Aşkta öyle şaşırtıcı bir bencilik var ki, seveni sevilen uğruna olmayacak fedakarlıklara sürükler.
1000Kitap
Vadideki Zambak
Ben”cilik felaketlere, kederlere sebep olur. Benim kalbim kartalın vardığı yücelikleri de aşacak; orada beni hiç aldatmayacak bir aşk var. Bir yeryüzü hayatı yaşamaya gelince, bu hayat, tutkuların bencilliğini içimizde yaşayan meleğin ruhsallığına hâkim kılarak, bayağılığın çamurunda bizi yiyip bitirir. Tutkunun verdiği zevkler müthiş şekilde fırtınalıdır, bu zevkler ruhun atılışlarını kıran, gücünü harap eden kaygılarla ödenir. Bu fırtınaların koptuğu denizin kıyısına geldim, iyice yakından gördüm onları; çok kere bulutlarıyla sardılar beni, dalgalar her zaman ayaklarımın dibinde dağılmadı, yüreği donduran haşin kucaklayışını duydum onların; aşağılarda, bu büyük denizin kıyısında yaşayamam ben, yüksek yerlere çekilmeliyim. Bana keder vermiş herkesi olduğu gibi sizi de erdemimin bir koruyucusu olarak görüyorum. Bereket versin ki, hayatımda geçirdiğim bunalımlar hep gücümle oranlı olmuştur; böylece, kötü tutkulardan arınmış, aldatıcı mutluluklardan uzak, daima Tanrı'nın emrine amade bir ömür sürdüm. Birbirimize bağlılığımız da kalplerin, insanların, Tanrının isteklerini yerine getirmeye çalışan iki temiz çocuğun çılgın çabası oldu...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tevekkül bir yandan insanı kötüye karşı korurken, kendi içindeki kötü olan nefsinden de korumaktadır. Bu, toplumsal birlik adına gereken toplumsal güvenin temelidir. Hakikati İslamiye'nin ne büyük ihtişamıdır ki bir yandan bize nasıl isteneceğini emreder bir yandan kendimize istediklerimizle toplumu inşa eder diğer yandansa tüm bu zor süreci tek çatı altında toplar. Bireysellikten uzak kesin olarak bencilik yerine, bireyin cemaat adına var olma mücadelesini çıkış yolu olarak gösterir. Tevekkül kişiden topluma, toplumdan insana kadar tüm birliğin inşa edilmesi adına aranan güvenin yaşam biçimidir. Havada yahut askıda bırakılmışlıktan uzaktır. Hem yakındır hem de yakınlaştırır.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Bencilik saçacağım ve göstereceğim onun her şeyin altında yattığını, ozanı olacağım benliğin, Erkeği ve kadını göstereceğim ve her birinin diğerine eşit olduğunu, Cinsel organları ve edimlerinin de! dikkatini veriyor musun bana, zira kararlıyım ne kadar şanlı olduğunu ispatlamak için cesur, billur gibi bir sesle anlatmaya, Ve göstereceğim şimdiki zamanda kusur olmadığını ve gelecekte de olamayacağını, Ve göstereceğim başına ne gelirse gelsin insanın, bunun güzel sonuçları olabileceğini, Ve göstereceğim ölümden daha güzel bir şey olamayacağını, Ve bir ipe dizerek şiirlerimi zamanın ve olguların bir yumak olduğunu, Ve evrendeki her şeyin mükemmel mucizeler olduğunu ve her birinin bir diğeri kadar derin olduğunu. Parçalara ilişkin bir şiir yazmayacağım, Şiirler, şarkılar, düşünceler yazacağım bütüne ilişkin, Bir güne ilişkin olarak söylemeyeceğim onları, bütün günlere ilişkin söyleyeceğim, Ve ne bir şiir yazacağım ne de bir şiir kırıntısı ruha ilişkin olmayan, Çünkü evrendeki nesnelere bakınca anlıyorum, ne bir kimse ne de zerre var ruha ilişkin olmayan.
Tanrısızlık ruhun çıplaklığı, ruhun yoksulluğudur. Tanrısızlık, insanlarda kutsal olan ve nihayetinde de insani her şeyin ölümüdür; vicdansızlık, kaba bencilik, soygun ve ahlaki çürümeye yol açar.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Çünkü kalbin de kendi gecesi ve kurdun ya da geyiğin avlanma içgüdüsü kadar vahşi kendi kıpırtıları vardır. Rüya, arzu, kibir, bencilik, aşk deliliği, kıskançlık ve intikam hırsı insanın gecesinde, tıpkı çöl gecesindeki puma, akbaba ve çakal gibi pusuya yatmıştır.
Sayfa 71·Kitabı okudu