Herşeye rağmen umudunu kaybetmeyen bir çocuğun hikâyesi.
10/10
·128 syf.··
2026 14. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 01:25
Romanı bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım. İlk bakışta sade ve kısa görünen bu eser, satır aralarında insan ruhunun en kırılgan yanlarını taşıyor. Özellikle kitabın sonu, hikâyenin tamamına farklı bir anlam yükleyerek beni derinden etkiledi. Brautigan'ın anlatım dili alışılmış romanlardan oldukça farklı. Olaylardan çok duyguların, anıların ve insanların iç dünyalarının ön planda olduğu bir anlatım kuruyor. Bu nedenle kitabı okurken bazen bir roman değil de bir insanın zihninde dolaşıyormuş gibi hissettim. Karakterlerin yalnızlıkları, hayata tutunma çabaları ve geçmişle olan hesaplaşmaları son derece gerçek ve dokunaklıydı. Kitabın beni en çok etkileyen yönlerinden biri, tüm kırgınlıklara rağmen içinde küçük de olsa bir umut taşımasıydı. Başlığın da çağrıştırdığı gibi, hayatımızdaki bazı acılar ve kayıplar hiçbir zaman tamamen yok olmuyor. Ancak zamanın ve yaşamın akışı içinde insan bu yüklerle yaşamayı öğreniyor. Romanın son sayfalarında hissettiğim duygu tam olarak buydu: Hüzün ve umudun aynı anda var olabilmesi. Eseri okuduktan sonra Richard Brautigan'ın hayatını araştırdığımda ise roman benim için daha da anlam kazandı. Çocukluk yıllarında yaşadığı zorluklar, hayatı boyunca mücadele ettiği yalnızlık duygusu ve sonunda intiharla sonuçlanan trajik yaşam öyküsü, eserlerine de yansımış gibi görünüyor. Kitapta sıkça karşılaştığımız melankoli, aidiyet arayışı ve kırılganlık hissi, yalnızca kurmaca karakterlerin değil, bir anlamda yazarın kendi ruhunun da izlerini taşıyor. Brautigan'ın hayatını öğrendikten sonra romanın sonu bana daha da dokunaklı geldi. Çünkü okuduğum satırların arkasında yalnızca bir yazarın hayal gücü değil, gerçek bir insanın yaşanmışlıkları ve iç dünyası vardı. Bu nedenle kitap benim için yalnızca bir hikâye olmaktan çıktı; insanın
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026168 okunma
Puan vermedi
Bu sefer Ursula K. Le Guin ablamız bize farklı maceraları uzun uzun anlatmak yerine sakin bir iyileşme hikayesi anlatmış. İyiki de öyle olmuş. Bana öyle geldi ki yazar seriye ara verdiği süre içinde kadın olmak üstüne uzun uzun düşünmüş. Kitapta gücü, gerçek gücü, güçsüzlüğü ve kadının sessiz gücünü anlatmış. Bazen de sessiz olmayan gücünü. Bir de bence Tenar, Ged kadar bu serinin ana kahramanı. Bütün kitap boyunca Ged’i bekleyip duruyoruz fakat hikayenin asıl kahramanı olan Tenar’ı farkında olmadan ciddiye almamış oluyoruz. Tıpkı hikayedeki diğer erkekler gibi.
TehanuUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20172,701 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·202 syf.··
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:44
Fahrenheıt 451 kurgusunu beğendiğim bir kitap, ancak hikaye olarak kurgulansa daha iyi olurdu sanki, çok uzun tutulmuş gibi geldi bana. Bir ara popüler bir kitaptı, o nedenle okumamıştım ama okumasam da olurmuş. Gelelim konusuna, itfaiyeciler artık bildiğimiz gibi değil, kitap yakan insanlar, hatta kitap sahibi insanları evleri ile birlikte yakıyorlar. Distopik bir kurgu, neyse bir an geliyor ve itfaiyecilerden biri rutindışına çıkıyor ve olaylar böylece başlıyor. Tatkaçıran olmasın diye devam etmiyorum. Distopik kurgu seviyorsanız okunabilir sma çok da merak edilecek bir kitap değil bence.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Düşmanlar - Tijan
5/10
·408 syf.··
2026 1. kitabı
Kitap hakkındaki yorumumdan bahsedecek olursam açıkçası bir beklentim olmadan başlamıştım. Yazarın yazım dili o kadar basit ve cümleleri o kadar kısa kısa gidiyordu ki asla duyguya giremedim. Neyse ki belli bir sayfadan sonra bu durum biraz olsun düzeldi. 90'lı sayfalarda olan ve aslında kitabı şekillendiren o olayı hiç beklemiyordum, dümdüz birbirine düşman olan bir çift okuyacağımı sanıyordum ama beklemediğim travmatik olaylar oldu, dram türünde bir kitaba evrildi bir anda. Ve dürüst olmak gerekirse duygu bana pek geçmedi. Üzüntüyü, travmanın ağırlığını -ki gerçekten ağırdı- hissedemedim, muhtemelen yazım dilinden kaynaklıydı. Genel anlamda zaten hızlı bitiririm, beni okumaya döndürür diye düşünerek başlamış olduğumdan hayal kırıklığı olan bir durum olmadı ama bence biraz fazla uzun bir kitaptı, uzatılan yerler uzatılmasa, karakterler sürekli uzaklaşıp yakınlaşmasa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca karakterler arasında sevgiden ziyade fiziksel bir istek vardı, birbirlerini çok sevdiklerine falan ikna olamadım maalesef.
DüşmanlarTijan · Pukka Yayınları · 2024233 okunma
Yanlışlıkla korsan olmuş fincan meraklısı bir kız...
8/10
·448 syf.··
2026 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:44
Kitap arkası özeti okura hiçbir anlam ifade etmiyor gibi göründüğü için çok küçük konusuna değinmek istiyorum müsaadenizle (⁠人⁠ ⁠•͈⁠ᴗ⁠•͈⁠) Tress sıradan bir ailenin sıradan bir kızı ve dükün oğluna aşık. İşe bakın ki dükün oğlu da Tress'e aşık ve evlenme zamanı geldiğinde Tress'e ondan başka kimseyi istemediğini söyleyip taliplerini reddedeceğini belirtiyor. Bunu öğrenen dük ise oğlunu adadan uzaklaştırıp bir gemi yolculuğuna çıkarıyor ve dükün oğlu nam-ı diğer Charlie, hikayenin azılı düşmanı olan Efsuncu tarafından bir talihsizlik sonucu esir alınıyor. Haftalarca kendisinden haber alamayan Tress de gözünü karartıp Charlie'yi kurtarmak üzere denize açılıyor. Denize çıktığı ilk günde ise yanlışlıkla bir avuç avanak korsanın eline düşüyor ve sonrasında olanlar tam bir gırgır şamata anlayacağınız. Kısacası korsanlarla dolu bir hikayeye hoşgeldiniz! Tress dediğim sıradan bir kız fakat gün geçtikçe kendini daha çok aşıyor ve de sınırlarını keşfetmiş oluyor. Zekasıyla ve pratikliğiyle Tress bize, klasik çaresiz ve beyaz atlı prensini bekleyen, genelde de mucizelerle kurtulan kızların peri masalından ziyade nasıl gerçek bir hikaye oluşturulabileceğini kanıtlıyor aslında. Tabii yine de hikayede fantastik öğeler bulunmuyor değil (⁠◕⁠ᴗ⁠◕⁠✿⁠) Farkettiyseniz bu hikayede bir terslik var. Her zaman prensesi kurtaran bir prens olurdu ama bu sefer işler tam tersine dönmüş durumda. Yazar alışılmışın dışına çıkmayı planlamış bu hikayeyle ve çok da başarılı olmuş diyebilirim. Kitap standart boyutlardan bir tık daha büyük ve puntoları küçük ama kısa bölümleri sayesinde beni sevindirmeyi başardı açıkçası. Kitabın birkaç sayfasında illüstrasyonlar da mevcut ki böylelikle karakterleri ve ortamı daha iyi kavrayabilmemi sağladı. İlk defa bir hikayenin yavaş işleyişine rağmen sıkılmadım
1000Kitap
Zümrüt Denizli TressBrandon Sanderson · İthaki Yayınları · 2024178 okunma
10/10
·352 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:56
cok fazla psikolojik gerilim okumam ama bu gercekten okudugum en iyisiydi. her bolumde nefesimin daha fazla tuttugumu her fark etmemle birlikte gercekten yazilan bakis acisi film cekilmeye uygun her olay gozumde gayet rahat bi sekilde canlandi.inci ve eylulun o karmasik ev arkadasligi iliskisini her okudugumda kafamda onlara “girl, so confusing” editi olusturdum?? ana karakterle ayni bolumu okudugumu gormek beni mutlu etti ama etik konusu biraz kafami karistirdi, bu da eylulu bence komplex ana karakter kategorine cok iyi bir sekilde koyar ve ben komplex ana karakterlere bayilirim. Sezin’imin 5 kitabini da okudum ve bu benim icin on dun onceki kiz ile ayni derecede mukemmelikte ve bence kesinlikle bu tarzda yazmaya devam etmeli cunku bu ilk psikolojik gerilim kitabin olmasina ragmen baslangica gore cok cok cok iyi!!! 🩷
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202647 okunma