Hasan Baybörek

Hasan Baybörek
@bayborekhasan
Kimyager
Ege Üniversitesi
İzmir
İzmir, 13 Nisan 1988
60 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Uğur Mumcu "Üçüncü Çizgi: Mustafa Kemal Paşa"
Uğur Mumcu, Atatürk'ü en doğru anlayan ve en iyi şekilde anlatan birkaç gazeteciden biriydi. Örneğin, "Üç Ana Çizgi" başlıklı yazısında Atatürk'ü şöyle anlatmıştı: "Tarihe -laboratuvar- gözüyle bakınca üç karakter modeli gözler önüne gelmektedir. Birincisi Tanzimat'ın Büyük Reşit Paşa'sı, ikincisi Meşrutiyet'in Enver Paşa'sı, üçüncüsü Kurtuluş Savaşı'nın Mustafa Kemal Paşa'sı... Büyük Reşit Paşa 'Batı uyduculuğunun' simgesidir, Enver Paşa 'serüvenciliğin', Mustafa Kemal Paşa ise 'ulusallığın', 'devrimciliğin' ve 'gerçekçiliğin' ... Üçüncü çizginin sahibi Kurtuluş Savaşı'nın yüce önderi Mustafa Kemal Paşa'dır. Bu görkemli tarih ve kişilik çizgisi, milliyetçiliği 'antiemperyalizm' olarak görür; devrimciliği, 'halkçılık' ve 'cumhuriyetçilikle' çağdaş uygarlığa ulaşmak biçiminde anlar ve uygular. Bu nitelikleri ile ulusal bağımsızlığın, Türkiye koşullarına uygun devrimciliğin ve ilericiliğin simgesi ve ana doğrultusudur. Bu yüzden Atatürkçülük, 'Büyük Reşit Paşa Batıcılığı'na ve 'Enver Paşa milliyetçiliği ve serüvenciliği'ne karşı tek seçenek olan 'ulusal ve 'devrimci çizginin' dünden bugüne uzanan gerçekçi doğrultusunu simgelemektedir. Bizler, 'Batı uyduculuğunun' simgesi Büyük Reşit Paşaların, 'serüvenciliğin' simgesi Enver Paşaların değil, 'ulusal kurtuluşçu ve devrimci' Mustafa Kemal Paşaların kuşağıyız. Ve öyle olmalıyız, öyle kalmalıyız." (Cumhuriyet, 11 Şubat 1982)
Tarih
Lina isimli okura yanıt verildi
Hasan Baybörek
+1 imza koydum bende
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Milletin İstiklalini Düşünenlerden Kendi İstikbalini Düşünenlere
Atatürk bir an önce Bulgaristan'dan Türkiye'ye dönmek için harekete geçti. Aralık 1914'te Harbiye Nezareti'ne bir mektup yazıp, kendisine cephede aktif bir görev verilmesini istedi. Fakat Enver Paşa, "Sizin için orduda her zaman bir görev vardır. Ancak Sofya Ateşemiliterliği'ni daha önemli gördüğümüzden sizi orada bırakıyoruz!" dedi. Bunun üzerine Atatürk, Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya şöyle yazdı: "Vatanın savunmasından daha önemli ve yüce bir görev olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya'da ateşemiliterlik yapamam. Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise lütfen açık söyleyiniz!" Sonunda başardı! 20 Ocak 1915'te Esat Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı -Tekirdağ'da oluşturulacak- 19. Tümen Komutanlığı'na atandı. İsviçre Alplerinden Anadolu yaylasına koşup gelen Yakup Kadri'nin yurtseverliğinin yazıya dökülmüş şekli onun şu cümleleridir: "Genç Anafartalar Kahramanı'nın, Sevr Antlaşması'nı kılıcının ucuyla yırtarak Anadolu yaylalarında mukaddes savaşı başlattığını duyduğum gün kendi kendime 'Ne güzel bir ölüm fırsatı!' demiştim. Fakat kader, bir siperin çukuru içinde masum bir köylü çocuğuyla üst üste düşüp göçmek şerefine beni layık görmedi."
Tarih
Lina isimli okura yanıt verildi
Hasan Baybörek
Malesef... Güzel özetlediniz...
Puan vermedi·282 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
Gemiler insan olmuş insan olmuş gemiler Sunay Akın'ın dilinden çıkmış onca hikayeler ne çok bilmediğimiz şey varmış ne çok ruh varmış denizlerde. Tarihsel olayları şairlerle buluşturup güzel üslubuyla bizlere sunan Akın'ın kitabı akın akın geliyor denizlerden Ne az okunmuş. Okuyun yeryüzüne tohum gibi saçılan ölüleri.
Önce Çocuklar ve KadınlarSunay Akın · İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,160 okunma
Hasan Baybörek
Her kitabı aynı güzellikle ayrı ayrı güzellikleri içermektedir. Eğer ki okumadıysanız diğerlerini okumanızı tavsiye ederim 😊
İlk defa bir şey okurken böyle eğlendim :dd
-Sen kalk! dedi. Sevinçle fırladım. Sonradan bana arkadaşlarımın söylediğine göre müfettiş, - Kaç yaşındasın? diye sormuş. Ben heyecandan soruyu anlayamadığım için, Amerika'nın keşfini soruyor sandım, - 1492 efendim... diye bağırdım. Şaşkınlıktan gözleri büyüyen müfettiş, - Neee? Kaç yaşındasın? diye bir daha sordu. Ben de, doğru cevap verdiğimi sanarak, - 1492 efendim... diye daha yüksek sesle bağırdım. Müfettiş, - Istanbulu kim fethetti? diye sormuş. Ben ezberlediğim cevap sırasına göre, - Babam... dedim. Müfettişin, soruların sırasını değiştireceğini önceden hiç düşünmemiştim. Müfettiş ayağını yere vurup bağırdı: - Istanbul'u kim fethetti, diye soruyorum. Babam, efendim. -Senin baban kim?.. -Mimar Sinan. - Ağzından çıkanı duymuyor musun oğlum. Babanı soruyorum, Mimar Sinan diyorsun. İşte ancak o zaman kırdığım potu anlayabildim. Ama heyecandan, müfettişin de bağırmasından öyle şaşırmıştım ki, bir türlü kendimi toparlayamıyordum. - Peki, Mimar Sinan ne yaptı? Artık büsbütün şaşırmıştım. O şaşkınlıkla, - Istanbul'u fethetti efendim... diye bağırdım. - Kim: Sözde yanlışımı düzeltmek için, - Mimar Süleyman... dedim. - Süleymaniye Camisini kim yaptı öyleyse? -Sultan Sinan Fatih...
Sayfa 22·Kitabı okudu
Edebiyat
Hasan Baybörek
Çok tanıdık cümleler değil mi, gülümsetti, teşekkür ederim 😊

Gizemizm.

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.·
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2020 127. kitabı
Aziz Nesin
8.7/10 · 20,6bin okunma
Hasan Baybörek
24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun 💯