Seherde açılan güller nedendir? Öten şûride bülbüller nedendir? Menefşelerle sümbüller nedendir? Ağızda söyleyen diller nedendir? **** Bakanlar kudret-i perverdigâra Görürler sun-ı Hakkı aşikâre Nazar et ibret ile nevbahara Akan sular esen yeller nedendir? **** Manayı kanda buldu kalbi insan Ziyayı kanda aldı mahı taban Semari kanda buldu bağ-ü bostan Gülistanda biten güller nedendir? **** Kamusi Kadir-i mutlak işidir Bu sırrı anlayan arif kişidir Ne göz görüben ne kulak eşidir Ayak yörür tutan eller nedendir? **** Nedendir dar-ı Ukba dar-ı dünya Nedendir mahi hurşidi süreyya Nedendir berr-ü bahr-u kûh-ü sahra Acep bu yollar ve yerler nedendir? **** Kimi olmuş visali Hakka lâyık Kiminin didei kalbi uyanık Kimi nur-i cemali Hakka aşık Bu hay huy gulguller nedendir ****
Her şeyin bir mevsimi var, bu şehrin bende açtığı çiçeklerin mevsimi bitti. Şimdi o çiçeklerin meyvesini toplamak üzere yeni yollara...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Beyhan Budak çok sevdiğim bir yazar videolarını da merak ederek dinliyorum. Tanışma fırsatımda oldu kendisini gayet mütevazi biri sorularımı dinledi ciddiyetle cevapladı. Mikail Balcı hocam sizde kitabı ne kadar güzel yorumlamışsınız her satırını yavaş yavaş okudum sindire sindire emeginize kaleminize sağlık. Bende kitabı listeme ekledim en kısa zamanda okuycam 😊💁🏻‍♀️📚

Mikail Balcı

@Ogretmen_Okur
·
İyi hissetmek isteyenlere… /800. İnceleme (Sona dikkat!)
Herkese kendini anlatmak zorunda değilsin. Her ilişkiyi sürdürmek zorunda değilsin. Her yükü taşımak zorunda hiç değilsin. Şşş… Rahatla… Dünyanın bütün ağırlığını sırtlamana gerek yok! “Ben yapmazsam kimse yapmayacak,” “Ben olmazsam yürümeyecek,” diye her şeyin peşinde koşturmayı bırak! Yorgunsun biliyorum. Ruhun hayattan tiksinmiş durumda. Bir gün ölüp gittiğinde “yürümez,” dediğin her iş sensiz yürüyecek! Kırmaktan korkup, nazik yaklaştığın herkes seni yanlışlarınla anacak… Kendini tüketme bu kadar. Kimse seni anlamayacak. Aksine nasıl olsa taşıyabiliyor diye bütün yükleri senin sırtına yüklemeye başlayacaklar. “Sürekli yorgun hissediyorsan, sürekli içinde bir kasvet varsa, sürekli neşeli olamıyorsan belki de bunu kendi kişiliğine yüklemeden önce çevrene bakman gerekiyor. Çünkü bazen üzgün, yetersiz ya da yorgun değilsindir; sadece yanlış insanların etrafındasındır.” Biliyor musun, hoyratlık değil de incelik yakıyor canımı, diyor Şükrü Erbaş ve devam ediyor, “İncelik... sensin bütün zamanların açık yarası.” Cahit Zarifoğlu, “Bir incelik gösterin, incinmesin yüreğim.” Oysa dünyada en çok ince insanlar kırılıyor. “Ah kimselerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya,” diyerek son sözü söylüyor Gülten Akın ve Dünya hassas kalpler için gerçek bir cehennem! derken ne kadar haklı Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe“Ne olacağını bilmiyorum ama ne olursa olsun, bir şekilde yola devam edebileceğimi biliyorum.” Kişisel gelişim zırvalıklarına inanmıyorum! Samimiyetsiz, uydurma, çokça kalıp ifadeler kullanan, kâğıt israfı diyebileceğim çalışmalar birçoğu… Lakin Beyhan hoca başka! İçimizden biri gibi sanki… Kitabı okurken, seninle aynı yollardan geçtiğini, aynı hatalara düştüğünü görüyor ve okuduğun kitap hayatını değiştirmese bile yaralarına iyi geldiğini hissediyorsun. “Bana iyi
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Uzatma dünya sürgünümü benim Güneşi bahardan koparıp Bir tuz bulutu gibi Savuran yüreğime Ah uzatma dünya sürgünümü benim Nice yorulduğum ayakabılarımdan değil Ayaklarımdan belli Lambalar eğri Aynalar akrep meleği Zaman çarpılmış atın son hayali Ev miras değil mirasın hayaleti Ey gönlümün doğurduğu Büyüttüğü emzirdiği Kuş tüyünden Ve kuş sütünden Geceler ve gündüzlerde İnsanlığa anıt gibi yükselttiği Sevgili En sevgili Ey sevgili Uzatma dünya sürgünümü benim Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Kar tanesi
Gökten süzülen bir masal gibi, Dokunsam eriyecekmişsin gibi, Sessizce indin ömrümün kıyısına, Gönlümün en beyaz, en saf yanına. ​Herkes seni soğuk sanır oysa, İçimi ısıtan bir yangınsın bende. Eşi benzeri olmayan bir nakış gibi, Ömrüme düşen en güzel bakışsın. ​Rüzgarla dans eden o narin halin, Sanki gökyüzünün bana hediyesi. Dünyanın tüm gürültüsü diner de, Bir senin sessizliğin huzur verir kalbime.
Şiir
Manuel fotoğrafı çevirdi ve şu satırları okudu: Rabbi'nin çorba kasesini devirmesi hiç de rastlantı değildi. Weinhauer'li ruhiyatçılar inanır buna. Bende inanıyorum.