Bunca yıllık ömrünüz size ne öğretti desem...
Seksen yaşına dayandım, kadınlardan daha çok korkuttuğum bir şey yoktur.
Allah Allah, neden ki?
Çünkü şeytan bir hususta ne zaman ümidini kesse, ona mutlaka kadınlar yoluyla sızmaya çalışır.
Sayfa 24 - Said b. Müseyyeb ile baş başa·Kitabı okudu
Sen ey diliyle kardeşini yaralayan yeni zamanlar hasetçisi... Sen ey sözüyle kardeşinin yakasına bir daha hiç çıkaramayacağı en yapışkan, en zalim etiketi takan şimdiki zaman kalleşi...
Bilmez misin ki, kıymetini kardeşlerinin bilmediği bir kardeş, güzeller güzeli Yûsuf da olsa, ucuza satılmıştır artık. Bilmez misin ki, onuru ayaklar altına alınmış bir kardeş, rüyaların sultanı Yûsuf da olsa köle pazarına sürülmüştür artık.
Hastalık, fakirlik ve itibarsızlık. Kırk gün geçti üçü de uğramadı. Keyfin yerinde, hasta değilsin, fakirlik yok, sana hep selam veriliyor, saygı duyuluyor ve kırk gün bu hâl devam etti. Sen o zaman kork! Çünkü gözden çıkarılana böyle yapılır. Allah göstermesin! Yani insanın eksiği olur. “Derd ü belâ kemend-i mahbübdur;” der eskiler. Dert ve bela, sevilenleri çekmek için atılan kementtir. Gül habercisinin diken olduğunu unutmamak lazım.