10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 00:00
Nerden başlasam ki? Bu olağanüstü bir kitap mı yoksa ben mi saçmalıyorum? O kadar ev gibi hissettiriyo ki. Hayatımda okuduğum en iyi kitaptı. Çok kötü bir dönemdeyken başlamıştım. Bu kitap sayesinde iyileştim. Hala da arada açıp okurum. Birçok insan beğeniyo bu seriyi ama benim için çok ayrı bir yeri var.
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025277 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Merhaba kitap dostları çok severek okuduğum kitabın yorumu ile sizlerleyim Kitabımız; mitoloji ve benliği bulma sürecini aşkla harmanlayarak anlatıyor. Üstelik benlik kavramını ve oluşumunu gösterirken beraberinde ruh ve arzuyu da Psyche ve Eros üzerinden aktararak farklı bir açıdan bakmanızı sağlıyor. Tanrılardan öncesine götürüyor yazarımız bizi. Hiçbir şey yokken Kaos ile beraber oluşumun başlamasını görüyor, aynı zamanda tüm bu süreçte duyguların gelişmesini, hislerin derinleşmesini okuyoruz. Üstelik sayfaları çevirirken de bu duygularla ve hislerle bir empati kurup kendi benliğimizde de farkındalık yaşıyoruz. İlk başta daha hiçbir şey yokken oluşmaya başlayan duyguların hayatımıza etki etmesi ayrıca duyguları tanıdıkça ve keşfettikçe aslında bu sayede -biz- olduğumuzu da okutan müthiş bir eser. İç dünyamıza yansıttığımız ışık sayesinde de içsel yolculuğumuzda ruhumuza yeniden şans tanımanın ve ruhu dinlemenin özelliğini görmüş oluyoruz. Tüm bu süreçle beraber en sonunda da aşk hayatımıza dahil oluyor ve böylelikle insanoğlu için bambaşka çok farklı ve mükemmel bir süreç başlamış oluyor. Ben kitabı çok sevdim. Mitoloji, duygular, benlik üzerine yazılmış çok iyi eserlerdendi. Farklı pencereden baktığım ve öğrendiğim bir eser oldu. Yazarın kalemi ile yeni tanıştım iyi ki de tanıştım. Kitabı tavsiye ederim biraz öitolıji, çokça duygular ve sonunda aşk var daha ne olsun. Okuyun der aşkın hayatınıza dahil olmasını dilerim Tuğba Sarıünal
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202628 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·256 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 08:09
Alex Schulmann’dan okuduğum ilk kitaptı Malma İstasyonu. Yazarın bir diğer kitabı 17 Haziran listemde bekliyordu. 17 Haziran öyle övülüyordu ki, yazarın dünyasında böylesi görkemli bir kapıdan giriş yapmak istemedim. Öyle ya, okurluğun da bir adabı var, sonra efendim zirvelerden yere çakılmanın bir acısı var, iyisi mi önce bir yol yapalım dedim ve aldım elime Malma İstasyonu’nu. Çok da iyi yapmışım, çünkü bu satırları yazarken 17 Haziranı da çoktan bitirmiş bulunuyorum ve böylesi güzel bir kitaptan sonra Malma İstasyonu ile bir hayal kırıklığı yaşamak istemezdim. Neyse, yine girizgahı hayli uzattım. Tahmin edeceğiniz üzere kitabı çok beğenmedim. Yazarımız bir grup insanı bir trene bindirip Malma İstasyonuna yolluyor. Yani işte siz deyin Malma İstasyonu ben diyeyim geçmişin eğri büğrü yolları. Olaylar üç karakterin hayatları üzerinden saç örgüsü gibi birbirine dolanıyor. Herriet, Oskar ve Yana. Karakterlerin çocuklukları, anne babaları ile ilişkileri, aşkları evlilikleri üzerinde bir kurgu inşa ediyor yazar. Tren Malma istasyonuna doğru yol alırken biz de üç karakterin yaşamı üzerinden hafızanın sularında geziyoruz. Güzel tema, güzel kurgu. Ama işte bir durağanlık var. Bu yazım tarzını çok sevsem de kitap beni pek içine çekmedi. Neyse ki bu kitaba bakarak 17 Haziran’ı okuma hedefimden vazgeçmemişim. Hoş, bu kitabı yazarın diğer kitaplarından sonra okusam bakış açım daha başka olurdu belki ama neyse, böyle işte.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,5bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 201. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:22
Antik kentleri gezmeyi sever misiniz? Ben bayılırım..Hani bir yolculuğa başlarsınız, mavi tabelaları takip edersiniz .Arada da karşınıza kahverengi tabelalar çıkar. Hah işte ben onları görünce çok heyecanlanıyorum. Eşimin memleketi olan Aydın a ve Izmir e de yılda en az 3 kez gittiğimiz için sık sık gittigim Ege rotasındaki antik kentleri anlatan bu kitabı kaçırmayayım dedim .. Sanat tarihi ve arkeoloji ile ilgili bir yazardan bunu okumak harika oldu . Izmir de Agora ,Smyrna,Teos ,Efes ; Aydın da Tralleis ,Nysa,Apollon Tapınağı.Magnesia gittigim bazı antik kentler.Ama orda okuduklarımdan çok daha ötesini okudum bu kitapta. Bazıları sadece taş olarak nitelendirse de (yo yo kocam degil asla :)) benim için antik kent gezmek çok acayip ..Bastığım her yerde acaba burda kimler yaşadı? neler yaşandı? diye düşünmeden edemiyorum.Hele de mitolojik bir kitap okuyorsam kafamda canlanıyor o sahneler sanki .. Özellikle Teos ve Efes en etkilendiğim kentler .Teosta doğayla o kadar içiçe ki şehir ,gezerken incir Ağaçlarının meyveleri karşılıyor sizi .Yüzyıllardır ayakta duran zeytin ağaçları...Düşünsene ya M.ö yaşanmış kentler var .Gerçekten çok inanılmaz bit heyecan.. Tarıh ,gezi rotaları sizi de heyecanlanıyorsa bu kitap da size rehberlik edecek ..Umarım diger bölgeler için de çikar kitapları... Kitapla kalın dostlar ... Antik Rotalar Oğuzhan Karadirek
Antik RotalarOğuzhan Karadirek · Maya Kitap · 202516 okunma
Ayyaş: İnsanın Kendine Yabancılaşmasının Romanı
Puan vermedi·336 syf.·
2026 125. kitabı
Ayyaş Hans Fallada Bazı romanlar yalnızca bir hikâye anlatmaz; insanın en sessiz yaralarına dokunur. Hans Fallada’nın Ayyaş adlı eseri de tam olarak böyle bir roman. İlk bakışta alkol bağımlılığı üzerine yazılmış gibi görünse de, satırlar ilerledikçe bunun aslında insanın kendi benliğiyle verdiği ağır mücadelenin hikâyesi olduğu anlaşılır. Yazar, bağımlılığı yalnızca bir alışkanlık olarak değil; hakikatten kaçışın, vicdanla yapılan küçük tavizlerin ve insanın kendisini yavaş yavaş yitirişinin sembolü olarak ele alır. Romanın merkezindeki karakter, hayatına düzenli ve saygın bir insan olarak başlar. Ancak Fallada bize, hiçbir çöküşün bir anda yaşanmadığını gösterir. İnsan önce kendine söylediği küçük yalanlarla uzaklaşır hakikatten; sonra bu yalanlar büyür, vicdanın sesi kısılır ve geriye kendisini bile tanıyamayan bir ruh kalır. İşte romanın asıl gücü de burada saklıdır. Okur, yalnızca bir karakterin düşüşüne tanıklık etmez; kendi iç dünyasına dönüp şu soruyu sormaya başlar: “Ben hangi kaçışların içinde yaşıyorum?” Hans Fallada’nın dili son derece yalın, fakat bir o kadar da sarsıcıdır. Süslü cümlelere ihtiyaç duymaz; çünkü anlattıkları yaşanmışlığın ağırlığını taşır. Bu nedenle roman, bir kurgu okumaktan çok, derin bir itirafı dinliyormuş hissi uyandırır. Tekrarlayan ruh hâlleri ve iç çatışmalar zaman zaman okuru yorsa da, bu tekrarlar bağımlılığın bitmeyen döngüsünü hissettiren bilinçli bir anlatım tercihidir. Manevî açıdan bakıldığında ise Ayyaş, insan kalbinin boşluğu neyle doldurmaya çalıştığını sorgulatan güçlü bir metindir. Alkol burada yalnızca görünen yüzdür. Asıl mesele, insanın içindeki eksikliği yanlış yerlerde araması ve hakikatten uzaklaştıkça kendisine de yabancılaşmasıdır. Fallada bunu dinî bir dille ifade etmez; fakat romanın her sayfasında bu
AyyaşHans Fallada · Everest Yayınları · 2012219 okunma
10/10
·226 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:36
Kitabımız toplamda 5 sevgi dilinin oluşundan, her insanın bir sevgi dili olduğundan ve evli çiftlerin kendisinin ve eşinin sevgi dilini bulup birbirlerinin sevgi depolarını doldurmaları gerektiğinden bahsediyor. Bazı kitaplar vardır okuduktan önceki sen ve okuduktan sonraki sen arasında çok fark oluşturur. Bu kitapta da okuduktan önceki ben ve okuduktan sonraki ben olarak çok farklı olduğumu hissediyorum. Kendi sevgi dilimi, eşimin sevgi dilini farkettim ve bu şekilde yaklaşmaya başladım. Sadece sorunlu olan çiftlerde değil bence zaten büyük sevgiden beslenen çiftlerde de işe yarıyor. Her evli çiftin okuyup gerçekten anlamasını ve uygulamasını öneririm. Etrafımda yaşları ve evlilik yılları ne olursa olsun her çifte önerdiğim bir kitap oldu. Umarım okuyan herkes farkındalık kazanır ve tüm herkesin dopdolu sevgi depoları olur
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma