Her bir eşya hususi hikayesiyle gelmiş, benim hatrıma aynı çatının altında buluşmuştu. Bir oda- bir salon evimde yan yana getirdiğim mobilyalar bundan birkaç ay öncesine kadar İstanbul'un başka başka evlerini mesken bellemiş, eski sahiplerine o evlerde bambaşka bir nizam içerisinde yoldaş olmuş, bambaşka yaşamlara temas etmiş, bambaşka teamül ve alışkanlıklarla haşır neşir olmuş, bu sayede her biri başka bir hikayenin gerektirdiği ölçüde ve yönde eskimiş, aşınmış, tahrip olmuşlardı. Daha mı az yalnızdım bu sayede, yoksa daha mı çok, tam bilemiyordum. Gecesine göre değişiyordu hislerim. O esnada çalan şarkıya göre de...