Kitap Stoklama
Arkadaşlar okuduğunuz kitapları ne yapıyorsunuz? Benim içim acıyor kitaplıkta yatan kitaplara. Okunmuş kitaplar bence el değiştirmeli ve tekrar okunmayacaklar estetik uğruna kitaplıklara dizilmemeli.
Duygu ve Düşünce
Bence mükemmel
Evet fazla sert konuşuyorum. Yer yer kırıcı olabiyor çünkü eğip bükmeden dümdüz söylüyorum içimdekileri. Ama sizler için kolay bir yönetim süreci. Tüm hislerinizi "nefret" başlığı altında topluyorsunuz bana karşı, tek bir duyguyla yönetimi kolay oluyor. Diğer tüm duyguların yerini nefret alıyor ve iyi duygular aklınızı karıştırmıyor. Harika değil mi?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hepimiz yapay zekayı günlük hayatımızda kullanıyoruz. İş hayatında, merak ettiğimiz araştırmalarda, sorgulamalarda, hatta kimileri de sadece sohbet etmek için kullanıyor. Yapılan araştırmalar yapay zekayı kullanan insanların beyinsel işlev yükünü boşaltmaları sonucu zeka kullanımlarını düşürdüğünü gösteriyor. Yani kısa yoldan ulaştığımız verilerle aslında borçlanıyoruz, hem de kendimize... Yapay zekanın düşünme kapasitesi hiç olmadı, olamaz da. Tek yaptığı şey kodlamaları sayesinde tüm verileri birleştirip önümüze koymasıdır. Bu verileri de yine insanlar topluyor. Yapay zekanın en tehlikeli yanlarından biri de bir konuda bir şey bilmese dahi yine de bir bilgisinin olduğunu bizlere dayatmasıdır. İnsan belli bir yerden sonra verilen veri gerçekten doğru mu diye düşünmeden edemiyor. Düşününce yapay bir zekanın zeki olmasını nasıl bekleyebiliriz? Zekamızın karmaşıklığını, farklı kısımlarındaki loblarını dahi çözümleyememişken yapay bir zekanın düşünmesini düşlemek uç bir nokta gibi geliyor. Üstelik bu verilere erişsek bile sisteme aktarabilmek mevcut verilerle mümkün gözükmüyor. Belli bir yerden sonra yapay zekanın insan yazılarının yerini tutacağını söylemek bence en büyük yanılgılardan biri olsa gerek. Yazmak çok zor bir süreçtir; deneyim, gözlem, en önemlisi de duygunun olması gerekiyor. Bu noktada yapay zekanın sözde kusursuzluğu en büyük kusurdur çünkü insan yazma biçimi ve kusurlarıyla özgündür. Edebi bir yazı için de derinlik ve hissiyat gerekiyor, yapay zekanın en sığ olduğu konulardan biri de bu çünkü bizlerin verilerini toplayıp olması gerekeni değil, olmasını istediğimiz düşünceyi önümüze koyuyor. Yani anlayacağınız duyguyu ve düşünceyi çok iyi kopyalıyor. Sonuç olarak yapay zekanın insanların yerini tutacağını söylemek hâlâ oldukça zor görünüyor.
Duygu ve Düşünce
Öğrenci Kız kendi zihnimi okuyorum herhalde, bu kadar benzememizin baska bir aciklamasi olamaz bence
-e bilmek/-a bilmek
Bir yerden bir yere gidebilmeyi çok seviyorum. Gidebilmek, yapabilmek bir insan için şükredilecekler listesinde en başta bence. Bir yerlere koşuşturmak, sürekli acelesi olmak, oradan oraya yetişmek... İşinin olduğuna mı şükredersin,bir işe yaradığına mı şükredersin, bunu mümkün kılan maddi imkana mı yoksa en temeli fiziksel güce mi şükredersin? Gerçekten şuan hangisine şükretsem diğerinin hatrı kalır! Binlerce, yüz binlerce kere hamd olsun Rabbime. Bunu paylaşırken çok düşündüm eksik olanları incitirmiyim diye fakat bu saydığım şeyler belki birçoğuna göre şikayet sebebi. Sürekli birşeyler yapmak, ordan oraya kosturmak, hiç durmamak, dinlenememek gibi. Fakat demek istediğim, aslında bunlar şükür sebebi olmalı insana. Sizinde hayatınızda belki işi eksik belki maddi gücü belki fiziksel gücü eksik olanlarınız vardır mutlaka fakat şikayet ettiğiniz şeylere iyice bir bakın, emin olun aslında o kadar şükredeceğiniz şey çıkar ki karşınıza belki bende vesile olmuş olurum tefekkürünüze..sebep olana hamd olsun
Hayata Dair
içeri arı girdi kaçtım tosbik dedi ki ne kacıyon küçük o sokmaz. dedim o ısırır onun ölmemek icin bi sebebi yok( ölümüne işçi arı bence o) - niye ısırsın seni - beni cicek zanneder - ne alaka dedim çün çiçeğğ gibiyimm neyse arıdan korktuğu icin eve gitti , demek o da çiçek gibinse