Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy
10/10
·116 syf.··
2026 34. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:03
Milli şairimizin hayatını anlatan bu eserde; kronolojik olarak hayatını okurken şairimizin ilmi, ahlaki ,sanatsal ve fikri yönünü okuma fırsatı buldum. Mehmet Âkif Ersoy'un hayatı boyunca her yaşadığı olayla ilgili bir şiir yazması, hakikat konuşulması gerektiğinde kimseden çekinmemesi ve arkadaş seçiminde de hakikati açıkça haykıran arkadaşlarla birarada olması beni etkiledi. TBMM tarafından Kur'an'ı Kerim'in Türkçe Meali'nin yazımı için Mehmet Âkif Ersoy uygun görülmüş. Mehmet Âkif Ersoy ise bu görevi Elmalılı Hamdi Yazır'a devretmiş. Mehmet Akif Ersoy: Hafız, Alim, Baytar, Muallim , Milli Mücadeleye katılan bir Kahraman, İslam dünyasının o dönemdeki vaziyetini görüp İslam davası için her türlü fedakarlığı yapan, onların yeniden birlik olup bir Medeniyet kurmaları gerektiği düşüncesine sahip olan ve Asım'ın neslini yetiştirmek gerektiğini savunan Dava Adamı. Müslümanların Milli ve Manevi duygularını güçlendirmek için Milli Mücadelede komisyona katılıp halka moral veren ve kürsülerde halkı bilinçlendirmek için onlara seslenen bir Hatip, Mütefekkir. Dervişlerin ahlakından da ilham alan bir Şair Kitabı okumak isteyenlere tavsiye ederim. (Mehmet Âkifle ilgili okunabilecek kitaplar: Mehmet Akif,Mehmet Âkif, Mehmed Akif (Cilt 1), Mehmed Akif (Cilt 2)
Alıntı
İstiklâlimizin Bülbülü Mehmet Akif ErsoyMustafa Kara · Bursa İlahiyat Vakfı Yayınları · 201324 okunma
Elif Şafak - Ustam ve Ben
Puan vermedi·480 syf.··
2026 13. kitabı
Masal tadında bir eserdi ve verdiği tarih bilgileri kontrol ettiğimde çoğunun gerçek bilgi veya gerçeğe dayandırılmış güzel bir kurgu olduğunu gördüm bu da benim tarihî kurgu okurken en sevdiğim özelliklerden biridir yalnız yarısından sonra kitaba hacim yapsın diye konudan bağımsız küçük anektotlar eklenmiş ve bence eserin ahengini bozmuştur. Yani naçizane kitap normalde yarı hacminde olsa tam ayar olurdu diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın mizaçları birbirinden farklı Nikola Davut , Dilsiz Yusuf ve Hintli filbaz Cihan isimli dört çırağı vardır. Bunlar birbirlerine haset etmesinler diye çalışmalarını birbirlerine göstermeleri ustaları tarafından yasaklanmıştır. İçlerinden Cihan bir gün dört erkek cesedi bulur. Çırak Cihan, sarayda gece duyduğu sesler üzerine girdiği bir odada öldürülmüş genç erkek cesetleri bulur ve bir duvar halısının arkasına saklanarak faillerden korunur ancak orada mahsur kalır. Bir gece bir ulak gelir ve koca Sinanı saraya çağırdıklarını söyler. Gittiği yerde aynı cesetlerle karşılaşan Sinan, içgüdüsel olarak kaldırdığı duvar halısının altında Cihan'ı bulur. Biraz sonra da Sultan Üçüncü Murat gelir. Babası Sarı Selim haremde ayağı kayarak ölmüştür. Bu cesetler de onun saltanatın bekâsı için öldürdüğü kardeşleridir. Sinan'dan daha önce babası için bir türbe yaptırmasını istemiştir ve şimdi de tüm bu cesetlerin de aynı yere gömüleceği bir türbe emri verir. Kaderin cilvesidir ki kendinin 19 oğlu da yine saltanat bekası uğruna yay kirişiyle boğdurulup aynı türbeye defnedileceklerdir. Cihanın amcası üvey babasıdır. Annesini hamileyken dövüp hastalanıp ölmesine neden olur. Sıra Cihan'dadır ve 12 yaşındaki Cihan canını kurtarıp Çota isimli beyaz bir fille gemiyle İstanbul'a gelir. Aslında filin bakıcısı başka biridir ancak onu İstanbul'a getiren kaptan
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·312 syf.··
2026 7. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk’e düzenlenen suikast girişimi etrafında yaşanan olaylar ile İttihat ve Terakki grubuna mensup kişilerin Cumhuriyet sonrası tutum ve davranışlarının anlatıldığı kitap konusu itibariyle ilgimi çekmişti. İttihat ve Terakkinin tetikçi/mafyalarından olan Abdülkerimin, suikast eylemini gerçekleştirecek olan kişleri vapurla uğurlamasıyla başlıyor eser. Akabinde Baytar Rasimin Abdülkerimi bulup suikastin ifşa olmuş olabileceğini haber vermesi üzerine olaylar gelişiyor ve kitaba göre suikastten haberi olmadığı halde tetikçilerin ikna edilmesi için ismi kullanılan Kara Kemal’in durumdan haberdar edilmesiyle kaçış öyküsü başlıyor. Kitabı edebi yönden beğenmiş olsam da ilgili dönem hakkında birçok kitap okumuş biri olarak olayların çarpıtıldığını ve yanlı bir tutumla eserin oluşturulduğunu düşünüyorum. İttihatçıların önde gelen ismi Kara Kemal’in ağzından Halifeliğin kaldırılmasının İngiliz oyunu olduğu, mason loacalarına dokunulmadığı şeklinde söylemlerin dile getirilmesi Kemal Tahir gibi bir isme yakışmayacak, tarihi gözlemden uzak eleştiriler olmuş. Nitekim Halifelik kurumunun Osmanlı döneminde dahi hiçbir avantaj sağlamadığı, aksine zararlarının görüldüğü, genç Cumhuriyet için de hiçbir faydasının dokunmayacağı ve inkılapların önünde engel oluşturacağını analiz etmek zor olmasa gerek. Mason locaları ise 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün onayıyla devletin kamusal alanı şeffaflaştırma, laikleştirme ve gizli yapılanmaları kontrol altına alma politikaları doğrultusunda kapatılmıştır. Dolayısıyla kimi kaynaklara göre 1. Dünya Savaşı sırasında iaşe nazırı olan Kara Kemal’in ismi pek çok yolsuzluğa karışmışken kitapta çok masum bir şekilde anlatılması, suikast ile aslında uzaktan yakından alakasının olmadığına değinilmesi eserin tarihi gerçeklikleri
Kurt KanunuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20166,5bin okunma
4/10
·440 syf.··
2026 18. kitabı
Okuduğum ilk askeri kurgu. Bu kurgudan önce baytar hanım bir ve baytar hanım iki'yi okuyup, o şekilde başlamanızı öneririm. Şu bahsi geçen iki kitapta ana karakterimizin annesi İnci ve Cihangir'in hikayesini konu alıyor. Şahsen ben sahiplendiğim ana karakterlerin yan karaktere düşmesini yadırgıyorum. Bu açıdan ikinci seriden başlamak kendi kanımca iyi oldu. Sevmediğim kısımlardan başlayalım: -Bahar ve Pala'nın atıştığı şu soğuk savaş dönemleri uzun olabilirdi. Şahsen ben o kısımlara seve seve okudum ve daha fazlasına da hayır demezdim. -Bahar'ın sürekli bir şeyleri kanıtlama çabası. Sen kendini bildiğin sürece gerisi teferruat. Asker olmak için çok fedakarlık verdim demesi sıktı cidden. Hani bir kere dersin iki kere dersin anlarım da, her bölümde de olmaz ya... altın sözünü pul etti. Öte yandan ilk sayfalardaki o güçlü kadın profili, gemileri suya indirince, saman alevi gibi söndü. - Yağız Pala; Evet benim sevebileceğim ama aynı zamanda sevemeyeceğim bir karakterdi. Bahar'a da kızma sebebim biraz da bu yönde oldu. Yağız'ı alttan alması, sanırım bu benim yapabileceğim bir şey değil. Öte yandan bilinmezliği karşısında Bahar'ın sürekli Pala'yı sıkıştırmasını hoş bulmadım fakat çıkınca işler değişiyor ne yazık ki; İmdi gelelim sevdiğim kısımlara: -Karakterlerin aileye olan bağlılığına hayran kaldım. Yazarımız Türk aile yapısını güzel işlemiş. +18 smut sahneler yok ve bu da benim için bir artı, zira bu tarz içerikleri çok sevmiyorum. -Askeri diyaloglar ve tabirler güzel araştırılmıştı. -Her bir karakterin özenle işlenmiş oluşu, her birinin farklı karakterlik özelliği hoşuma gitti. Ay ilk bölümde ne güldüm, ne güldüm. -Favori karakterim tabii ki Alper, nedenini sormayın. -Son olarak yazarcığım Dm'den sorduğum sorularımı cevaplarsan sevinirim. İkinci kitapta
Askeri kurgu
Gölgenin GüneşiMeryem Soylu · Parola Yayınları · 2024435 okunma
Puan vermedi·508 syf.··
2025 9. kitabı
Serinin 2. Kitabıdır. İnce Memed den sonra en beğendiğim seri olabilir. Kitaba gelecek olursak; bize savaş sonrası nufüs mübadelesi kapsamında evini bırakıp gelen ya da giden insanların iisizlik, yoksulluk ve gurbet acılarını anlatıyor. İlk kitapta yazar, Vasili ile Poyraz Musa nın başından geçenleri anlatmıştı. Burda da daha çok mübadele sonuncunda adaya gelen insanların; dil, din, ırk ayrımı yapmadan birlikte yaşadıklarını anlatıyor. Adaya uyum sağlamaya çalışıyorlar. Onlarla birlikte ada neşe, hüzün, keder, sevinç hepsi artıyor. Her gelem beraberinde bambaşka hikayeler getiriyor. Her karakterin hikayesinde bir acı , bir hüzün var. Diğer kitapta 2 karakter varken burda ; Karadenizli Nişancı Veli, Girit göçmeni Musa Kazım Ağaefendi, Vanlı asker Baytar Cemil, Uso, Doktor Salman Sami, Halil Rıfat ve ailesi var. Kitabın adıda çok ilginç geldi bana. Adını Karadeniz li balıkçıların deyiminden almış. Deniz o kadar durgundu ki karıncalar su içerdi. İnsanlar artık o kadar yorulmuş ki, kayıplar vermiş ki, kalplerindeki acı o ladar yük olmuş ki adanın muhteşem doğası onşara durgun bir deniz gibi geliyor. Birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışıyorlar. Savaşa gidenleri, kaybettiklerini sabırla umutla bekliyorlar. Belki de gerçekten karıncanın su içtiği kitabı beklemenim ve sabrın kitabıdır. Yazar, farklı kültürlerdeki insanları derinden etkileyen göçü çok iyi yansıtmış. Birbirinden farklı kültürlerden gelen insanların kardeşçesine birlikte yaşamalarını gösteriyor bize. Yeniden var olmanın umudunu veriyor bize. Her şeyiyle muhteşem kitaptı. Dili çok akıcıydı. Sonuyla 3. Kitabı okjmak in teşvik ediyor. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir seri. Herkese iyi okumalar ve bol kitaplı günler dilerim. Karıncanın Su İçtiği Yaşar Kemal
Karıncanın Su İçtiğiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20235bin okunma
5/10
·448 syf.··
2026 53. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:00
Yıllar süren sessizliğimin ardından kitaplara geri döndüğümde, rotamı en sevdiğim tür olan "Asker Kurgusu"na çevirdim. Ancak bu türe çok değer verdiğim için okuduğum kitapların janrın hakkını verip vermediği konusunda oldukça seçiciyim. Maalesef günümüzde bazı yazarların geniş kitlelere sahip olmasından dolayı, bu türün ağırlığını hiç taşımayan içi boş kitaplar "asker kurgusu" etiketiyle sunuluyor. Gelelim kitaba... Bu eser asker kurgusu sayılır mı? Evet. Ama benim için 10/10’luk bir kitap mı? Kesinlikle hayır. Puanım 5/10. ️ İlk kitap nispeten daha iyiyken, bu devam kitabı beklentilerimi karşılayamadı. Cihangir’in işini ciddiye alması, gizlilik kurallarına uyması ve bir askerin taşıması gereken disipline sahip olması çok yerindeydi. Fakat İnci için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Onu bir askerin hayat arkadaşına yakışacak o olgunlukta ve güçlü duruşta göremedim. Bir askere yoldaş olmak, o zorlu mesleğin tüm ağırlığını eşiyle birlikte omuzlayabilmeyi gerektirir. Bu mesleğin kutsallığına ve ağırlığına uygun, daha metanetli karakterler yazıldığında o kurgu benim nezdimde tam puanı alır.
Baytar Hanım 2 - SayeMeryem Soylu · Dokuz Yayınları · 2022416 okunma