Cüzi irademizin evrenin ve bilemediğimiz sayısız bilginin, alemin, fikrin, olasılıkların yanında o kadar küçük kaldığını görüyoruz ki.
İmkansız veya olasılığı 0 dediğimiz olasılık uzayının aslında evrenin 'bildiğimiz gerçeklerin dışında doğru olmayacağı' fikrini reddettiği verilmek istenen mesajlardan biri. Evren ve insan beyni çok derin bir oluşum. Sınır ve bucak yok. Teorilerin, zihin akışının, toplu bilinçaltının iradesinin gerçekten hayata ve evrene hükmedeceğini kim bilebilir?
Kahramanımız epilepsi hastası David Caine ve şizofreni geçmişi olan ikizi Jasper Caine.
İkisinin de temporal lobundaki oluşumun birbirlerine benzer semptomlar göstermesini, önseziler ve öngörülerle geleceği dair ses ve görüntüler yakamaları onları bir deneyin gazisi olmalarına sebep oluyor.
Konusu bilimseverler için o kadar ilgi çekici ki.
Laplacenin şeytanı teorisini tam olarak David üzerinden işlendiğini görüyoruz, odaklanıp gözlerini yumduğunda HerAn'ı gördüğünü, olasılıkları saniyeler içinde hesaplayıp milyonlarca görüntü ve geleceklerin içinden döngüler ve zincirlere şahit olup doğru olanı tercih etmesi üzerine süreç devam ediyor. Ajan Nava ya da Tanja da tabi yadsınamayacak kadar romanı sürükleten karakterlerden birisi. David ile yakıştırmadım desem yalan olur :)) David'in kitap sonlarına doğru, gelecekte yalnız değilim, istesem görebilirdim ama Laplacenin şeytanları da sürpriz sever demesiyle bi tebessüm ettirmiyor değil.
İstatistik, olasılık, fizik, matematik, tıp, teşkilatlar, KGB, FBI, suç ve heyecan severler için mükemmel bir kitap.