Eğer ki kitabın kapağında “Esra Kahya” ismini görmemiş olsaydım, bir Ayfer Tunç kitabı derdim. Muhteşem bir kitap, muhteşem anlatım. Hikâyesi de muhteşem acı.. Sevilmemiş çocuklar, kendisinden başkasını düşünmeyen bir anne, kambur bir kız.. Ama sırtımızdaki kamburları da bir o kadar içimize işleyerek anlatan bir kitap. Teşekkürler Esra Kahya
Bu kadar yazım yanlışı olan, bu kadar akmayan kitabı ilk defa okudum. Yazım yanlışlarını düzeltmekten kitaba odaklanamadım. Rezil bir kitap. Zamana yazık.
Hani yaz geldiğinde gençlik dizileri başlar. Tam olarak her sahnesini o heyecanla okuduğum bir kitap oldu. Betimlemeler, kurgular çok güzel. Vermek istediği mesaj da cabası. Bir solukta okuyayım, kafamda kendi gençlik dizimi çekeyim diyorsanız mutlaka okuyun. Unutmadan; “hayat yalnızca yüzleşecek cesareti gösterenleri azat ediyor..” O Yaz
Kitabın sonunda hepimizin Kınalı Serçe olduğunu anladığım o an.. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Çocuk kitabı olarak geçen ama her yetişkinin de okuması gereken harika bir kitap. Şermin Yaşar’ın kalemine hiç sözüm yok zaten. Kapı komşum olup her gün onunla sohbet etmeyi o kadar çok isterdim ki.. Okuyun, okutturun. Siz de Mustafa Kemal Paşa’ya bin yıllık hasretle sarılın.
Şükrü Erbaş Hâlâ okumadıysanız bir dizesini hayatınızda kocaman bir boşluk var demektir. Her şeyden öte nasıl güzel sevilir onu öğretiyor. Acıyla baş etmeyi, acı kardeşliğini, insanı yine bir insanın anlayacağını, yazmanın sevgiyi arttırdığını öğretti bana. Daha uzun yıllar okumak istiyorum kaleminden çıkan her kelimeyi.. Yarasaların Avlusunda