Puan vermedi·400 syf.··
2026 277. kitabı
Halit Ziya Uşaklıgil, *Aşk-ı Memnu* (Yasak Aşk) adlı Türk edebiyatının bu ilk büyük modern romanında, zengin ve yaşlı bir dul olan Adnan Bey ile kendisinden yaşça çok küçük olan güzel Bihter'in evliliği etrafında şekillenen trajik bir yasak aşk sarmalını konu alır. Yazar; Servet-i Fünun döneminin seçkin konak hayatını, Bihter ile Adnan Bey'in yeğeni Behlül arasındaki tutkulu ve yıkıcı ilişkiyi, sadakatsizliği, toplumsal baskıları ve insan psikolojisinin en karanlık dehlizlerini muazzam bir realist yaklaşımla işler.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,9bin okunma
8/10
·400 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:14
Halit Ziya Uşaklıgil’in Aşk-ı Memnu adlı romanını okuduktan sonra, eserin Türk edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olduğunu düşündüm. Roman, yasak bir aşkın insanlar üzerindeki etkilerini ve bunun doğurduğu sonuçları oldukça etkileyici bir şekilde anlatmaktadır. Kitabın konusu, Adnan Bey’in genç eşi Bihter ile yeğeni Behlül arasında yaşanan yasak aşk etrafında gelişmektedir. Olaylar ilerledikçe karakterlerin yaşadığı vicdan azabı, korku ve çatışmalar okuyucuya güçlü bir şekilde yansıtılmaktadır. Özellikle Bihter karakterinin iç dünyası çok başarılı anlatılmıştır. Romanın en beğendiğim yönü karakterlerin gerçekçi olmasıdır. Karakterler kusurları ve duyguları ile birlikte ele alınmıştır. Bu nedenle onların yaşadıkları olaylar okuyucuyu etkilemektedir. Ayrıca yazarın dili oldukça zengin ve betimlemeleri güçlüdür. Bazı bölümlerde eski kelimeler nedeniyle anlamakta zorlandım, ancak hikâyenin sürükleyiciliği okumaya devam etmemi sağladı. Sonuç olarak Aşk-ı Memnu, aşk, tutku, ihanet ve pişmanlık temalarını başarılı bir şekilde işleyen etkileyici bir romandır. Türk edebiyatını tanımak isteyen herkesin okuması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Kitaplı günler sevgili okurlar :)(:
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201622,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Karakterler hakkında düşüncelerim SPOİLER!
Puan vermedi·648 syf.··
2026 110. kitabı
Spoiler içerir! Öncelikle Elizabeth bakire kraliçe değil, evlenmemiş kralicedir. Bu tamamen güzel adlandırma.Hep başkalarının kocalarına göz koymuş ( Üvey annesi, ablası, Amy) tahttan da vazgecemeyen aşkından da vazgecemeyen birisi. Bence Elizabeth mantığı ile hareket etseydi ne Amy'yi ne Robert'i böylesine hazin bir son beklerdi. Robet ne yaptıysa hak etti zaten de olan Amy'ye oldu. Amy'in yeri geldi çok aptal olduğunu düşündüm ama o aşık bir kadındı ve aşkın da gözü kör. O yüzden ona çok acıdım. Ölümü intihar da olabilir başka bir sitede intikamını ölümle alabileceği düşüncesiyle böyle hareket ettiğine dair bir şey okumuştum ama kitapta merdivenlerden düşüp de kendine bu denli büyük zarar verebileceği mantıken imkansız olarak ele alınmış. En mantıklı karakter Cecil'di. Elizabeth kraliçe olmasaydı Robert Dudley ona bu kadar çok aşık olur muydu o da tartışılabilir bir konu. Bence kraliçe olmasında da aşkın bir etkisi var. Normal bir kadın olsaydı belki de anlaşamazlardi. Robet'i çünkü hırsları fazlasıyla bürümüştü.Bununla birlikte bir şeyler gizli yapıldığı zaman bence daha bir tutkulu oluyorlar Bihter ve Behlül misali. Robert fazlasıyla çapkın bir adam. Keşke Amy düşüncelerinin arkasında dursaydi çünkü hep sonradan pişman olup kocasına hak verdi.
Duygu ve Düşünce
Bakirenin AşığıPhilippa Gregory · Artemis Yayıncılık · 20111,863 okunma
8/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:07
Aşk-ı Memnu bitti… Ve sanırım ben bu kitabın etkisinden uzun süre çıkamayacağım. Dizisini yıllar önce izlemiştim ama kitabı okuyunca şunu net anladım: Asıl derinlik kitapta saklıymış. Dizi daha tutkulu, daha sert ve daha dramatikti belki ama kitaptaki o psikolojik yoğunluğu tam verememiş. Karakterlerin iç seslerini okumak, korkularını, yalnızlıklarını, bastırdıkları duyguları görmek beni kitaba daha da bağladı. Çünkü bu hikaye sadece yasak bir aşk hikayesi değilmiş aslında… Herkesin içten içe çürüdüğü bir yalnızlık hikayesiymiş. Firdevs Hanım’dan dizide de nefret ediyordum ama kitapta resmen tahammül edemedim. Bir anne nasıl kendi kızının ruhunu bu kadar yaralayabilir diye düşündüm sürekli. Bihter’in sevgisizliği, hırslı yapısı, sürekli bir şeyleri kanıtlama çabası biraz da annesinden geliyordu bence. Firdevs Hanım’ın yaşlanma korkusu, güzelliğini kaybetme takıntısı, insanları kendi çıkarları için yönlendirmesi o kadar rahatsız ediciydi ki… Evdeki huzursuzluğun temelinde biraz da onun varlığını hissettim. Nihal konusunda ise fikrim tamamen değişti. Dizide sürekli bayılmaları bana fazla abartılı geliyordu açıkçası Ama kitabı okuyunca onu çok daha iyi anladım. Daha minicik yaşında annesini kaybetmiş, babasına tutunarak büyümüş, sevgi konusunda aşırı hassas bir kız aslında. Adnan Bey onun hem babası hem dünyadaki tek güven duygusuydu. Bu yüzden kaybetme korkusunu, kırılganlığını ve o hassas ruh halini okuyunca empati yaptım. Sürekli hasta olmasının altında bile psikolojik bir çöküş vardı bence. Ve Bihter… En çok onu düşündüm kitap boyunca. Evet, yaptığı şey doğru değildi. Bunu savunam. Ama yine de ona kızmaktan çok üzüldüm. Çünkü Bihter bana göre kötülükten değil, mutsuzluktan yanlış yapan bir karakterdi. Sevgiye aç, huzursuz, sürekli içindeki boşluğu doldurmaya
1000Kitap
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,9bin okunma
7/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 14:15
Aşk-ı Memnu İnceleme 2008 yılında yayınlanan Aşk-ı Memnu uyarlamasını yayınlandığı dönemden beri tekrar tekrar izleyen biri olarak sonunda Aşk-ı Memnu kitabını da okudum. Kitabı bitirdikten sonra söylediğim ilk şey şu oldu: 2008 Ay Yapım uyarlaması gerçekten çok ama çok iyi bir UYARLAMA. Hatta dürüst olmam gerekirse dizisini hiç izlememiş olsaydım kitaptan bu kadar duygu verimi alabilir miydim emin değilim. Çünkü kitapta olaylar ve duygular bana biraz fazla hızlı işlendi. Hissetmeniz, karakterlerin içinde kalmanız için size çok fazla zaman tanımıyor. Bazı duygular yaşanıp hemen geçiyor gibi hissettirdi. Özellikle Bihter karakterini tam anlamıyla özümsemekte zorlandım. Ancak kitabın en başarılı olduğu noktalardan biri, Bihter’in Adnan ve Behlül’e karşı hissettiği duyguların birbirinden tamamen farklı olmasıydı. Adnan daha çok güven veren, baba figürü gibi sevilen bir karakterken; Behlül, Bihter için tutkunun ve arzunun karşılığı. Aynı durum Behlül’ün Bihter ve Nihal arasında yaşadığı ikilemde de var aslında. Nihal huzuru, masumiyeti ve düzeni temsil ederken; Bihter heyecanı, riski ve tutkuyu temsil ediyor. Ama tüm bunlara rağmen dizinin yaptığı şey bence çok daha etkileyici: kitapta hızlı geçen psikolojik çatışmaları, bakışlarla, sessizliklerle ve atmosferle büyütüp derinleştiriyor. Bu yüzden diziyi izlememiş olsaydım hikâye benim için bu kadar sürükleyici olmayabilirdi. Sanırım Halid Ziya Uşaklıgil’in kalemi çok da benim tarzım değilmiş. Ben biraz daha duygunun demlendiği, karakterlerin iç dünyasında uzun uzun kaldığımız, altını çizdiren cümlelerin olduğu bir anlatımı seviyorum. Buna rağmen Aşk-ı Memnu’nun, özellikle karakter ilişkileri ve yarattığı duygusal çatışma açısından hâlâ çok güçlü bir hikâye olduğunu düşünüyorum.
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · İş Bankası Kültür Yayınları · 202122,9bin okunma
La familia es todo
8/10
·141 syf.··
2026 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 16:00
Evvvet Yaprak Dökümü ve ülkece dizisinden tanıdığımız Tekin ailesi. Açıkçası kitap listemde değildi. Hakim olduğum olayları okumak sıkıcı olur demiştim ama aşırı sevdim. Biraz kitaptan bahsedip sonrasında kitap ve dizi farklarına değinmek istiyorum. İncelemeye başlamadan evvel genel olarak eski kitaplar için de şunu söylemek isterim: bence bu tür kitapları içeriği rahatsız edici diye eleştirmemeliyiz. Çoğu yazar zaten dönemi eleştiriyor. Yanlış Batılılaşma, görücü usulü evliliğin yanlışlığı, aile yapısı, hurafeler... Yazarlar bunları romantize etmiyor, yapmayın, yoksa sonunuz böyle olur diyor. Ali Rıza Beyimiz, Altın Yaprak Anonim Şirketi’nde iyi bir memur. Fakat iş yerinde tanık olduğu bir ahlaksızlığın çözülmemesi sonucu şunları söyleyerek: "Fakat, bu vakadan sonra nasıl burada kalabilirim? Biraz evvelki sözlerimi hatırlayınız. 'Oğlum böyle bir iş tutsaydı onu reddederdim, artık yüz yüze gelmezdim' demiştim, değil mi? Siz de başka bir evladımsınız. Demek sizi de reddetmeye mecburum." İşten istifa ediyor. Eve dönünce bakıyor ki bir kutlama bir sevinç ayol diyor noluyor. En büyük çocuğu Şevket aylık 100 lira maaşla bankada işe girmiş. Neyse fazla anlatmayalım. Ali Rıza'nın evdeki otoritesinin yıkılması ve devam eden olaylar silsilesi sonrası devlet kuruyormuşçasına kurduğu ailesinin ağaç yaprakları gibi bir bir dökülmesini izliyoruz. Zaten kitabın özeti başta bir gencin Ali Rıza'ya söylediği sözlerden ibaret: "Babasınız, çocuklarınız var, paranız yok değil mi? Evlatlarınız âhir ömrünüzde size bir feci yaprak dökümü manzarası seyrettirmekten gayri saadet vermezler." ​Kitabı sevmemin sebebi ahlak bekçiliği yapan insanları suratına çat diye çarpmak istemem. Ali Rıza... Ahlaklı olsunlar diye eve kapattığı kızlarının yaptıklarını, kınadığı şeylerin hepsinin
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 199936,1bin okunma