Yine bocaladık hayatta, sağ adımı solla karıştırdık. Ayakalrımızın birbirine dolaşması düşürdü bizi. Kaldıracak kimse yoktu. Bizde hayatın yorgunluğuyla yerde kaldık. Belki biraz uyuduk. Ama geçmedi yorgunluk. Hayat treni üzerimizden geçene kadar öldüğümüzü anlayamadık.
Oysa herkes öldürür sevdiğini,
Bunu böyle bilin,
Kimi hazin bir bakışla öldürür,
Kimi latif bir sözle,
Korkaklar öperek öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!
Kimi gençken öldürür sevdiğini,
Kimi ihtiyarken;
Kimi şehvetli ellerle boğar,
Kimi sevdiğini altına boğar:
Merhametlisi bıçağını savurur,
Çünkü böyle ölen çabuk soğur.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır, kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.