Ayrılık Provaları
### I. olmadım! dağların sabrına sığındığımdan beri olduğum yok artık benim. bulamadım, taş neden yüzünü döndü bana ne söyleyecekti eğilip baktığım su rüzgâra kapılmış sağrısı o atın bana ne dileyecekti? âh ki durmadım dünyada soluklanmak için. koyun koyuna uyuduğumuz tepedeki çimenlikten beri çok vaadiyle dünyanın çok gözler gelip geçti canımdan ama olmadım! hepsi birdi sevgilim nasılsa sonunda hepsi birdi. ### II. filizkıran fırtınasıydı hayatım! iyi hatırla! kimin yüzüyle gelmiştin bana bir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığı kimin yüzüyle hayatım? ayrıldığımızda kimdik şimdi hangi gövdenin içindeyiz küçük bir çıngırak çalarken sabahları.. bağışla! bazı zamanlar unutuyorum yola uzun bakmayı. bazı şarkılardan geçmeyi örneğin:
" Gök kubbenin altında bir yerlerde bir çocuk o mahzun, büzülmüş, titrek dudaklarıyla içini çeke çeke ağlıyorsa, bundan tüm insanlar bir sorumluluk hissesi almalı. "
Sayfa 131 - Çınaraltı Yayın Dağıtım·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
" Atın yorgunluğunu yem, yiğidin yorgunluğunu dem alır "
Sayfa 27 - Çınaraltı Yayın Dağıtım·Kitabı okudu
Duvarın öbürü yanında yukarı tırmanmış sarmaşıklar vardı, onlar kalacak ama begonvil yanlış yerde dünyaya geldiğini anlar anlamaz ölecekti. Muhtemelen bunu şansızlık sayacak, nasıl bir cehennemden kurtulduğumu hiç bilmeyecekti. Güzel ama aptal begonvil!
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Ne mi yapacağım bundan sonra? Ayak izlerimi silmek için sana gelen yolları tersinden yürüyeceğim önce. Şiir okumayacağım bir süre. Hediyelik eşya satan dükkânların önünden geçmeyeceğim. Senin için biriktirdiğim yağmur suyunu bir gül ağacının dibine dökeceğim. Yeni bir yanlışlık yapmamak için telefonlara çıkmayacağım. Ardı kuş resimli aynalar arayacağım mahalle pazarlarında, gençliğimi anımsamak için. Emekli kahvehanelerinde yaşlılarla konuşarak sonumu görmeye çalışacağım. Fotoğraflarını güneşe koyacağım bir an önce solsun diye. İçinde ay ışığı, iğde kokusu ve begonvil bulunan tüm resimleri duvarlardan indireceğim. Mican türküsünü asacağım yerlerine. Falcı kadınlara inanmayacağım artık. Trafik polis-lerine adres sormayacağım. Geleceğe ışık düşüren bir gülüşle gülmeyeceğim kimseye. Fesleğenden başka çiçek koymayacağım penceremin önüne. Büyük kentlerin varoşlarında çırpınan üç milyon yurtsuza evimi açacağım. Nerde bir kayıp, bir faili meçhul varsa bıraktığı acının yanına resmini asacağım. Şaşırma yetimi korumak için yeni aşklar bulacağım kendime. Ne yapacağımı sanıyorsun ki, tenin tenime bu kadar sinmişken; ömrüm azala azala akarken önümde; gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken... Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime, bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım.
Sayfa 111
''Begonvil''i bizim edebiyatımızda ilk kim anmıştır bilemem. Örneğin, Halikarnas Balıkçısı'nın öncesinde kimseler var mıdır? Edebiyatımızda kırlarla, çiçeklerle en çok konuşan şairlerinden biri olduğu için İlhan Berk'e sormak gerekir belki de.
Sayfa 18·Kitabı okudu