Yanılsama gibi... (Bana öyle geldi.)
Puan vermedi·88 syf.··
2026 17. kitabı
Bir erkeğin istemeden evlense de erişemedigi karısının hal ve hareketleri karşısında şekillenen hayatıymıs gibi görünüyor kitap okurken. Ama benim aklımdan: O erkeğin halk; "kahpe"nin ülkenin o devir ki yöneticileri ve kalemdan üzerine endamıyla çizilen rüya mı gerçek mi anlayamadığı o güzel kızın, bir yönetim rejiminde hasret duyulanları içeriğinde barındıran hayalleri temsil ettiği geçti... Gösterip elletmeyen o "kahpe"nin en sonunda gözünü çıkarmış olması da halkın bir yerde baskıcı yönetimi alt edeceğine inanışı olsa gerek dedim. Çünkü (syf.37) "Ne mal dârem ki dīvān behored / Ne din dârem ki şeytan bebered" ~ne malım var kadıya yedirecek, ne dînim var şeytana verecek.~ verecek diyordu kahraman. Yazarın hepi topu 69 sayfaya sığdırdığı felsefi sayılabilecek düşündürücülüklerle dolu bu kitabı bana daha ziyade siyasi geldi. Düşüncelerimiz her konuda uyuşmasa da okunmaya değer bir kitaptı.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Rezalet Bir Çeviri
Puan vermedi
Kitabın çevirisi aşırı özensiz, kötü ve hatta hatalı. Ayrıca metinde çok ciddi bir eksiltme de var; yaklaşık %30 - %40 arası bir kırpma söz konusu. Çevirmen berbat bir iş çıkarmış. Bunu herhangi bir yapay zekaya - hatta Google Çeviriye bile çevirtip okumaya kalksak daha iyi sonuç alırız. Çeviriden birkaç örnek vermek istiyorum. 1-) Orijinal kitaptan bir cümle: "The garden was overgrown, full of red-flowering oleanders and with Asiatic pines round a ruined fountain." Türkçe çevirisi: "Sütunlarla dolu bahçe ise oldukça bakımlı görünüyordu. Harap olmuş bir çeşmenin etrafı çeşitli çiçeklerle doluydu." Burada "overgrown" derken = yani bahçedeki otlar büyümüş, yabani otlar sarmış, BAKIMSIZ kalmış diyor. Bunu "Bakımlı" olarak çevirmek için gerçekten kötü ve yanlış çevirmeye çaba harcamış olmak lazım. 2-) Orijinal dilde bir betimleme: "...with moving wrinkles under them as though the whole lower part of his face were on a hinge." Yani karakter konuşurken yüzünün alt kısmının / çenesinin, bir menteşeye bağlıymış gibi hareket ettiğini söylüyor. Bu zihinde kolayca canlanabilen çok güzel bir görsel betimleme. Ama Türkçe çevirisi: "Zeki gözlerinin altında kırışıklıklar görülüyordu." 3-) Kırpılmış paragraflardan bir örnek: "The Street of Tombs lies outside the walls of Pompeii. It leads from the Herculaneum Gate, descending a shallow hill like a broad trough of paving-blocks between a footway on either side. Cypresses stand up over it, and make this street of the dead seem alive. Here are the burial-vaults of the patricians, the squat altars hardly yet blackened to ruin. When this man heard his own footsteps there, he felt merely that he had got into a neglected suburb. The hot, hard light shone on paving-stones worn to ruts by cartwheels; on grass sprouting in cracks, and
Yeşil KapsülCarter Dickson · Akba Yayınevi · 19766 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
Bu kitabı nasıl tarif etmeli bilmiyorum. Başladım anlamadım bıraktım tekrar başladım üç dört kez en başa geldim tekrar okudum. Bitirince boş boş duvara baktım. Ben ne okudum şimdi. Üzerine düşünüp düşüncelerimi demlemeli tekrar bakmalıyım ne okuduğuma. Karakterler tek kişi midir? Sadık’ın kendisi midir? Yoksa Tanrı mıdır? Kimdir erkek karakterler. Kız kimdir “kahpe” karısı kimdir? Kızın gözlerinde, hayatının bütün acı macerasının akıp gittiğini görür; resimleri karşılaştırınca da anlar ki, çok zaman önce bir kader arkadaşı vardır; lanetlenmiş ve kendisi gibi acılar çekmiş bir ressamdı bu. Zaman ve mekan anlamsızlaşır gözünde. Artık bilmez olur, Hayyam'ın doğduğu kentte, Nişabur'da mı, İran kültürünün eski merkezlerinden Belh'te mi, yoksa Benares'te mi yaşamıştır ya da yaşamaktadır. Güzelliği, safiyeti aramış olanların hepsi, yanan mumlar gibi eriyip tükenmişlerdir. Bu düşünce yatıştırır onu. Hatta ihtiyar hurdacı, evreni simgeleyen eski püskü öteberisiyle, evet o ihtiyar hurdacı da bir zamanlar çömlekçiydi, kendisi gibi sanatkar yani. Yalnız ölüm kurtarır, bizi bütün aldanışlardan bir ölüm kurtarabilir, ama ancak şu ölüm: Bize yeni yeni azaplada dolu ahreti lütfedecek olan değil de, bizi hiçlik ülkesine, boşluklara gömecek olan ölüm. Burada da ustayı hatırlayacağız. Hayat ve ölüm, ebedi bir çemberdir. Parçalanır, toprak oluruz, toprağında yeni çömlekler, testiler yapılır; ama ölümden sonra yaşamayı sürdürmek konusunda hiçbir şey bilinmez.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 21. kitabı
Epilepsi hastası genç bir çocuğun babasıyla birlikte tedavi için geldiği Fransa’da bir ilaç tedavisi için iki gün boyunca uyanık kalması gerekmektedir. Uyanık kaldığı bu süre boyunca da daha önce hiç bu kadar yakından tanımaya fırsat bulamadığı babasıyla sıcacık bir ilişki kurmasını anlatıyor bu kitap. Bana Before Sunrise ve Before Sunset filmlerini hatırlatan bir kitap oldu. Keyifliydi.
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,064 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 22:06
Sanırım hayatımda bu kadar detaylı yazılmış bir İngilizce kitap okuduğumu söyleyemem. Bir noktadan sonra bu kitabın iyi çevrilmiş bir Türkçe versiyonunu okumayı gerçekten çok isterdim, ama sanırım böyle bir çevirisi yok — ya da en azından ben denk gelmedim. Bu kitabı okurken bir an bile küçük bir detayı kaçırırsanız, ne okuduğunuzu unutabiliyorsunuz. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değil. Her şey düşüncelerden ibaret ve düşünceler her şey olabilir, değil mi? Mutlu bir şarkı sizi iyileştirebilir ya da hüzünlü bir şarkı kırık parçalarınızı onarmanıza yardımcı olabilir. Okurken hikâyenin nereye varacağını çok merak ettim ve tahmin ettiğim gibi hiç olmadı. Hatta sonu beni gerçekten şaşırttı. Kafamın karıştığı çok fazla yer oldu. Ana diliniz dışında bir dilde kitap okumanın zorluklarından biri de bu sanırım. Ama Raya ve Q’yu karakter olarak gerçekten çok sevdim. Hâlâ sonundan emin değilim. Gerçek miydi, hayal miydi? Mutlu oldular mı? Birbirlerine kavuştular mı? Bence yazar bana bir açıklama borçlu. İlk başta treni çok sevmiştim ama trenin sırları ortaya çıktıkça, Raya gibi ben de aslında böyle bir trende olmak istemediğimi fark ettim. Ama eğer bir gün denk gelirseniz, bence okuyun. Çünkü sizi oldukça ilginç bir yolculuk bekliyor olacak. Sözlerimi kitaptaki Raya’nın şarkısıyla bitirmek istiyorum: Live. Breathe. Be. --- I don’t think I’ve ever read an English book written with this much detail before. At some point, I really wished I could read a well-translated Turkish version of this book, but I don’t think one exists — or at least I’ve never come across it. While reading, if you miss even the smallest detail for a moment, you suddenly forget what exactly you’re reading. Because nothing is what you think it is. Everything is made of thoughts, and thoughts can become
The Elsewhere ExpressSamantha Sotto Yambao · Del Rey Publishing · 20261 okunma
bunca zamandır neden beklemisim?
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 16:47
Evet hanımlar beyler beklenen an sonunda geldi çattı ve 1k ya dönüşümü çok büyük bir seriyle başlatmak istedim. Bunun için de Percy Jackson ve Olimposlular serisini seçtim. Kararımdan hiç pişman değilim. Spoilersiz bir şekilde kitaptan bahsetmem gerekirse her ne kadar çocuk kitabı olarak geçse de yazım dili olsun diyalogları olsun olay akışı olsun hiç öyle hissetirmedi. Okurken bir hayli keyif aldım. Uzun süredir bu kadar keyifle bir kitap okuduğumu hatırlamıyordum doğrusu. Percy ve Annabeth'e tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Aralarındaki iletişim sürekli atışmaları Annebeth'in durup durup Percy'e Yosun Kafa demesi. Percy'nin Annebeth'e Akıllı Kız demesi cok tatlıydı. İkisini de çok sevdim. Kıvırcık'ı da oldukça sevdim ama Percy ve Annabeth hissetirmedi yine de üçlümüzü okurken cok keyif aldım. Buradan itibaren spoilera geciyorumm okumayanlara kesinlikle önerimdir. Percy Jackson okumanın bence bir yaşı yok. Luke'un ihaneti ve o altmış saniye muhabbeti. Yani nasıl desem ben ters köşe olmadım öncellikle. 12 yaşında olsaydım hayatımın ihaneti olurdu ama l've seen this film before rick üzgünüm. Luke'i da hiç sevmemiştim zaten. Son olarak Mitolojiye olan ilgimi körükledi. Daha fazla şey araştırmaya başlayacağım sanırım. Not: Kabinimi soracak olursanız tabii ki 3. kabinim. Her daim denize hayranız.
Mitoloji
Şimşek HırsızıRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20179,8bin okunma