Mecruh

Bird sinsi bir rahatlamayla derin bir korkuyu aynı anda yaşıyordu . "Ben o bebeği zamanla unutur giderim herhalde; sınırsız bir karanlıktan çıkagelip on aylık embriyo halini yaşayan, sonra da kısa bir zaman da olsa dayanılması güç bir rahatsızlık yaşayarak, yeniden mutlak bir karanlığa gömülüp gidecek olan o varlığı. Belki de her şeyi hemen unutuveririm. Belki de, kendi ölümüm yaklaştığında yeniden anımsarım. O an geldiğinde ölüm sıkıntım ve korkum bir kat daha artarsa eğer, tam anlamıyla olmasa da babalık görevimi yerine getirmiş olurum."
Sayfa 48·Kitabı okudu
İnsan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ben jinekoloğum ama beyin fıtığı vakasıyla karşılaşmış olmam büyük şans. Otopsisine de katılmak niyetindeyim. Şu aşamada böyle şeyler söylemek yersiz kaçabilir belki ama bu birikimler sağlıyor tıbbın gelişmesini. Senin bebeğinin otopsisi beyninde fıtık olan başka bebeklerin kurtulması için bir ışık olabilir. Dürüst olmak gerekirse, hem bu bebek için hem de siz karıkoca için bir an önce ölmesi en iyi şey olur. Bu tür bir bebek için boş yere ümitlenenler olabilir ama evet, bu durumda ne kadar çabuk ölürse o kadar iyi. Benim kuşağımın karakteri böyledir belki de.
Sayfa 42·Kitabı okudu
İnsan
Sürekli tutkuyla okuduğu Afrika'yla ilgili keşifler tarihi konulu bir kitapta şöyle bir pasaja rastlamıştı: "Kaşiflerin anlattığı tüm yerlilerin çılgınca sarhoş olma adetleri günümüzde de devam etmektedir ve bu adet şu an bile bu güzelim toprakların yaşantısında bir şeylerin eksikliğine, içten gelen bir patlama ve yok olma ümitsizliği batağına insanları çeken köklü bir hoşnutsuzluğun varlığına işaret etmektedir."
Sayfa 17·Kitabı okudu
1000Kitap

Mecruh

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
Beğendi
·
19 günde okudu
·
2020 32. kitabı
Cahit Zarifoğlu
8.4/10 · 5,1bin okunma
Yine Zevrak-ı Derunum Kırılıp Kenare Düştü
Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il Bana kendi tâli`imden bu siyeh sitâre düştü Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla yâ hû Bu değildi niyyetim bu yolum intizâre düştü Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân Kimi terk-i nâm u şâne kimi it`ibare düştü Şeyh Galip
Edebiyat