7/10
·81 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:54
Spoiler içerir! Öncelikle kitabı okumak istememdeki en önemli sebep, yazar Édouard Levé'nin kitabı yayınevine teslim ettikten kısa bir süre sonra intihar etmiş olmasıydı. Bu durum, kitabı benim için daha merak uyandırıcı hâle getirdi. Zaman zaman ben de ölüm ve yaşam üzerine düşüncelere kapılan biriyim. Sanırım birçok insan hayatının belli dönemlerinde bu tür düşüncelerle karşılaşmıştır. Bu yüzden kitabı okurken en çok merak ettiğim şey, “Bir insan neden intihar eder?” sorusuna bir cevap bulabilmekti. Kitap kısa olmasına rağmen konusu gereği bazı okuyucular için tetikleyici olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle böyle hassas bir dönemden geçen kişilere tavsiye etmem. Bana göre kitap, yalnızlaşan, kendi içine kapanan ve mutsuzlaşan bir insanın yaşadığı süreci anlamaya çalışıyor. Anlatıcı, intihar eden arkadaşının anılarını, davranışlarını ve psikolojik durumunu aktararak onun dünyasına yaklaşmamızı sağlıyor. Kitap kesin cevaplar vermekten çok, okuyucuyu düşünmeye yönlendiriyor ve karakteri anlamaya davet ediyor. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta ise aile ilişkileriydi. Bazı ailelerde bir kişi kendini diğerlerinden daha dışlanmış, anlaşılmamış ya da eksik hissedebilir. İntihar eden karakter de aile içinde bu duyguları yaşayan kişi olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum oldukça üzücüydü ve bana ailenin bireylerin hayatındaki önemini bir kez daha düşündürdü. İnsanların kendilerini ait hissetmeleri, anlaşıldıklarını ve değer gördüklerini hissetmeleri bazen sandığımızdan çok daha büyük bir fark yaratabiliyor. Ben her zaman hayatın yaşanmaya değer olduğuna ve her koşulda bir umut bulunabileceğine inananlardanım. Bu kitap da bana kendi hayatıma daha fazla değer vermem gerektiğini hatırlattı. Kendimi sevmeyi, sevdiklerime duygularımı zamanında ifade etmeyi ve bir gün
1000Kitap
İntiharÉdouard Levé · Sel Yayıncılık · 20214,175 okunma
Puan vermedi·97 syf.··
2026 5. kitabı
Cumhuriyet döneminin tanınmış yazarlarından Orhan Kemal'e ait romanımız Baba Evi ve Avare Yıllar olarak iki bölümden oluşmakta. Türk edebiyatında çocukluktan gençliğe geçişi en iyi anlatan eserlerden biri olan bu kitabımızın toplam sayfa sayısı iki yüz yirmi bir. İlk bölümü oluşturan ''Baba Evi'' ise doksan yedi sayfa. Kitap girişi Orhan Kemal'in hayatına ve eserlerine ayrılarak yazar hakkında ön bilgilendirme yapılmış. Orhan Kemal edebi hayatına şiirle başlamış ancak şiirin yanında deneme niteliğinde olan düzyazılar da yazmaktaymış. Orhan Kemal’in çalışmaları arasında bir roman denemesi bulan ve çok beğendiğini belirterek ona “Bırak şiiri miiri birader; hikaye yaz, roman yaz sen” diyen Nazım Hikmet'le olan tanışıklığının da bin dokuz yüz kırk yılında Bursa Cezaevinde olduğunu bu bilgilendirmelerden dolayı öğreniyoruz. Kitabımızın ilk bölümünde yer alan eser adı Baba Evi... Otobiyografi türündeki bu eserde kimi zaman biyografik öğelerden de faydalanılarak; toplumda saygınlığı bulunan, statü sahibi, ataerkil bir ailenin konakta yaşadığı günler anlatılır.. Önsözde yazar Adana kahvehanelerinden birinde Küçük Adamı tanıdığını sohbet sırasında onun hayatından etkilendiğini ve yazmaya karar verdiğinden bahseder. Küçük Adamın hikayesidir kitapta anlatılan ancak Orhan Kemalin hayatını az çok bilenler kurgusal karakterlerin yanında kendi hayatından derin izler taşıdığını rahatlıkla görebilirler. Baba evinin anlatımı Çanakkale savaşlarının devam ettiği dönemde küçük adamın doğumunun dedesi tarafından askeri görevde olan babaya telgraf çekilerek haber edilmesiyle başlar. İlerleyen sayfalarda Osmanlı’nın son demlerinde zaman zaman görevi dolayısıyla başka şehirlere gitmek zorunda kalan otoriter, despot bir yapıya sahip babanın çocuklarının okumasını, onların saygın bir meslek
Baba EviOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20082,758 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·1216 syf.··
2019 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2019 00:00
"Bütün iyi seçenekler elinden alınırsa ne yaparsın?" Herkese merhaba... Geçen ay sonu başlayıp yetiştiremediğim, hem #kingokuyoruz, hem de Okuyan kadinlar kulubu nün #birharfbirkitap ve #herayinbiribiryayinevi etkinliklerinin ortak kitabı olan #mahşer le geldim. "yaşasın sonunda okuyorum" ruh haliyle başladığım, "adam yine yazmış arkadaş" diye devam ettiğim, "yahu öldürmek için mi adamı elli sayfa anlattın aşkolsun" diyerek kızdığım, "ne okuyordum ben, konu ne ara buraya geldi" diye şaşırdığım, "yok artık" diyerek bitirdiğim bir okuma oldu :) umarım anlatabilmişimdir :) Kısacası Stephen King işte... kitabın başı ve sondan az önceleri daha bir heyecanlıydı sanki. Bu kadar ne yazmış? diyenlere şunu söyleyebilirim, tek bir kurgu okumuyorsunuz. King 'olay bu kadar hadi dağılın' dememiş, başıyla sonunu arasında farklı olaylara geçiş yapmış ve bunu karakterlerle çok güzel bağlamış. İlk basımında yayınevinin önerisiyle üretim maliyeti sebebiyle 400 sayfalık bir kesintiye maruz kalmış kitap. Elimdeki tam metin hali 1080 sayfa. Ustayla ortak görüşümüz: filmlerin fantastik eserler üzerinde tuhaf bir şekilde örseleyici etkisi olması. Siz ne düşünüyorsunuz bilmem. Birleşik Devletlerin imzaladığı biyolojik ve kimyasal silahlar karşıdı anlaşmayı ihlal eden bir hükümet tarafından başkalaştırılmış bir virüs, kaçmaya çalışan bir görevli tarafından yayılıyor. Sözü edilen antijen virüsün çaresi yok. Çünkü insan bedeni, sürekli değişen antijen virüsü durdurmaya yetecek miktarda antikor üretemiyor. Doğru antikor her üretildiğinde virüs başka bir şekle bürünüyor. Bu yüzden aşı üretilmesi imkansız hale geliyor. Nüfusun büyük bölümü yok okurken kalanlar binlerce km yol katederek ortak bir yerde toplanıp yeniden yapılanmaya başlıyorlar. Konunun kabası bu. Ortak yeri nasıl biliyorlar?
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20243,930 okunma
Nocticadia
6/10
·680 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:36
Herkese merhaba, Yeni yazar yeni bir kitap ile karşınızdayım. Bekletiğimi karşıladım diyelim, çok yükseldiğim bir kitap olmadı ama iyidi, kötü değildi. Ama uzun bir kitap, biraz slow burn tarzı ile devam ediyor. 400 kadar kitap aktı gitii valla , sonrası biraz sıkılmaya başladım ve bittirdim. Kitaba gelirsek; Lilia annesinin ölümünden 4 yıl sonra en eski ve en saygın okullarından biri olan Dracadia Üniversitesi’nden kabul mektubumu alır. Okula giden Lilia hem gizemli ölümleri hem kendini hemde annesinin aslında kim olduğunu öğrenmek için Zorlu bir yola girer ama bu yolda onu en büyük duvarı okulun “Ölüm Doktoru” olarak bilinen ve Gece Yarısı Laboratuvarı’nı yöneten başarılı patoloji profesörü Devryck Bramwell, herkesden nefret ediyor gibi görünse de ölümcül derecede yakışıklı bir adam yolları bir düşer… Şimdi yazarın kalemi, oluşturduğu dünyayıda sevdim ama karakterlerde pek başarılı olamamış bence… evet kız karakter kaşar değil ama yaptığı sacma sapan şeyler yok muydu tabiki vardı. Ilk gözümden düştüğü yeri yazmazsam olmaz, kendisi mastürbasyon yaptığı bir video cekiyor ve salak olduğundan yayınlıyor fılan bu siteden para kazanıyorlar sırf kardeşini okul parası için yapıyor bunu sonradan çok pişman oluyor ama neyseki başrol adamımın anından kaldıyor viedoyu ama ızleyen binlerce kişi oldu… kızdım ama çokta kızamadım , kardeşi okuldan atılırsa babasının yanına gelecek ve o evdede sapık bır adam var ve babası pıs işler yapan biri o yüzden o paraya ihtiyacı vardı ama olsun kızdım ben hahaha… sevdiği insanları guzel koruyan bır karakter olmuş ama yazar bir şeyleri eksik yazmış yoksa karakter iyidi kötü diyemem… Başrol adama gelirsek alfa evet ama beni etkılemedi yani, yaşadıkları aşırı kötü şeyler ama birilerini kotrolunde olması cok hoşuma gitmedi, yok ne derler, yok
Gotik
NocticadiaKeri Lake · Independently Published · 0250 okunma
Puan vermedi·307 syf.··
2019 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 00:00
"Selam Dünya... Bu insanlar da gerçek değil..." Sözleriyle başlayan bir kitap okudum ama nasıl okuduğumu bilemedim. Savaşın bitmediği bir yerde yaşıyorsanız, başka yerde daha iyi bir gelecek varsa ve siz gidemiyorsanız, çocuklarınızdan ayrılıp onları bilinmezliğe gönderir miydiniz? @go_kitap tan #sürgünçocuklar kitabı çok uzun zamandır elimde, belki sene olmuştur. Dün akşam gözden kaçan ne var ne yok diye bakarken dikkatimi çekti, bir bakayım dedim. Bitti :) Söz konusu çocuklar olduğundan mı, farklı bir giriş yapıldığından mı bilmem ama merak duygusu sayfaları peş peşe hızla çevirmeme neden oldu. Fred adında bir topluluk var kitabımızda. Doğan tüm bebekler onlar tarafından toplanıyor ve evlerinden, yurtlarından uzakta yetiştiriliyor. On iki yıl sonra bir anlaşma yapılıyor ve çocuklar geri evlerine gönderiliyor. Ama hiç bir şey beklendiği gibi olmuyor. Çocukların öz anne babaları gibi değil yetiştirildikleri şekilde davranmaları işleri karıştırıyor. Son derece barışçıl, herkesin birbirine anlayışlı ve sabırlı olduğu bir yerden, savaşın izlerini taşıyan, katı olmak zorunda olan ve geçmişten de gelecekten de korkan insanların arasına karışmak kolay olmasa gerek... Konu önce yüzlerce yıllık kabile savaşlarına dayandığında 'hayır' dedim. Bunca olan şey sadece kabile savaşıyla beslenemez. Çıkış noktası olabilir ama her seferinde ateşlemek için farklı bir şeyler lazım. Önce insanların kalıtsal özelliklerini bahane ederek kandırdılar beni :) Ardından son yüz sayfada işin içine solucan delikleri, kuantum yolculuğu, illüzyonlar girince ben şok. Kapakta o kadar kahverengi gözün arasında neden bir tane yeşil göz olduğunu öğrenince rahatlarım sanıyordum ama olmadı. Büyük bir aksiyonu, gerilimi olmadan, sade bir merakla nasıl böyle bir sona gelindi hayret. Beklemiyordum
Sürgün ÇocuklarMargaret Peterson Haddix · Go! Kitap Yayınları · 2016128 okunma
8/10
·544 syf.··
2026 25. kitabı
"Ne tuhaftı. Başkasının hikayesinde kötü olan, benim kalbime sığdırdığım en değerli insandı." Yan Karakter benzer kurguların arasında boğuşurken ilaç gibi geldi. Çok çok severek okudum. Aslında başta çok düz yazı, diyalogsuz gelmişti bana.. Dedim eyvah böyleyse bu kitap bitmez. Ama ilerledikçe bir şekilde aktı gitti. Heyecanla okudum. Aslında "kitabın içine girme" kurguları genellikle Uzak Doğu'da çok sevilen bir konsept. Buna benzer dizi, manga, animeye denk gelmiştim daha önce.. Ama orada yan karakter olarak değil de kitaba girince kendisini genelde kötü karakter olarak buluyordu. Burada ise kızımız bir gün uyanıyor ve çok sevdiği bir kitabın içinde ana karakterin en iyi arkadaşı olan Aviva olarak, kitabın yan karakteri olarak kendini buluyor. Uyanma anını vs okumuyoruz. Biz okumaya başladığımızda Aviva artık eğitim aldığı Akademi denilen yerde 4. senesinde.. Zaten tam da buraya gireceği zamanlarda kurgunun içinde uyanmış. Akademi'ye gelince de ana kadın ve ana erkek karakterle tanışıp arkadaş olmuş. Kurguda geçirdiği 3 yılında da okuduğu kitapla uyumlu olarak hareket etmiş. Ana karakterlere destek olmak, en iyi arkadaşın görevlerini yerine getirmek vs dışında da pek bir şey yapmamış. Hatta kitap, ana kadın karakter olan Serafina'nın gözünden yazıldığı için de okumadığı yerlerde kazara bir şeyleri değiştiririm korkusuyla, bazen kütüphaneden bazen de odasından dışarı dahi çıkmamış kızımız.. Biz hikayeye son sene dahil olduğumuz için ister istemez geçmişteki olaylar uzun uzadıya düz yazı halinde paylaşılıyor. Yoğun bir şekilde bilgi yüklemesi var bazı yerlerde.. O yüzden de başlangıçta biraz bunaltıyor bizi okurken.. Ancak yazarın işleyişine ve diline alıştıktan sonra kitap akıp gidiyor. Zaten kötü karakterle yollarımızın gerçek anlamda kesişmesiyle daha da
Yan Karakter 1Sareinn · Guardian Yayınları · 2026151 okunma