Fenerbahçe'nin öz evladı olmak hakkında
Adımı Tarık Biberoviç olarak değiştirmeye gidiyorum. Bir iltifat örneği vereyim o arada, Fenerbahçe Beko musun sen, gözümü alamadım da. 🤭
Ayrı Zamanların İnsanları Ne Zaman Kavuşur?
Hayatınızda kaç kişiyi sevebilirsiniz ki? Hem aşk, ulaşılmadığı için aşk değil midir? İşte bu bir aşk masalı birde benden dinleyin: Bir varmış bir yokmuş, ayrı dünyaların insanların masallarını çok dinledik... Peki siz hiç aynı dünyaların, ayrı zamanlarında yaşamış insanların masallarını dinlediniz mi? Arada yıllar ve yollar vardı, iki büyük imtihan ve aşılmayı bekleyen iki kocaman hendek. Yılları geri getirmeye muktedir değildim belki, fakat o mesafeleri unufak edecek ayaklarım hala işlevseldi. Hendeğin birini aşabilirdim. Evlensene benimle dedim bir gün, kalbimin hışmıyla. Evleneyim, nerede kalacağız? Gel buraya... dedi. Gelirim dedim, inanamadı, dünyanın bir ucu dahi olsa hiç düşünmeden gelirdim. Niyetim belliydi; gidip o şark şehrini ihya edecek, kütüphanemizi de hayal dünyamızı da güneşin doğduğu o topraklara inşa edecektik. Yollar aşılırdı da yıllar aşılamadı nihayetinde; haklıydı, biz farklı devirlerin insanlarıydık. Farklı zamanların aynı ruh ikliminde, iki ayrı zamanın askısındaydık; o bir ucunda, ben diğer ucunda... Sanki kaza ve kaderin mizanındaydık. Yollarımızın ebediyen kesişmesi için cennetteki o otuz üç yaş ufkunu beklememiz gerekeceğini hiç düşünmeden, bu fani dünyada muazzam hayallere daldık. Medresetüzzehra’yı kuracaktık orada, ilk müderrisleri biz olacaktık. Bir kızımız olacaktı, adını Saye koyacaktık... Saye Hanım’ın validesi... Seni kazanacak hangi iyiliği yapmış olabilirim diye düşünür dururdum; seni hak edecek nasıl bir sevap işledim ki diye iç geçirirdim seninle konuşurken. Misal, hiç unutmam; biri devletime laf etse yerimden fırlar, kavgaya tutuşurdum. Kavga ettiklerim, sevdiğimin en sevdikleri olsa bile gözüm görmezdi. O ise o zarif ve teskin edici lisanıyla, Onlar öyleyse biz öyle olmayalım beyim der, bendeki o hiddeti şefkatiyle teskin
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rojekê li şantiyeyê, pompa hîdrolîk a kepçeya şantiyê Beko Loder xirab bû. Ya hîdrolîk diteqe, ya sensor dîn dibe... Ez jî di nav heriyê de mame, destên min bûye rûn û mazot. Tam di wê kêliyê de, hevalekî min ê entelektuel(!) li min gerîya. Dengê wî mîna bilbilan tê: -Keko, min pirtûka dawî ya Tolstoy xwend, ez di nav melankoliyekê de me, tu çi dikî? ​Min nêrî ku rûnê makîneyê li rûyê min xistîye, min got: -Kero, tu di nav melankoliyê de yî, lê ez di nav rûnê hîdrolîk de me! Tu li Tolstoy dinêrî, ez li sensorê ku dîn bûye dinêrim! ​Min telefon girt, min nêrî ku gramê zêr ketiye binê heriyê. Dilê min şewitî! Min got "Xwedêyo, em hem felsefeyê dikin, hem xebatê, lê çima her gav em zerar dikin? ​ Hevalek min hat ba min û got: -Şef , tu dizanî ew kesên ku dibêjin me 5 hezar pirtûk xwendine li ku ne? Min got: Li ser 1000Kitap'ê fînanseya rihê xwe dikin, xêr e? Ev keniya û got: -Welleh bila werin vir, bila pirtûkekê deynin binê vê tekerê kepçeyê, ka em binêrin felsefeya wan dikare vê makîneyê bimeşîne? Mirovê ku gramê zêr û xira bûna pompayê nedîtiye, bila behsa edebiyatê ji me re neke! ​Wê rojê min fêm kir; kaxiz û pirtûk bi hêsanî tên xwendin, lê xwendina halê şantiyeyê û tabloya zêr felsefeya herî kûr e. Em bi pirtûkan re herin bihûştê, lê bi vê pompaya xirab em her roj diçin dojehê.
Kurdî
Hesenê Metê di pirtûka xwe a Tofan de karakterê xirab ê çîroka Ehmedê Xanî a me Mem û Zîn , #BekoEwan rasterast kar anîye. Di Labirenta Cinan de jî karakterê nebaş navê wî kiriye Beko ye( #Bekoyê Garut)
Zin gibi düştün aklıma Zelal Mem aşkını Zin’e anlatamadıysa Beko girmişse araya Zindanlara atılmışsa mem Zalim hayatın zulmünden düştüyse dillere Ben de düştüm peşine Mem gibi Zin gibi düştün aklıma Zelal Zin gibi ... -Hüsnü BALA - Mem u Zin aşkına ithafen-
Her yönüyle dolu dolu bir film :)
" Bazı işler vardır öfkeyle halledilmez Ustalık ve düşünme isterÖfkeni ve inadını gizleFırsatı gelince de açığa çıkar ve aman verme İşte sana karşısına çıkamayacağın hasmın için öldürücü bir zehir.... " Beko