"Ölüme bu kadar takılıp kalma oğul! İnsanlar ölmek için doğuyor. Zaman bir bezirgân, ölüm alır, ölüm satar. Gecede ve gündüzde, gençte ve yaşlıda, iyide ve kötüde hep budur yaptığı. İnsan gaflete kapılıp zamanı öldürdüğü için yapar bunu. Bir intikam alır gibi. Ve zamanlar öldükçe ölümün zamanı gelir. Kaçışı olmayan andır o. Bir yerde susmak gibi; bir yerde konuşmak kadar… Ebedî hakikatin ta kendisidir ölüm. Her başa gelecek ve tek başına olacak."
"Ayrılışın ızdırabıdır beni düşündüren babacığım, yaşlılığın verdiği sıkıntıdır. Yoksa bilmez miyim ölümün yalan dünyaya gerçek teselli olduğunu. Ayrılık, hasret ve hicran... İşte ölümden zor olan."