"Biz insanların kitap yakmakla başlayıp sonunda insanları yakmasıyla ilgiliydi."
"Ama tanıdığım herkes ya bağırıyor ya ortalıkta çılgınca dans ediyor ya da birbirini dövüyor. Bugünlerde insanların birbirini nasıl incittiğini fark ediyor musun?"
"Durmadan boşluğa, boşluğa düşüyordu ve asla -tam anlamıyla- dibe -dokunamıyordu- asla- asla- tam anlamıyla - hayır tam anlamıyla değil - dibe-dokunamıyordu...ve insan öyle hızlı düşüyordu ki kenarlara da dokunamıyordu...asla... herhangi bir şeye...tam anlamıyla... dokunamıyordu."
"Seni rahat mı bırakayım! Bu çok güzel, ama kendimi nasıl rahat bırakabilirim peki? Rahat bırakılmamıza gerek yok. Aslında arada sırada rahatsız edilmemiz gerek. En son ne zaman gerçekten rahatsız oldun? Önemli bir konuda, gerçek bir konuda?"
" 'Nereden başlayacağız?' kitabı ortasından açıp baktı. 'Başlamakla başlayacağız sanırım.'
"
" 'Ben birşeylerden bahsetmem efendim.' demişti Faber. 'Ben birşeylerin anlamından bahsederim. Burada oturuyorum ve canlı olduğumu biliyorum.' "
" 'Sabır Montag. Bırak 'aileleri' savaş bitirsin. Uygarlığımız kendini döndürerek parçalıyor.
'Sağ kalanlara insanlığın iyi bir yönü de olduğunu mu hatırlatacaklar? Birbirlerine karşı atmak için taş toplayacaklar sadece.' "
" Ah aşkım, dürüst olalım.
Birbirimize! Çünkü karşımızda
Bir düşler diyarı gibi uzanan,
Öylesine çeşitlilik içeren, öylesine güzel, öylesine yeni dünyada
Ne neşe,ne sevgi,ne de ışık,
Ne şüphesizlik,ne huzur,ne de acının devası var aslında;
Ve biz burada, karanlıkta olan bir ovada gibiyiz.
Mücadele ve kaçışın akıl karıştırıcı tehlike işaretleriyle savrulmuşuz
Cahil orduların geceleri çarpıştığı yere."
"İçimizde bir şeyler biriktirmeye zamanımız olacak... Ve çoğu yanlış,ama tam yeteri kadar doğru olacak. Bugün yürümeye başlayacağız sadece ve dünyayı,