9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 02:16
Kitabı okuma hikayem bir yolculuktu. Başlangıçta, yazarın düşünceler evrenine adeta bir portal açarak hayal dünyasını ayak bastığımız somut bir zemine dönüştürdüğü bu gerçeklikte hızla ilerleyebileceğimi sandım. Ana karakterin bile yıllar sonra tam olarak neyin içine düştüğünü anlamlandıramadığı bu serüven, tüm labirentvari bilmecesi ve yazarın zengin anlatımıyla beni hızla içine çekti. Ancak bir noktada, belki de anlatıcı ile aynı noktada, ben de adımlarımı yavaşlatma ihtiyacı hissettim. Soluklanmak, yürüdüğüm zeminin beni ilerlettiği yolu sorgulamak ve okuduklarımı sindirmek istedim. Hızımı düşürdüm, tane tane yakaladım kelimeleri. Hatta öyle ki, iç sesimi neredeyse dış bir sesçesine gövdemden zihnime bir yankı gibi hissettim. Bu noktada kitap bende tıpkı bir Doğu baharatı gibi bir tat bıraktı: tanıdık ama zengin, bilindik ama keşfedilesi, adı dilimin ucunda ama bir türlü çıkaramadığım bir etki. Bu yolculuk, kitabın anlatıcısı H. için de hayatının en büyük, en etkili ve en çözümsüz gizemiydi. Anlatıcının bu gizeme en çok yaklaşmak istediği anlar, en büyük çırpınışlarının verdiği uzaklaşma anlarından ibaretti. Gençlik yıllarında gizemli bir cemiyetle birlikte Doğu'ya mistik bir yolculuğa çıkan H., yıllar sonra geriye baktığında yaşamındaki en derin izlerin, bu dağıldığını düşündüğü cemiyetle yaptığı yolculukta şekillendiğini ve yolculuğun yarım kalmışlığının burukluğunu yıllarca taşıdığını görüyor. Bu yarım yolculuğu yazarak tamamlamayı uman H., işlerin hiç de sandığı kadar kolay olmayacağını anlıyor. İçindeki silinmeye yüz tutmuş izlerin ancak tek bir ismin tanıklığı ile tamamlanabileceğine inanıyor: Yıllar evvel kafileden ayrılan hizmetkar Leo ile. Anlatıcı, bu eski yoldaşı Leo'ya yıllar sonra rastlaması sonucu yolculuğunun aydınlanacağı beklentisine kapılırken,
Doğu YolculuğuHermann Hesse · Can Yayınları · 20193,383 okunma
10/10
·448 syf.··
2026 147. kitabı
Bazen en tehlikeli maskeler, en samimi görünenlerdir. Bir ekranın ardında kurulan cümlelere, hiç görmediğin birine ve sadece sana gösterilen bir yüze âşık olabilir misin? Peki ya aynı maskenin altında bambaşka bir yüz saklanıyorsa? . Ismarlama 'Şk bana artık insanların birbirine değil, birbirlerinin ekranda çizdiği kimliklere yaklaşmaya çalıştığını düşündürdü. Romanda bir yanda yazı dizisi için insanların neden internet üzerinden âşık olduğunu anlamaya çalışan Larin, diğer yanda kendine kusursuz bir maske yaratmış Aras var. İkisi de farklı nedenlerle başladıkları bir oyunda, hiç hesap etmedikleri duygularla yüzleşiyorlar. . Okurken günümüzün sanal ilişkilerini ve çevrimiçi sohbetlerin büyüsünü çarpıcı bir şekilde gördüm. Kendimi "Acaba hangisi gerçek, hangisi yalnızca görünmek istediği kişi?" diye sorgularken buldum. Çünkü kitap sadece romantik bir hikâye anlatmıyor; güveni, önyargıları ve insanların kendilerini korumak için taktıkları görünmez maskeleri de sorgulatıyor. . En çok sevdiğim şey ise hikâyenin yaz dizisi tadındaki akıcılığı oldu. Sayfalar hızla akıp giderken, geçmişin yükü, ailelerin bıraktığı izler ve affetmenin zorluğu da usulca satırların arasına yerleşiyor. Pınar Pars'ın bu dengeyi hiç yormadan kurabilmesini oldukça başarılı buldum. . Larin'in dergi için yazdığı bölümler ise benim için kitabın en özel ayrıntılarındandı. Bazen bir arkadaş tavsiyesi, bazen de ücretsiz bir ilişki koçu desteği gibi hissettiren bu yazılar, hikâyeye farklı bir katman eklemiş. Karakterlerin ne yaptığının yanında, neden öyle davrandığını da hissedebilmek kitabı benim gözümde daha güçlü kıldı. . Kitap bende "belki de hepimiz bir maske takıyoruz" düşüncesini bıraktı. Ama asıl mesele, birileri o maskeyi düşürdüğünde geriye kimin kaldığı. . Peki sizce insan, en çok yüzünü gösterirken
Ismarlama 'ŞkPınar Pars · Etkiva Yayınları · 20262 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·328 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 11:35
Annem Öldü mü, normalde hiç sevmediğim o anı kitabı gibi akan "oto-kurmaca" tarzında bir roman. Bu tür kitaplar genel olarak bana hitap etmiyor ama bu eser, çağdaş edebiyatta okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu diyebilirim. Yazar anlatım tarzı olarak beni yakalayamasa da, araya öyle güçlü cümleler serpiştirmiş ki, okurken insanın gerçekten gözü doluyor ve kalbi titriyor. Özellikle anne-baba gibi ailevi mevzular kendi hayatımızda da bir karşılık bulduğu için, o mesafeli bulduğum tarz bile bir anda çok derinden yakaladı beni. Özetle, tarzını her ne kadar sevmesem de bende bıraktığı o samimi duygu yüzünden kesinlikle çok beğendiğim ve hakkını verdiğim bir kitap oldu.
1000Kitap
Annem Öldü müVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20251,823 okunma
Mazide Kalan Okumalardan
10/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
FAHİM BEY VE BİZ ABDÜLHAK ŞİNASİ HİSAR Abdülhak Şinasi Hisar'ın ilk romanı "Fahim Bey ve Biz", 26 Mayıs - 11 Temmuz 1941 tarihleri arasında Ulus Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Muazzam bir eser... Edebi yönü yüksek bir Türk klasiği. Okumadıysanız naçizane tavsiye ederim. Fahim Bey, bende muhabbet hisleri uyandırdı. Ömrüm boyunca unutamayacağım roman karakterleri arasına girdi. Eser, yazarımızın babasının arkadaşı olan Fahim Bey'in ölüm haberi ile başlıyor. Daha sonra yazarın ve Fahim Bey'i tanıyan pek çok insanın onun hakkındaki hislerini ve fikirlerini okuyoruz. Görgülü, bilgili, mütevazı, iyi kalpli Fahim Bey, mali sıkıntılar içinde eşiyle küçük evinde saadet, hülya ve para hayalleri kurar. Abdülhak Şinasi Hisar, hayalleriyle yaşayan, nezaketini hiçbir şartta kaybetmeyen bir insanın dünyasını anlatır. Romanın belirgin bir olay örgüsü yoktur. Fahim Bey'i tek bir kişinin gözünden değil, onu tanıyan insanların hatıraları ve anlatıları aracılığıyla tanırız. Böylece okur, "Gerçek Fahim Bey kim?" sorusunun kesin bir yanıta ulaşamaz. Her insanın hafızasında başka bir Fahim Bey vardır. Bu da romana çok farklı bir derinlik kazandırmış. Ayrıca romanı okurken Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde kaybolan bir İstanbul hayatını ve insan tipini de tanımış oluruz. Fahim Bey, hayallerinin peşinden gitmiş; olması pek de mümkün olmayan isteklerinin sonunda hayata veda etmiştir. (Yazarı çok severim çok sayıda eserini okudum onları da paylaşabilmek temennisiyle) ESERDEN ALINTILAR: ✓ İnsanlar, birbirlerinden uzun mesafelerle ayrılmış yıldızlar gibi, kendi hususi boşlukları içinde dönen, hepsi yalnız, hepsi mahrem ve başkalarına kapalı birer dünyadır. ✓ "Öyle bir adamdır ki ömürdür, Fahim Bey!" diyordu. Emsali dünyada bulunmaz! ✓ Yoksa kütüphanelerine yalnız sahifelerini kestikleri
Fahim Bey ve BizAbdülhak Şinasi Hisar · Everest Yayınları · 20222,440 okunma
7/10
·88 syf.··
2026 30. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:34
Öyle bir kitap karakteri düşünün ki hem gıcık oluyorsunuz, hem empati kurup üzülüyorsunuz, hem hak ettin bunu aslında dedikten sonra keşke yine de böyle olmasaydı diyorsunuz. Yani okuyan herkeste aynı şey oldu mu bilmiyorum ama bende tam olarak böyle oldu. Ayfer Tunç 'un dilini, anlatış biçimini çok sevdiğim için bu kitabı da severek okudum. Birkaç saatte okuyup bitirebileceğiniz bir kitap olmuş. Kitaptaki en sevdiğim alıntıyla bitirmek istiyorum. " Kimin hayatında yanlış yaşanmış bir aşk yoktu ki?"
1000Kitap
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Bir Ömür Nasıl Yaşanır - İlber Ortaylı
5/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Bu kitabı okumadan önce çok merak ediyordum, hevesle almıştım nitekim öyle de bir iz bıraktı bende. Özellikle Tarih ve Edebiyat meraki olan okur arkadaşlarıma tavsiye ederim. Kitabın ana baş karakteri yazarın kendisi ve bu yaşına kadar nerelerden gelip, nerelere ulaşmıştır? Yazar ve Gazeteci arasında geçen röportaj niteliğinde yazılmış, yazarın bugüne kadar ömrümün nasıl daha verimli harcanması gerektiğini konu ediyor. Hayatımızın temel olarak dört evreden geçtiğini vurguluyor. Bunlar; 12-25 , 25-40 , 40-55 , 55 ve sonrası yaş aralıkları. İyi bir yaşam için, her dönemde tamamlamamız gereken bazı işler ve edinmeniz gereken hayata dair bazı alışkanlıklar vardır . Bunlar güzel ve verimli yaşamanın temel evreleridir. Ömrünü daha verimli geçirmek için devamlı okumak ve araştırmak gerekiyor , asıl önemli olan aşkla yapmak ve bunun sonucunda verim alabilmek. Tabii bunlarla beraber sürekli seyahat edip , farklı kültürler tanımak, araştırmak ve farklı diller öğrenmek gerekiyor. Aslında bu kitabı okuduktan sonra kendime şunu sordum, acaba bu yaşıma kadar bunları daha verimli yapabildim mi? Kitabın ilk sayfasında "İnsan kendi talihinin mimarıdır" cümlesini görürsünüz, aslında bu bizlere açıkça yazarın bize verdiği bir mesaj. Ne ekersen onu biçersin ve hayatını anlamlı hale getirmek istiyorsan devamlı merak edip öğrenmelisin diyor. Her anlamda kendimize uyan bir iş seçip onda nasıl daha iyi olabilirim? deyip başlamak gerekiyor ve bunu en iyi ve en anlamlı şekilde başarmayı konu ediyor. Asıl meselenin özü düşünmeyi bilmek ve onu ortaya dökmektir.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma