Puan vermedi·72 syf.··
2026 128. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:44
Altıncı Koğuş, yalnızca bir akıl hastanesi hikâyesi değil; insanın acıya, adaletsizliğe ve toplumsal yargılara bakışını sorgulayan güçlü bir eser. Çehov, ‘delilik’ kavramını ters yüz ederek okuyucuyu rahatsız eden ama düşündüren bir anlatı sunuyor. “Delilik bazen toplumun aynasıdır.”
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma
Puan vermedi·
"Sözüm ona modern çağda sevmekkk... Sevmek ne uzun ve zor kelime aslında haddini, edebini bilene tabi eskiler ne güzel demiş Edeb ya hû!!! İnsanların sevgi adı altında birbirlerinin arkasından işler çevirmesinden, samimiyetsizce gülümsemelerinden, kadınların da erkeklerin de 'bir sürü seçeneğim var' diyerek önüne geleni takip edip, beğenip sonra sessizce ortadan kaybolmalarıyla dolu bir çağda sevmek... İlişkileri bir ego tatmini aracına dönüştürmelerinden, kendi bencilliklerini masum insanların verdiği değerle beslemelerinden yorulduğumuz bir zaman.. Ne kadar kötü seven, ne kadar eksik kalan, ne kadar emek vermekten kaçan insanlarla dolu bir çağ bu. İnsan; durup dinlemeye, gerçekten bakıp görmeye, hissetmeye bile zaman bulamıyor. Belki de zaman bulmak istemiyor. Çünkü hissetmek sorumluluk getiriyor, anlamak emek istiyor, kalmak cesaret gerektiriyor. Bu yazılan satırlar bile muhtemelen yalnızca bir beğeninin ardından sonsuz kelimeler arasında kaybolup gidecek. İşte hızın acımasızca tükettiği çağın gerçeği bu. Hayallerden, kalplerden ve insanlığın içindeki güzel parçalardan çalarak büyüyen bir çağ... Dürüstlüğün bu kadar nadir, sevmenin bu kadar ucuz ve yüzeysel hâle gelmesine üzülüyorum. Neden herkes birbirini öylesine deniyor? Neden kimse gerçekten kalmaya niyet etmiyor? Neden bir insanın kalbini tanımaya çalışmadan, onu yalnızca bir ihtimalmiş gibi tüketip geçiyor? Biriniz de sahici olun istiyor insan. Biriniz de cesaret gösterin. Eğer samimiyetiniz yoksa insanların hayatına dokunmayın. Eğer kalmaya niyetiniz yoksa umut vermeyin. Eğer sevmeye cesaretiniz yoksa yüreği güzel insanları yaralamayın çünkü sevmek farkındalık ister güç ister kum fırtınasında güneşe bakamayacaksan niye güneşi hep görmek istiyorum diyorsun ki ? Bazen şöyle demek geliyor içimden: Bu çağın
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,385 okunma
Reklam
Puan vermedi·216 syf.··
2026 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:01
Hayal Ağacım İğde – Bige Güven Kızılay Bazı kitaplar olaylarıyla değil, hissettirdikleriyle akılda kalıyor. Hayal Ağacım İğde de benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Yazar, sade ama etkileyici anlatımıyla okuyucuyu çocukluğun, hayallerin ve insanın kendi iç yolculuğunun izinde samimi bir dünyaya davet ediyor. Kitap boyunca zaman zaman kendi anılarıma döndüm, zaman zaman da hayallerin insan hayatındaki yerini yeniden düşündüm. Karakterlerin duyguları ve yaşadıkları olaylar gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Özellikle umut, aidiyet ve büyüme temalarının işlenişini başarılı buldum. Akıcı dili sayesinde kısa sürede okunabilen, ancak etkisi okuma bittikten sonra da devam eden bir eser. Duygusal yönü güçlü, içten ve sıcak hikâyelerden hoşlananlara tavsiye ederim. Puanım: 5/5 "Bazen insanın en büyük yolculuğu, kendi hayallerine doğru attığı ilk adımla başlar."
Hayal Ağacım İğdeBige Güven Kızılay · İnkılap Kitabevi · 202556 okunma
5/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
"Güvenli Liman - Danielle Steel" Hayatında hiçbir şey yolunda gitmiyor mu? Her şeyi ve herkesi sen mi idare ediyorsun? Büyük kayıplar mı verdin? Hayat seni çok mu yordu? Güvenip sığınabileceğin bir liman mı arıyorsun? Haydi gel, sana güzel bir kitap anlatayım... "Her hikâye, ikinci bir şansın ışığını bekler." Havanın rüzgârlı olduğu bir yaz günü, San Francisco’nun Safe Harbour kasabasının sahilinde kızıl saçlı küçük bir kız çocuğu şirin köpeğiyle yürüyüş yapıyordu. Yanlış hatırlamıyorsam 11 yaşında olmasına rağmen kısacık ömründe trajedik olaylar yaşamış, 9 ay önce babasının kullandığı özel uçağın düşmesi sonucunda hem babasını hem de abisini kaybeden Pip, sanki çocuk değil de bir yetişkinmiş gibi acısını içine gömüp gidenlerin ardından sessizce yas tutuyor. Annesine destek olmaya çalışır. Pip'in annesi Ophélie ise canından bile çok sevdiği oğlunu ve 20 yıldır deliler gibi sevdiği kocasının ölümüne inanamıyor, aylardır acıdan kıvranıyor, kendini, hayatını, kızını her anlamda ihmal edecek kadar diplerde gezerek depresyondan çıkamıyor. Ophélie'yi empati kurup anlamaya çalışsam da kızdığım yerler oldu. Sonrasında tüm hatalarını telafi ediyor o ayrı. Ama tüm hayatını adayacak kadar oğlunu ve kocasını ne kadar severse sevsin, bir anne olarak kızını hiçbir zaman ihmal etmemeliydi. Pip, sahilde yürüyüş yaparken birden resim yapan bir adam görüyor ve sessizce izliyor. Matt yaşadığı zorlu boşanmadan çocukları da dâhil her şeyini kaybetmiş bir adamdır. Matt, Pip'i görür görmez kendi kızına benzetir ve aralarında çok saf, çok doğal, samimi bir arkadaşlık başlar. Pip'in çekingen, içine kapanık oluşu, acı dolu bakışları, resime olan tutkusunu gördükçe Matt, hassas özel bir çocuk olduğunu hisseder. Pip, annesinden gizli her gün sahile Matt'in yanına gelir. Onun yanında huzur
Güvenli LimanDanielle Steel · Arkadya Yayınları · 202542 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:55
Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti – Güneç Aydın Selam kitap dostlarımm Bugün kapağının renkleri kadar sıcak ve samimi bir kitapla geldim. İçinde birbirinden farklı 14 kısa öykünün yer aldığı bu kitabı okurken birçok farklı hayatın kapısını araladım. Yazardan ilk kez okuma yaptım ve kalemiyle tanıştığıma memnun oldum. Öykülerin tamamını severek okusam da beni en çok etkileyenler, Mesut ve Bahtiyar, Dövmeci Kadın Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti oldu. Öykü kitaplarını ayrı bir seviyorum. Çünkü her hikâye bizi başka insanların hayatlarına misafir ediyor. Bazen bir gülümseme bırakıyor yüzümüzde, bazen de içimizde ince bir sızıya dönüşüyor. Her öykü yeni bir deneyim, yeni bir bakış açısı sunuyor. Kitapta yer alan Arka Bahçe hikâyesindeki Sarı Uğur, Gaye, Didem ve Ezgi; Mesut ve Bahtiyar öyküsündeki samimi diyaloglar; Ayçiçekleri İçin Uyku Vakti hikâyesindeki Şükran Hanım ve Zeynep uzun süre aklımda kaldı. Güneç Aydın, gündelik hayatın içinden sıradan gibi görünen anları insanın kalbine dokunan ayrıntılarla anlatmış. En sevdiğim yanı ise her hikâyenin ardından beni kısa bir düşünce yolculuğuna çıkarması oldu. Çünkü bazı hikâyeler bittiğinde değil, düşündürmeye başladığında değer kazanıyor. Kısa ama iz bırakan hikâyeler arıyorsanız, Birden çok hikâyeye konuk olmak onların hayatlarına girmeyi düşünüyorsanız, Mutlaka okumalısınız, çünkü ben okudum ve çok beğendim.
Ayçiçekleri İçin Uyku VaktiGüneç Aydın · Kaktüs Sanat · 20261 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
“Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin” Bütün dünya bir araya gelse ve sana geç kaldığını söylese bile, hayır, kalmadın! Aksine, tam da yeniden başlaman gereken noktadasın. Üstelik bazen öyle düşünmekten kendini alamasan da, hiçbir şey kaybetmedin. Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi… Sen, seni daha da güzelleştirecek adımlarla yoluna devam edeceksin. Kaybettiğin için üzüldüklerinin, aslında kurtulduğun yükler olduğunu göreceksin. Mesele kaybetmekse, hayatta bu da var, kaybedeceksin; ama senden gidenlere üzülmeyeceksin, yerine daha iyilerini getireceksin.
Hayat Kaybettiğin Yerden BaşlarMiraç Çağrı Aktaş · Indigo Yayınları · 20217,8bin okunma
Reklam
Reklam