belinay

belinay
@beld

belinay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.·
2021 2. kitabı
Sait Faik Abasıyanık
7.8/10 · 7,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

belinay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·479 syf.·
2021 1. kitabı
Oğuz Atay
8.7/10 · 38,9bin okunma
ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan. belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı? pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı! kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi. iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı.. ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız işin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık. küsmesi, barışması, ayılması, bayılması hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı! güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi. bir sürü güzel kadın girdi hayatıma, hepsi ağzıma sıçtı.. ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil. her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister seninle benim yan yana oturacağımız çekyata, ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik. içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim. ben seni severim sevmesine de iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim
Şiir
”anlayamıyorum, kendimi çok zorluyorum, anlayamıyorum. niçin, neden bugünkü kitaplar.. bizim gençlerin ki olsun, fransız yazıcılarınınkiler olsun, insanın hep kötüsünü, hayatın çirkin tarafını, ümitsizliğini, hiçliğini, boşluğunu konu olarak alıyor. hep kötüler mi var? dört yanımız sefalet, hastalıkla mı çevrili? her gördüğümüz zalim, katil, egoist, hasut, kindar, yarı deli, ahlaksız mı?”
1000Kitap
”sevgili bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım, ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. insanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi bilge, aklını başına topla. ben iyi değilim bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. hiç olmazsa, arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. kendime, söyleyecek söz bırakmadım. kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. aslına bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiç bir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. yaşamamış birinin ölü yargılarıydı bu kararlar. şimdi her satırı, bu satırı da neden yazdım? diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görünüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. oysa, sevgili bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor
1000Kitap