Kitabı tekrar okumaya başladığımda şöyle bir not düşmüştüm:
“Yirmi iki sene sonra tekrar okuyorum. İlk okuduğum zamandan beri gerek yazarında gerekse bende o kadar çok şey değişti ki! Sanırım
Açıklayıcı, içten bir paylaşım olmuş kıymetli hocam. Son dönemi özetlemişsiniz. Kaleminize sağlık. Türkiye'de hazin bir süreç yaşanıyor: politik mücadeleler ile tam olarak neler olup bittiğini anlayamadığımız bir şekilde pek çok vatan evladı sessizce sahneden çekiliyor. Sahne artık soytarılarındır.
Present perfect tense neydi ? Limit , türev integral ne işe yarardı ? Sonuçta bir şeyler öğrendik mi bilmiyorum ama zannediyorum malumat sahibi olan fakat muhakeme edemeyen insanlar olup çıkmıştık. Diğer taraftan zihnimize doldurduklarımızın çoğunu yazılıdan sonra unutup gidiyor , öğrendiklerimizin hayatla olan irtibatını kuramıyorduk.
Merhaba sevgili kitap kurtları bugün sizlere deneme tarzında yazılmış bir kitapla geldim
Yazarın kaleminden okuduğum ikinci kitap İlk kitap #KışÜzümü nü severek okumuştum.
Bu kitap 3 bölümden
"Yaşadığımız her şeyin bir "iz düşümü" var.
Çocukluğumuzun iz düşümü, Gençliğimizin iz düşümü,
Acının iz düşümü,
Mutluluğun iz düşümü...
Zaten işin sırrı da burada değil mi..."