıyorum ama asla larp değil “Kalemi çok kuvvetli”. Kuvvetli kelimesinin ne kadar hiyerarşik olduğuna falan değinmeden kitaba geçelim. Woolf inanılmaz bir yazar. Şahane. Okuduğum en iyi kitaplardan bir tanesi. Bu kitap psikanaliz yapan herkesin başucunda durmalı. Ama sadece o değil insanlara azıcık bile merakınız varsa felsefe sosyoloji psikoloji toplanın ve bu kitabı okuyun. Bu kitap her şeyi anlatıyor. Ve
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
5/10
·400 syf.·
2026 42. kitabı
Dante henüz 21 yaşındayken mafyatik işlerinden dolayı kaçtığı sırada 18 yaşındaki Simone'un olduğu arabaya biner. Sonraki günlerde Dante Simone'un evine gider ve kısa süren ilişkileri böylece başlar. Simone'un ailesi diplomat ve uluslararası oteller sahibi bir ailedir. Dante'yi mafya ailesinden olmasından dolayı istemezler akşam yemeğine davet edip Dante'yi aşağılarlar ve Simoneu ev hapsine kapatırlar. Gizlice görüşecekleri zaman Dante suikate uğrar ve her tarafı kan içinde buluşmaya gelir Simone Dante'nin bu halini görünce çılgına döner ve kaçar. Kitabın yarısından sonra aradan 9 yıl geçiyor diğer kitaplardaki zaman çizelgesine dönüyoruz. Dante'nin ailenin başına geçmiş ciddi ve sürekli keyifsiz halini görüyoruz. O sırada Simone da süper model olmuş dünyanın en güzel kadını bayan vücut gibi ünvanlar almış her yerde yüzü reklamları falan var. Sonra tekrar karşılaşıyorlar ve meğer Simone'un kaçmasının bir nedeni varmış. Bir yandan da Simone'un babasına yapılan tehditler ve suikast girişimi var bunları çözmeye çalışıyorlar. Açıkcası Simone çok sönük bir karakterdi Dante tam olarak Simone'un nesini sevdi neden sevdi belli değil. Süper model olacak güzellikte ve çok itaatkar karakteri bu kadar.. Nessa bile naif ve nahif bir kız olarak tanıtılsa da daha özellikli daha karakterliydi.. Simone'un sönük karakteri aralarındaki romantizmin silikliği ve Irak - abd askeri temasından dolayı bu kitabı beğenmedim
Kanlı KalpSophie Lark · Nemesis Kitap · 2025123 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Beklentilerimin Çok Ötesinde!
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 98. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 20:07
Noxborn serisinin ilk kitabı Uyanış’ı okuduğumda bu evrenin beni ne kadar içine çektiğini düşünmüştüm ama Noxborn İhanet’in kapağını kapattığımda anladım ki; ilk kitap sadece fırtına öncesi kısacık bir sessizlikmiş! Yazar, ikinci kitapta vitesi öyle bir artırmış ki, bazı sahnelerde sayfaları çevirirken nefes almayı unuttuğumu fark ettim. Kitabın adı boşuna "İhanet" değil... İlk kitapta bağ kurduğumuz, birlikte güldüğümüz karakterlerin karanlığa nasıl yenik düştüğünü, sarsılmaz sanılan dostlukların nasıl paramparça olduğunu okumak hem kalp kırıcı hem de inanılmaz sürükleyiciydi. Özellikle okulun altın çocuğu Eric’in Kırmızı Noxborn’a dönüşümü ve Kış Balosu'nda yaşattığı o cehennem anları, aklımdan uzun süre çıkmayacak. O balo sahnesi, tam anlamıyla sinematografik bir görsel şölendi; sadece o bölümü okumak için bile bu kitap alınır! Bu kitapta düşmanlar çok daha zeki, çok daha acımasız. Kırmızı Alfa Roberto’nun sahneye çıkışıyla olaylar bambaşka, çok daha karanlık bir boyuta taşınıyor. Abunsalifler ve Gorgoslar gibi yeni, korkunç melez yaratıklarla tansiyon bir an olsun düşmüyor. Bir yanda acımasız Kırmızı Noxbornlar, bir yanda intikam ateşiyle yanan Avcılar (Clara'nın o trajik dönüşümü ve yaşadığı ikilem beni mahvetti!), diğer yanda ise tüm bu kaosun ortasında dengeyi ve sevdiklerini korumaya çalışan Mavi Noxbornlarımız: Hektor ve Diana. Karakter gelişimleri muazzam. Diana’nın o "kurtarılmayı bekleyen kız" rolünü elinin tersiyle itip kendi gücünü (kopyalanma tılsımı muazzam bir detaydı!) keşfetmesi beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri oldu. Hektor’un sevdiklerini korumak için sınırlarını zorlaması, Lucas ve Vanessa'nın hiçbir süper güçleri olmamasına rağmen gösterdikleri o saf, insani cesaret kitaba muazzam bir ruh katmış. Bay Crow ve Bayan Penelope'nin gizemli
Edebiyat
İhanetAli Murat Yılmaz · P Kitap · 20268 okunma
Felsefe Taşı
7/10
·274 syf.··
2026 2. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 21:09
Ne yalan söyleyeyim bir tık daha iyi olacağını düşünmüştüm. Çocukken kitaplarını okumayı kaçırdığım bu seriyle 16 yasında filmlerini izleyerek başladım. O zamanda herkesin ayılıp bayıldığı HP bu muymuş diye düşünmüştüm. Sonra filmlere giderek içim ısındı tabii şuan daha severek izliyorum. Uzunnn zamandır aklımda olan kitapları okuma işine de eski baskı kitapları yavaştan toplayarak başladım. İlk kitap beklentimi şu anlamda karşılamadı. Filmle tamamen aynı diyebilirim. Yani tamamen aynı aynı değil tabiki ama çok benziyor. Ben filmlerden biraz daha farklı ve derinlikli daha uzun betimlemeli falan olur diye hayal etmiştim kitabı. Kategorik olarak çocuk kitabı olduğundan anlatım ve olayların akışı çok hızlı zaten. Ama ne bileyim Hogwarts ve derslerin içine daha çok gireriz sanmıştım. Haftalarca, aylarca zaman atlamaları var bi kere. Her halde sayfa sayfa yazılan canon’lar, wiki page’ler sonraki kitaplardan alıntı. Son örnek olarak şunu söyleyip bu kısmı kapatacağım filmlerde merdivenlerin yer değiştirdiğini görmesek kitaptan çıkaramazdım bile bu kısmı. Bir cümlenin içinde yarım bir şekilde “… kapılar merdivenler geçitler yer değiştirmeyi severdi...”gibi bir kısım var okurken filmde gösterilen kaleyi bilmesem harekeli merdivenler gözümde canlanmazdı bile. Diğer bir konu kitapta her şey bir yana beni çok rahatsız eden kısım karakterlerin yazımıydı. Ron senden nefret ediyorum ?? Kendisine filmlerde de bayıldığım söylenemez ama kitaplarda ayrı bi ayardı. sürekli uyuz uyuz davrandı inanamadım söylediği bazı şeylere, tepkilerine, Hermione ye ne kadar kaba davrandığına ?? Peki kadın bi yazarın kitabında nerdeyse hiç kadın/kız karakter olmaması? Olan kadınların süper gıcık, sinirli, titiz, kuralcı, sinir bozucu derecede çalışkan, geveze, yorucu olarak
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201064,9bin okunma
Süper İyi Günler // #kitapyorumu
10/10
·289 syf.··
2025 26. kitabı
• Konusu • Otizmli Christopher Boone davranış bozukluğu yaşayan çok zeki bir çocuk. Kitap, birçok kişisel hayat kuramları ve net sınırları olan Christopher’ın komşunun köpeği Wellington’a tırmık saplanmış bir biçimde ölü bulmasıyla başlıyor. Komşusu Bayan Shears bunu onun yaptığını düşünse de Christopher hiç kabul etmiyor, polislere karşı da aynı şekilde dürüstlükle aktarıyordu şahit olduklarını. Hiçbir zaman yalana baş vurmayan, en fazla beyaz yalan olarak öğrendiği yalanları kullanan biriydi. Yaşanan bu olay üzerine cinayeti çözmek için okuduğu Sherlock hikayeleri gibi dedektiflik yapmaya karar verir. Sonuçları nereye varır bilinmez. Aynı zamanda küçükken annesini kaybettiğini babası tarafından öğrenmiş ve onun tüm bakımını babası üstlenmişti. Bu yaşananlar üzerine Christopher yaşadığı olayları kitaplaştırmak istiyor ve ortaya bu kitap çıkıyor. Annesiyle babasının bitmek bilmeyen kavgalarının arka yüzünü, ilerleyen bölümlerde şahit olacağımız mektuplarla öğreniyoruz. Christopher’ın kendine has inançları vardı. Mesela yolda peş peşe 4 sarı araba görse Kara Gün adını verdiği bir gün olacaktı o gün ve tüm günü kötü geçecekti ona göre. O da buna dikkat ederek gününü temkinli geçirmeye çalışırdı. Aksine 4 tane kırmızı araba görse bu o günün iyi bir gün, 3 kırmızı arabanın iyi sayılabilir bir gün ve 5 kırmızı arabanın süper iyi bir gün olacağına işaret ediyordu. Aynı zamanda 7507’ye kadar olan tüm asal sayıları biliyordu. Bunun dışında Christopher astronot olma hayali kuruyor, ilgisini günbegün artırıyordu. Bu alışılagelmiş hayat standartlarının dışında bir hayatın ortasında yaşanacak olaylar ve Christopher’ın bu olaylara bakış açısı ve farklı yaklaşımları kitabın sürükleyiciliğini artırıyor. Bir matematik dehası olan Christopher ile farklı bir maceraya süzülmeye hazır
2025 Okuma Raporları
Süper İyi GünlerMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,177 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Gece yarısını 7 dakika geçe Christopher John Francis Boone komşuları bayan Shears'ın köpeği Wellingtonı ölü bulur.Polisler olay yerine geldiğinde köpeğin ölümünden Christopher'ı sorumlu tutarlar.Sorguda yaşının 15 yıl 3ay 2gün olduğunu söyler. Christopher otizmli özel bir çocuktur.7507'ye kadar Asal sayıları,birçok ülkenin başkentlerini bilir.Matematik, bilim ve belgesellere meraklıdır.Köpekleri çok sever.Renkleri çok sever.5 kırmızı arabayı arka arkaya görürse o günün süper iyi bir gün olduğuna arka arkaya 4 sarı araba görürse o günün süper kötü bir gün olduğuna inanır.Astranot olmak istemektedir.Harika bir hafızası vardır.Asla yalan söylemez.Duygularıyla hareket edemez mantığıyla hareket ettiği için kimseyle anlaşamaz.Sadece sorulara cevap verir.Ama sevmediği şeylerde vardır.Dokunulmaktan, kalabalıktan, gürültüden hoşlanmaz, uzun süre kimseyle konuşmaz, kalabalıkta çığlık atar.Sarı ve kahverengi renklerini ve o renkte olan hiçbir şeyi sevmez,yemez.Köpeğin ölümünde suçu olmadığı anlaşılınca dedektiflik oyunu oynayıp köpeği kimin öldürdüğünü bulmak ister.Herkese sorar ve kitap yazmaya başlar.Annesi karşı komşularının eşiyle kaçmıştır. Babası bunu Christopher'dan saklamak için annesinin kalp krizinden öldüğünü söyler.Dedektiflik uğruna Christopherın herkese soru sormasını tehlikeli bulan babası yazdığı kitaba el koyar.Aslında babası çok sakin ve anlayışlıdır.Ama annesi tahammül seviyesi düşük evhamlı bir kişidir.Bir gün dolaplarda kitabını arayan Christopher annesinin onun için yazdığı mektupları bulur.Annesi ölmediği için kafası karışmıştır.Babasıyla köpek hakkında konuşurlarken babası komşuya kızdığı için köpeği kendisinin öldürdüğünü söyler. Christopher babasından çok korkar ve gerçekleri öğrenmek ve annesini bulmak için onun yanına Londra'ya gitmek ister.Daha önce
Süper İyi Günler ya da Christopher Boone'un Sıradışı HayatıMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,177 okunma