Biri-kim

Biri-kim
@baytekiner
Bir garip fikir işçisi. Her zaman ÖĞRENCI, bazen ÖĞRETMEN, bazen YAZAR!
Köyüme döndüğümde, yıllar sonra beni karşılarında gören komşular; “Büyümüşsün,” diyorlardı, “Kocaman adam olmuşsun.” Ben aynı bendim oysa. Boyum uzamış, sakallarım gürleşmiş olsa da o küçük, o zayıf çocuk ruhumu ceketimin altında gezdiriyordum. “Büyümek” ve “adam olmak” kelimeleri üzerinize yakıştırılınca insan ister istemez mutlu oluyor. Büyümek ha… Diyar diyar gezip birkaç şehrin tozunu yuttuktan sonra doğduğunuz topraklara geri döndüğünüzde eşin dostun muhabbet olsun diye üzerinize yakıştırdığı iltifat… İnsana gerçekmiş gibi geliyor. Ne var ki bu iki kavram sonu olmayan bir yolculuk demekti. Fakat ne ben bunun farkındaydım ne bunu bana söyleyenler böyle bir arayış içindeydi.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Saygı
Toplumlar saygı üzerinde yükselir. Göktürk Abideleri üzerinde çalışan bilim adamları tekrar eden kelimelerden yola çıkarak metnin tamamını okumayı başardılar. Tengri, Kültigin ve Türk kelimesinin en çok tekrar eden üç kelime olduğunu gördüler. Buradan hareketle şu yorumda bulundular: “Türk töresi üç şeye saygı üzerine kurulmuştur. Yaratıcıya (Tengri) saygı, yöneticiye (Kültigin) saygı ve millete (Türk) saygı.”
Sayfa 122·Kitabı okudu
Edebiyat
Yaşamak...
"... Yapmak için yıkmak, büyümek için kopmak gerekiyordu. Var olmak, kendi ayaklarınızın üzerinde durmayı keşfetmekle olurdu. Şartları değiştirmeye gücünüz yetmediği zaman şartlara göre kendinizi değiştiriyordunuz...."
Sayfa 21·Kitabı okudu
Edebiyat
Maaşımız...
"Öğretmen olup Amasra’ya tayin olduğumda düşündüğüm şey maaşımın teğmenken aldığımdan fazla mı az mı olduğuydu. Oysa ilçede Balkan ve İstiklal Harbi’ne katılmış bir gazi vardı. Dağlarda çobanlık yaparak geçimini sağlardı: “Barut Hüseyin!” Doksan üç kişi gitmişler, üç kişi dönmüşler. Onu tanıyınca kendimden utandım."
Sayfa 55·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayatın Anlamı
Hayat anlamla kaimdir. Okuduğumuz her kitapta, gittiğimiz her şehirde, sığındığımız her dağda o sırrın izini süreriz. Elimizde asa, ayağımızda çarık yeryüzünü dolaşsak, üstelik Nuh nebi kadar yaşasak bu seyahat yine de bitmez. Yolumuzu kâh Himalaya keser kâh Sibirya kâh Nil… Fakat yaşamak; aramaktır, umudu bırakmamaktır. Olan ve bitmeyen onca şeyden sonra dünyada işgal ettiğimiz yerin farkına varmaktır. Bu kitap, gelişigüzel zamanlarda yürümekten yorulanlara umut adlı ülkenin varlığını hatırlatıyor. Güzel zamanların gelişi için çabalayanların hikâyesinden bahsediyor. Bir yolculuğa davet ediyor sizi; ana teması eğitim olan derin düşüncelerin eşlik ettiği içten bir yolculuğa… Fakat bu yolculukta eğilmek yok erişmek var; almak yerine olmak, bilgiden öte bilgelik var. “Başarabiliriz; en azından deneyelim,” diyor. Sizce de denemeye değmez mi?
Sayfa 13·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam