ve şöyle diyor: "Bak Hans, bunu görmen lazım!" Şimdi de ben yanaşıyorum, fakat ben oturur oturmaz, tam başımı alete eğmiş sonsuz uzaya bakarken, o sırada öteden bir ses geliyor, uzak boş fezadan, tek başına inleyen bir ruh haykırıyor, beni çağırıyor, huzur bulamamış bir ruh. Dehşete düşüyorum, korkunç bir şey, orada soğukta, kalbim daralıyor, damarlarıma buz gibi bir his hücum ediyor, belki de sadece içimde duyuyorum, ama gayet belirgin, yürek parçalayıcı bir ağlama var, çocuk ağlaması gibi, bir ölünün ağlaması, bizzat benim ağlamam; gözlerimin önünde bir şeyler titreşiyor, yeşil ve kırmızı daireler görüyorum; büyük, yeşil, altın bir çark titreşiyor camda, benim beynimin içinde mi yoksa uzak bir güneşte mi; Sirius'a inancım var, belki orada hayat var, benden bir şeyler şimdi ta orada, orada gördüğüm şey benim bir parçam, bir zamanlar burada eski Mısırlılar vardı, o zamanlar ben henüz dünyada bile değildim, geçmişi görüyorum, gözlerimle görüyorum, ışığın buraya ulaşabilmesi için çok zaman gerekiyor, belki gerçekte çoktan söndü, bilinmez, ben de böyle bir ışığım, belki ben orada, uzaklarda çoktan ölüyüm ve soğuk uzayı aşarak kendi kendimi çağırıyorum, aslında ben kendime sesleniyorum, kendi kendimi görüyorum sadece ve belki orada bile değilim...
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Çatlamış bir alın kemiği gibi kafatasında beyne doğru ilerliyor gemi; ya çok bildik aynı bir sima var dümende, kazan dairesinde, radarda ya da kıyıdayız, hayaller kurarken ölüme dair, erdeme dair; anlıyoruz: terk edildik, Diğerlerini kurtarırken telaşla o, Tufanda biz geride bırakılanlar, anlıyoruz. Meğer Nuh, asla sevmemiş hiçbirimizi.
Sayfa 9 - gemi·Kitabı okuyor
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Esasen yalnızlıkla bir problemim yok yani, ben sensizliği pek sevmiyorum.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Gidiş o gidiş...
" Görüşürüz baba, ben kursa gidiyorum," diyerek gittim. Ben kapıyı açarken de "Bir öpseydin kızım," dedi çalışma odasından.
Sayfa 98·Kitabı okuyor
"Ben evde kalmak istemiyorum. Yani bu, nasıl desem, tam da istemiyorum gibi bir şey değil, kalamıyorum, doğrusu bu, evde kalmaya gücüm yok. Çok şey var evde. Aralarında duramıyorum..."
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Ömer'in Sâlih Bir Köleden Öğüt Alışı Yahya anlatıyor: Ömer b. Abdülaziz, Muhammed b. Ka'b el-Kurazi' ye yazdığı mektubunda, kölesi Salim'i bu adam iyi yürekli, âbid bir zat idi kendisine satmasını rica etti. Muhammed ise, bu adamı müdebber (Sahibinin, ‘Ben öldüğümde hürsün’ dediği köle) kıldığını söyledi. Ömer de; "Öyleyse Salim'i bana gönder de bir kere sohbet edelim" dedi. Salim, Ömer'in yanına geldi. Ömer, Salim'e; "Gördüğün gibi idare bana bırakıldı. Böyle bir imtihandan yara almadan kurtulamayacağımdan korkuyorum vallahi" dedi. Salim; "Eğer dediğin gibi korkuyorsan, o zaman bu korku seni kurtaracaktır. Ama korkmuyorsan, korktuğunu söylediğin acı sona uğrayacaksın!" dedi. Ömer; "Ey Salim! Bize öğüt ver!" dedi. Salim: "Âdem (a.s) bir günah işledi ve bundan ötürü cennetten çıkarıldı. Siz ise bir sürü hatalar işliyorsunuz, ama cennete girmeyi de kafanıza koymuşsunuz!" dedi.
Sayfa 281·Kitabı okuyor