TÜM ZAMANLARIN EN İYİ 100 ROMANI-THE GUARDIAN
The Guardian gazetesinin dünya çapında 170'ten fazla yazar, eleştirmen ve akademisyenin (aralarında Elif Şafak'ın da bulunduğu) oylarıyla belirlediği "Tüm Zamanların En İyi 100 Romanı" listesi sıralı olarak aşağıda yer almaktadır. 1 Middlemarch George Eliot 2 Sevilen (Beloved) Toni Morrison 3 Ulysses James Joyce 4 Deniz Feneri (To the Lighthouse) Virginia Woolf 5 Kayıp Zamanın İzinde Marcel Proust 6 Anna Karenina Lev Tolstoy 7 Savaş ve Barış Lev Tolstoy 8 Jane Eyre Charlotte Brontë 🌹 9 Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice) Jane Austen 10 Madam Bovary Gustave Flaubert 11 Muhteşem Gatsby F. Scott Fitzgerald 12 Kasvetli Ev (Bleak House) Charles Dickens 13 Emma Jane Austen 14 Mrs. Dalloway Virginia Woolf 15 Moby Dick / Beyaz Balina Herman Melville🌹 16 1984 George Orwell🌹 17 Yüzyıllık Yalnızlık Gabriel García Márquez🌹 18 İkna (Persuasion) Jane Austen 19 Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri Laurence Sterne 20 Uğultulu Tepeler (Wuthering Heights) Emily Brontë🌹 21 Bir Hanımefendinin Portresi Henry James 22 Parçalanma (Things Fall Apart) Chinua Achebe 23 Geceyarısı Çocukları Salman Rushdie 24 Günden Kalanlar Kazuo Ishiguro 25 Lolita Vladimir Nabokov 26 Don Kişot Miguel de Cervantes🌹 27 Dava Franz Kafka🌹 28 Karamazov Kardeşler Fyodor Dostoyevski
1000Kitap
Sloganlar Bizim Düşüncemiz mi?
“Kızını değil oğlunu eğit.” “Araplaşmayacağız.” “Aile kutsal değil, birey kutsaldır.” “Dünyaya bir kere geliyoruz.” “Z kuşağı böyle yapıyor şöyle düşünüyor.” “Bayan değil kadın.” “Kadın çiçek değildir.” “Benim vücudum, benim kararım.” “Ataerkil düzene boyun eğmeyeceğiz.” “Suç kıyafette değil zihniyette.” “En büyük ahlaksızlar ahlak bekçiliği yapanlardır.” Ezber, slogan hiçbir cümleyi kabul etmeyin. Çünkü slogan; hakikati açıklamaz, tartışmayı kapatır. Düşündürmez, hizaya sokar. Bir meseleyi anlamanızı değil, bir safa yerleşmenizi ister. Akla hitap etmez; refleks üretir. Bu tür cümleler, çoğu zaman karmaşık ahlâkî, tarihî ve toplumsal problemleri tek bir kalıba sıkıştırır. Söyleyeni “ilerici”, karşı çıkanını “geri” ilan eder. Böylece muhakeme ortadan kalkar; yerini etiketleme alır. İnsan, “Bu doğru mu?” diye sormaz artık. “Ben hangi taraftayım?” diye düşünür, aileyi çözülmesi gereken bir yük, milleti aşılması gereken bir engel gibi gören bir zihniyetin dilidir. Toplumu bir arada tutan bağları “baskı”, “yük”, “gerilik” olarak kodlar. İnsanları önce ailesinden, sonra tarihinden, en sonunda da millet bilincinden koparmayı normalleştirir. Parçalanmış birey, yönlendirilmesi en kolay bireydir. Bu yüzden bu cümleler masum birer ifade değil; bir dünya tasavvurunun taşıyıcısıdır. Oysa hakikat, sloganla taşınmaz. Medeniyet, ezberle kurulmaz. Her mesele; bağlamıyla, köküyle, sonucuyle düşünülmeyi ister. Slogan ise düşünmenin maliyetinden kaçmanın en ucuz yoludur. Bu ve benzeri sözler bize gerçekten yeni bir şey mi düşündürüyor, yoksa bize ne düşüneceğimizi mi söylüyor? Eğer o cümle, seni meseleyi anlamaya değil de hemen bir yere yerleştirmeye yarıyorsa; “neden”ini açmıyor, sadece “taraf”ını belirliyorsa; orada düşünce yoktur. Orada, başkasının zihninden ödünç alınmış bir
Düşünce
Reklam
Keçən ili 35 kitab (oxumaq və dinləməklə bir yerdə) və 25 filmlə yekunlaşdırdıq. Kitablar: 1. Sabahattin Ali - İçimizdeki şeytan 2. Azərbaycan qadın şairləri antalogiyası 3. Kənan Hacı - Uzaqdasan soyuqdur 4. Abdo Vazen - Havanın rəngini görən uşaq 5. Günel Mövlud - Axşamçağına cavab 6. Bapsi Sidva - Buzlu nabat satan 7. Həzrət Əli - Kəlamlar 8. Gülseren Budayıcıoğlu - Kral Kaybederse 9. Şebnem Ekşib - Sayıların ve renklerin sırlı dili 10. Həmid Herisçi - SSSR 11. Ceyhun Hidayətli - Əqrəb 12. Mətləb Ağa - Yüzdə səksən 13. Dilşad Talıbova - Dostluq yoxsa məhəbbət? 14. Aysel Aydın Əlizadə - Azad 15. Cabir Novruz - Seçilmiş əsərləri 16. Zəlimxan Yaqub - Seçmə şeirlər 17. Sahilə - Yuxarı və aşağı ətraflar 18. Henrix Böll - Hekayələr 19. Frans Kafka - İmperatorun sifarişi 20. Harper Lee - Bülbülü öldürmək 21. Harper Lee - Tespih ağacının gölgesinde 22. Umberto Eko - Esselər 23. Sultan Rayev - Dəlixana 24. Somerset Moem - Üzüyola Luiza 25. Koreya Xalq nağılları 26. Ruvim Frayerman - Vəhşi it dinqo və ya ilk məhəbbət haqqında 27. Nəriman Nərimanov - Bahadır və Sona
2025 Okuma Raporları
Kok a peyva Fringî??
Di zimanê kurdî da kok a peyva "Fringî" çi ye?Tiştê ku ez zanim ji bo "tomato" hinek kurd dibêjin "bacanê sor" hinek jî dibêjin "fringî". Belê emê li ser kok a fringî bifikirin. Pêşî ka em hîn bin fringî ji ku hatiye welatê me. Di sala 1492 da Kristof Kolomb li ser navê keyaniya îspanyol a çû parzemîna Amerîkayê û fringî (tomato) jî ew çax ji aliyê Îspanyol a hat keşf kirin û di demek nêzîk da anîn Ewropayê. Serê pêşî digotin qey fringî bi jehr e ji ber vê yekê ne dixwarin tenê ji bo berçav bide da dianîn. Piştê ku bû xwarin teqrîben di sala 1600'dan de gihîşt Împaratoriya Osmanî'ya û li çar aliyê Împaratorî yê belav bû. Li gorî baweriya min Kurd ew çax fringî naskirin yanî çîrok a Kurd û fringî ne ewqas dirêj e, nêzîkî 400 sal e. Îja em werin ser kok a wî. Min hinek lêkolinan li ser fringî kir. Ji aliyê Îspanyol a hatiye Ewropayê û bazirganên Îtalyan û ewropî yên din jî wê anîne dewleta Osmanî. Lê di wan deman de baş xirab navbera Osmanî û Fransayê hebûye û gelên dewleta Osmanî ji bo Temamê rojavayê Ewropayê digot; Frenkî. Mina çend Ewropî û Amrîkî ji bo Temamê Rojhilata Navîn re bêjin Ereb û çend Tirkên ku ji bo Îranê bêje Ereb. Li gorî baweriya min jî dema ku fringî ji aliyê Ewropî yan hatiye Osmanî yê kurd jêr gotine Frenkî û Frenkî bûye Fringî. (Ev ne gotareke, di be ku ne rast be) Hun dibên çi?
Kurdî
magaradergisi.com/mansetler/1479-... ''''Twitter’da bir haber gördüm; “Bugün hicrî yılbaşı başlıyor” diyordu. Düşündüm, hicrî yılbaşı benim için ne ifade ediyor? Ne zaman başlıyor, ne zaman bitiyor? Ne yapmak lazım? Hiç bilmiyorum. Gâvurlara benzememek için yılbaşı gecesi Mekke’nin fethini gündeme getirmek gibi bir şeydi. Hiçbir şey yapmazdık, “biz Batılı değiliz” demek için kullandığımız bir argümandı sadece. Ne de olsa Doğu’nun Yedinci Oğlu olmaktı amacımız. Ama nasıl? Bilmiyorduk. Hayatını bir yalana inanarak geçirmek gibi korkunç bir hayal kırıklığı yoktur herhalde. Gençliğini 90’lı yıllarda geçirenler olarak “Selam İmam-Hatiplim” diyen Mehmet Emin Ayımız, “Bir Güneş Doğuyor” diyen Eşref Ziya Terzimiz, “Şehit Tahtında Rabbe Gülümser” diyen Ömer Karaoğlumuz, “Bunlar taklitçi zihniyet” diyen Şevki Yılmazımız vardı. Dünyayı biz kurtaracağız düşüncesiyle hareket ederdik. Ve Erbakan’ı savunmak hakikatin yanında olmanın bir gereğiydi. İslam bizden sorulurdu. CHP’ye, DYP ya da ANAP’a oy verenlere Allah ıslah etsin derdik. Abdurrahman Dilipak mühim adamdı, İhsan Süreyya Sırma büyük tarihçi, Kadir Mısıroğlu gerçek tarihçi, Mustafa İslamoğlu dava adamı, Mevdudî büyük âlim, Seyyid Kutup yol rehberi, Hasan el Benna örnek mücahiddi. Filistin namusumuz, Ayasofya hayalimiz, Fatih Sultan Mehmet dedemiz, İstanbul şerefimiz, Erbakan halifemiz, nurcular ve askerler engelimiz, Süleymancılar rakibimiz, cami cemaati şuursuz Müslüman kardeşlerimizdi. İlçede Hacı Rıfat Çavuş vardı beş vakit camide namaz kılan. Tek gazete bayisiydi. Milli Gazete’nin içine Tan gazetesi koyar, okurdu dükkânda. Bilirdik ama bir şey diyemezdik. Ön saf Müslümanıydı camide. Yerine oturamazdın. Kaldırırdı. Bir keresinde namazda üç kez kaşındım diye “Namazın
-varsa- iletimi okuyana merhaba.. bu iletiyi buraya açıklama yapmaksızın sadece linkler üzerinden paylaşacaktım ama ilgilisi, meraklısı olur(sa) diye bu açıklamayı yazıyorum.. geçenlerde burada şu iletiyi paylaşmıştım; #283306674 bu iletide adı geçen kitapları alırken dayanamadım dorlion yayınlarından da bir iki kitap aldım; bkz., görselin sağ üst köşesi; i.hizliresim.com/en08pab.jpeg beni burada takip edenler olsun, yazdığım konu ile alakalı iletilerime denk gelenler olsun burada dönem dönem dorlion yayınlarından aldığım, almayı düşündüğüm kitaplar özelinde yazdığım iletileri bilir, hatırlar.. bilmiyor ve hatırlamıyorsa örnek olarak bkz.; #268538537 , #269070816 , #272679417 , #282355141 , #283166234 , dorlion yayınlarına ait kitapları bazı bazı buraya aldıkça kaydediyorum.. ancak gerek farklı sitelerden olsun gerek aynı siteden olsun bu yayınevine ait kitapların listesi karışmaya başladı.. aynı kitabı farklı sitelerde ekleme yapma, kitapların bir kısmının alışveriş listemde olması, bir kısmının favorilerimde olması, bir kısmının alışveriş sepetimde olması gibi sebepler.. buraya aldığım kitapları kaydettiğim iletiler de dağınıktı.. ben de bu karışıklığı sonlandırmak adına dorlion yayınlarının baskıda, satışta olan 4.660 kitabına tekrardan bakıp buraya almayı, incelemeyi düşündüğüm kitaplar ve aldığım kitaplar şeklinde liste yapmaya karar verdim.. dorlion yayınlarından çıkmış bazı kitaplar yeditepe yayınları, dby yayınları, alfa yayınları, destek yayınları, tarih vakfı yurt yayınları, say yayınları, iş bankası yayınları, ötüken yayınları.. liste uzar gider.. gibi yayınevleri
Reklam
Reklam