'Bitkiden farksız bir bebeğin ölümü' diye Bird kendisine en sivri ucuyla saplanan açıdan bebeğinin talihsizliğini düşünmeye başladı. ''Bir bitkinin işlevlerinden fazlasına sahip olmayan bebek ölürken acı çekmese bile, acaba ölüm onun için ne demek? Ya da yaşam? Milyonlarca yıldır süregelen boşlukta küçük bir tanecik şeklinde varlık filizi ortaya çıkıyor, on ay boyunca serpiliyor. Elbette bebeğin bunun bilincinde olmasına imkan yok.
Ilık, nemli, yumuşak ve karanlık bir dünyayı tek başına doldurarak, dizlerini karnına çekmiş halde varlığını sürdürüyordu yalnızca. Sonra taşıdığı tehlikeyle birlikte dış dünyaya. Soğuk, sert, kuru ve gözleri kamaşacak ölçüde aydınlık. Bu dünya tek başına dolduramayacağı kadar geniş .
Muazzam sayıdaki yabancı insanla birlikte yaşamak zorunda. Fakat, bitkiden farksız bebeğin bu dış dünyada kalabileceği süre sayılı saatlerden öteye geçmeyecek. Sonra nefesinin duracağı an gelecek ve yeniden milyonlarca yıl süregelen hiçlik çölünde minnacık bir kum parçasına dönüşecek. Mahşer günü son mahkeme kurulacaksa bile, doğar doğmaz ölüp giden bitkiden farksız bir bebek ne tür bir ölü olarak dava edilir ve hakkında nasıl hüküm verilir? Deliller yetersiz değil mi? Evet öyle, deliller yetersiz." Bird gitgide derinleşen bir korku nefesini daraltana kadar düşünmeye devam etti.
Eğer orada tanık olarak beni çağırsalar bile, kendi çocuğumu tespit edemem herhalde, bebeğin başındaki yumruyu işaret olarak kullanmadığım müddetçe."