“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Mustafa Kemal Atatürk#202162173
Enes’ten (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle demiştir:
Şehit dışında, cennete girip de, bütün dünya kendisine verilse dahi, tekrar dünyaya dönmeyi arzu eden kimse yoktur. Cennette gördüğü ikram ve itibardan dolayı şehit, dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu eder, buyurmuştur.
(B2817 Buhârî, Cihâd, 21; M4868 Müslim, İmâre, 109)
Câbir’in (ra) işittiğine göre Resûlullah şöyle demiştir:
Gecede bir an vardır. Müslüman o ana rastlar da dünya ve âhirete dair Allah Teâlâ’dan hayır dilerse, Allah ona dilediğini verir. Bu durum her gece böyledir.
(M1770 Müslim, Müsâfirîn, 166)
“Korkuyorum Enes, korkuyorum.” Neden korktuğunu anlamamıştım. Merakla yüzüne baktım, o devam etti: “Yatağımda öleceğim diye, şehit olmadan gideceğim
diye korkuyorum.”
Ebubekir (ra) Rasûlullah (s.a.v)’in gerçek arkadaşıdır
Ayeti kerimedeki “Hani arkadaşına şöyle diyordu…” sözü sadece mağaradaki
arkadaşlığa işaret etmez, tam tersine mutlak arkadaşlığa, dostluğa işaret etmektedir. Ebubekir (ra) ve Rasûlullah (s.a.v) arasında, sahabenin geri kalanına nasip olmayan yakın bir arkadaşlık ilişkisi vardı, bundan dolayı kendisi için “arkadaş” ifadesi kullanılmıştır. Bunun için kimi âlimler Ebubekir (ra)’ın faziletlerine değinirken, bu özelliğini de saymışlar ve bu özelliğin sadece Ebubekir (ra)’a ait olduğunu söylemişlerdir.