Panilemekle meşguldüm çünkü şimdi kafamın içi NEDEN BENlerle dolmuştu. En sonunda halıda yoga yapmakta olan Bayan V'ye dönüp sordum. "Çünkü sen dünyada daha kolay hareket edebilen çoğu insandan daha akıllı, daha cesur, daha düşünceli, daha çok fikre sahip ve daha meraklısın. " Kollarını kavuşturdu, dudaklarını büzdü, bana şöyle bir baktı. "Ve çoğu insan engelleri olan başka insanlar için hayatı nasıl kolaylaştırabileceğini bilememesi gibi. "
Sayfa 216·Kitabı okudu
Hastanın sol kulağına soğuk su fışkırttığımızda (vestibüler uyarı), o sarsılmaz inkâr duvarı aniden yıkıldı. Bayan Dodds, 'Sol kolum felçli, onu hareket ettiremiyorum' dedi. Ancak etkisi geçince, on dakika sonra her şeyi unutup tekrar inkâra döndü. ​ Vestibüler uyarı, sağ beyni kısa süreliğine uyandırarak sol beynin yalanlarını susturur. Bu deney, inkârın "bilerek" yapılmadığını, beynin derinlerindeki bir "mantık kapısının" kapalı olduğunu gösterir. Gerçeklik, bazen beynimizin bir "elektrik düğmesine" basılmasına bakar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Anozognozi: Felçli Olduğunu Bilmemek
Bayan Dodds’a sol kolunu hareket ettirip ettiremeyeceğini sorduğumda, 'Elbette,' dedi. 'O zaman hareket ettirin,' dediğimde ise kolu yatağın yanında cansız bir şekilde durmaya devam ederken o, 'Bakın, hareket ediyor işte!' diye cevap verdi." ​... "anozognozi" (hastalığın inkârı)...bu durum, bilincin ne kadar manipüle edilebilir olduğunu gösterir. Bu sadece bir "unutkanlık" veya "karışıklık" değildir; hasta felçli koluna bakarken bile onun hareket ettiğine dair sarsılmaz bir inanç taşır. Gözümüzün önündeki apaçık gerçeği (cansız bir kol) bile beynimiz kendi kurgusu uğruna yok sayabilir.
"Geçmiş, güçlü bir şeydir. Sence de öyle değil mi?" "Geçmiş geçmiştir." Solgun bir bakış. "Yalanlar bana sökmez, Bayan Bard." "Yalan söylemiyorum," dedi Lila. "Geçmiş geçmiştir. Hiçbir şeyin üzerinde yaşamaz. Özellikle de birine verilebilecek bir şeyde yaşamaz. Öyle olsaydı sana geçmişte ve şu anda olduğum her şeyi vermiş olurdum. Ancak buna sahip olamazsın, pazarına bir göz atmam için bile."
Sayfa 472·Kitabı okudu
Sadece üç cümleyle hakimiyet kurmuş pehh
F y o d o r İ v a n o v i ç :.... Ona daha üç cümle söyledim söylemedim, egemenliğimin altına girdi... Evet... Sadece üç cümle... Dedim ki: “Sayın bayan, herhangi bir pencereye baktığınız zaman beni düşünmek zorundasınız. Sizden bunu istiyorum.” Bu, günde en az bin kere beni düşünecek demektir. Sonra, her gün mektup bombardımanına tutuyorum onu. Y e l e n a A n d r e y e v n a : Mektupların size bu konuda yardım edebileceklerini sanmıyorum. Onları okumayabilir. F y o d o r İ v a n o v i ç : Öyle mi sanıyorsunuz? Hımm... Şu dünyada otuz beş yıldır yaşıyorum, mektup zarflarını açmadan edebilen olağanüstü kadınlarla karşılaşmadım nedense.
Sayfa 102 - Orman cini·Kitabı okudu
Bayan Anarşi
Bana adaletin özgürlük olmadan anlamsız olduğunu öğretti. Dürüst, tutamayacağı sözler vermiyor. Senin aksine, Jezebel.
Alıntı