Nihal

Babalığın dişiler üzerindeki etkisi onları eril yapmasıdır -bağımlı, edilgen, evcimen, hayvansı, düzgün, güvensiz, onay ve emniyet peşinde, korkak, aciz, otoriteler ve erkekler karşısında ‘saygılı’, kapalı tam olarak harekete geçmeye hazır olmayan, yarı ölü, saçma, donuk, basmakalıp, düzlenmiş ve tamamen rezil. Babasının Kızı, her zaman gergin ve korku doludur, ağır da olamaz, tahlil de yapamaz. Üstelik nesnellikten nasibini almamıştır ve Babayı takdir eder. Ona bağlı olarak da diğer erkekleri. Bunun arkaplanında korku (‘saygı’) vardır ve Babasının Kızı, o mesafeli façanın arkasındaki boş kabuğu görmekten aciz olduğu gibi erilin kendisi yüksek, yani bir dişi ve kendisini aşağı, yani bir eril olarak tanımlanmasına da ses etmez ki, Babasının sayesinde kendisi gerçekten de aşağılıktır.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam
Anne çocuklarının iyiliğini ister; Baba ise yalnızca Babanın iyiliğini yani sessiz ve huzur içinde, kendisinin vakar diye uydurduğu şeyin pezevenkliğini yapmak (‘saygı’), kendisiyle ilgili iyi düşünceler (‘statü’), denetleme ve manipüle etme ya da eğer ‘aydınlanmış’ bir babaysa ‘rehberlik etme’ imkanı. Duygusal ola hasta olan Baba çocuklarını sevmez; onları tasvip eder -yani ‘iyi’ olduklarında, ‘tatlı’, ‘saygılı’, itaatkar, onun iradesinin kölesi, sessiz olduklarında ve Baba’nın havadan nem kapan eril sinir sistemini en fazla üzen beklenmedik huysuzluk gösterilerine kapılmadıkça -yani bir başka ifadeyle edilgen sebzeler olduklarında. Eğer modern, ‘medenileşmiş’ bir babaysa ‘iyi’ olmadıklarında kızmaz (eski moda, atıp tutan yabani daha iyidir çünkü o kadar gülünçtür ki kolaylıkla hakir görülebilir) ama daha ziyade tasvip etmediğini ifade eder. Bu, öfkenin aksine uzun sürelidir, temeldeki kabulü dışlar ve çocuğu bir değersizlik hissiyle ve ömür boyu sürecek bir onaylanma takıntısıyla baş başa bırakır; sonuç bağımsız düşünce karşısında duyulan korkudur çünkü bu, adet olmayan, onay görmeyen kanaatlere ve hayat tarzlarına yol açar.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce

Nihal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
1 saatte okudu
·
2025 15. kitabı
Michael Ende
8.4/10 · 82,3bin okunma
Çünkü nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insan yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu. Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Reklam