Begüm

Begüm
@begm____
Ankara
8 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
“…her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şey de yalnızlık. Doğası gereği kendini aşmaya zorlanan, edebiyatın fantastik imgeleriyle beslenen hayal gücümüz, kendimizin en aşağıda bulunduğu bir dizi varlığı sıraya sokuyor, dışımızdaki her şey daha güzel, bizden başka herkes daha mükemmelmiş gibi görünüyor. Ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor. Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz. Böylece şanslı kişinin, yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor. Oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz ve elbette insan bunu ancak başkalarıyla aynı konuma gelince veya onların önüne geçince anlayabiliyor.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Genç Werther’in Acıları
…o kendisini ne kadar sevdiğimi hiç bilmeyecek; hem onu yakışıklı olduğu için sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neden yoğurulmuşsa, ikimizin ki de aynı. Linton’ınki ise, ay ışığının şimşekten, buzun ateşten ayrı olduğu kadar bizimkinden ayrı.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Martin sert bir tavırla, “Bunu neden daha önce göze almadın?” diye sordu. “Bir işim yokken? Açlıktan kırılırken? Bir insan, bir sanatçı olarak tıpkı şu anda olduğum gibi biriyken, aynı Martin Eden’ken? Günlerdir kendime sorduğum soru da bu - sadece seninle değil, herkesle ilgili. Anlayacağın varsa ben değişmedim; ama birden kıymete binmem sürekli bu konuda kendi şüphelerimi gidermeye zorluyor beni. Kemiklerimin üzerindeki etler aynı, yine eskisi gibi ellerimde ve ayaklarımda onar parmağım var. Ben aynı insanım. Yeni bir güce sahip değilim, yeni bir beceri geliştirmedim. Beynim aynı beyin. Edebiyat ya da felsefe üzerine tek bir yeni genelleme yapmışlığım bile yok. Beni kimselerin istemediği zaman kişilik olarak ne ölçüde bir değere sahipsem şimdi de aynı değerde bir insanım. Beni şaşırtan şey, insanların beni şimdi istemeleri. Beni ben olduğum için istemediklerine şüphe yok; zira ben, o eskiden istemedikleri insanla aynı kişiyim. O halde beni başka bir şeyden ötürü istiyor olmaları lazım. Benim dışımda olan bir şey için, ben olmayan bir şey için! Sana o şeyin ne olduğunu söyleyeyim mi? Elde ettiğim tanınmışlık için. Ben o tanınmışlık değilim. Diğer insanların zihinlerinde var olan bir şey o. Ayrıca bir de kazandığım ve kazanmaya devam ettiğim para için. Fakat ben paradan da ibaret değilim. Para bankalarda ve herkesin cebinde olan bir şey. Ve şimdi sen de beni şöhret ve para için istiyorsun, değil mi?” … “Demek istediğim, eğer beni seviyorsan, nasıl oluyor da aşkın beni reddedecek kadar zayıfken sevdiğinden çok daha fazla seviyorsun şimdi beni?”
Martin Eden
“Hep ölmeden önceki dakikalarda insanın bütün hayatının gözlerinin önünden geçtiğini duymuştum. Bir bakıma doğruydu. Ancak, görüntüler belli bir sırayla ya da rastgele gelmiyordu. Aklınızda tek bir görüntü beliriyordu ve gördüğünüz ve hissettiğiniz her şey o oluyordu. Gözlerinizin önünden geçen şey gerçek hayat değildi. Gözlerinizin önünden geçen şey hayatınız olan insanlardı.”
“Aşk her zaman güzel değildir, Tate. Bazen bütün vaktini eninde sonunda farklı olmasını umarak geçirirsin. Bazen daha iyi. Sonra bir bakmışsın, başladığın yere dönmüşsün ve yolun bir noktasında kalbini kaybetmişsin.”