Bir gün Diyojeni köle pazarında köle olarak satılacak insanlar arasında görmüşler.
Diyojen müşteriye: “Eğer kendine köle değil, efendi almak istersen, beni al” demiş.
Büyük İskenderin Diyojeni ziyaretiyle, iki mağrur insan yüz yüze gelmiş. Biri cihangir İskender, diğeri de fıçısından başka bir şeyi olmayan Diyojen.
İskender Diyojene, “dile benden ne dilersen” dediğinde şu cevabı almış:
“Gölge etme, başka ihsan istemem.”
İnsan nasıl insan oldu..
Kitap kütüphaneme 2012 yılında girdi. Üniversite 1.sınıfta Sanat Tarihi dersinde zorunlu okutulup sınav yapılmıştı.
Karantina dönemine kadar (uzun bir zaman ayırmam gerektiğine inandığım bir kitaptı) bu döneme nasipmiş, iyi ki tekrar almışım elime.
Bir solukta okuyup her şeyi kafanıza yazmak, kalıcı olsun istemek geçiyor içinizden ama bu aslında bir başucu kitabı.
İnsanın-İnsanlığın yalnızlıktan, yalnız yaşamaktan nasıl toplum-topluluk olmasına uzanan farklı milletlerden bir çok bilgi barındıran nadir kitaplardan biri..
Roman okumayı seven birine göre değil, ilgi alanıma girmese eminim yarım kalacaktı.
Akademik olarak bahsedecek olursak; 3 bölümden oluşan kitabı 2 üniversite hocasının birlikte yazmış olup,size ne kadar az şey bildiğinizi anlatacak. İlgililerine duyurulur, kitap roman değil, araştırma ve inceleme kitabıdır, bilimsel olarak Mısır-Yunan ve bir çok milletten araştırmaları derlemiştir. Aristolar-İskenderler-Diyojenler-Sokratesler.. daha neler neler..
İnsanın topluma ve topluluk olmaya nasıl başladığını, bu süreçte değişimini-felsefi yönlerini-antropolojik olarak da kalıntılardan yola çıkarak size sunuyor.
Bu kadar şeyi 600 sayfaya yakın bir kitaba nasıl sığdırmışlar diyeceksiniz.
İlk okumamda altını çizdiğim şeyler dışında farklı bir kalemle 2.okumamda da farklı yerleri çizdim.Bakalım bir süre sonra neler kalmış belleğimde diye elime alınca neler hatırlanacak :)
Keyifle okuyun :)