Mantua doğurdu beni, Calabria aldı geri, Napoli’nin kollarındayım şimdi; söylediğim şarkı meraların, çiftliklerin, liderindi. ( cehennem ve arafın görevini bana teslim eden virgil'e ithafen:) )
Nasıl seviyorsam seni fani bedenimin içindeyken, Ondan özgürleşmiş haldeyken, aynıyla seviyorum halen; Duracağım buna binaen; ama neden bu yolculuktasın sen?
Hem her şey insanın kendi elinde, hem de insan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor...Bu artık yadsınamaz bir gerçek, bir belit. İlginç bir şey, acaba insanlar en çok neden korkarlar? Atacakları yeni bir adımdan, kendi söyleyecekleri yeni bir sözden herhalde...
Aşkın özü yanılmaktır. Geçici aşk, dizleri nasırlanmış bir ingiliz hizmetçi kız gibi aptallaşıp dizlerinin üzerine çökmek anlamına gelmez. Tatlı aşk neşeyle aldanır! Yanılgının insana özgü olduğu söylenir, ben yanılgının aşk olduğunu söylüyorum.