Sağ tarafımda İstanbul Boğazı, Mecnun'un gördüğü seraplar kadargöz kamaştırıcıydı. İnişe geçerken "Bu şehirde kendini kandırmadan akşam eden bir Allah'ın kulu yoktur" diye düşündüm. İstanbul bir yandan senin rüyalarını çalar, öbür yandan sana hayaller hediye eder.
Diyeceksiniz ki "Ne çabuk?" Kalbin kararları bir, bilemedin iki saniyede alınır. Buna mukabil, yaşadıkça ihtiyat, tedbir, önlem, sakınma gibi, hayatla çelişen tutumlara dört elle sarılmayı öğreniriz.
Benimkiler daha ziyade kararsızlığın aldığı kararlardı ve ekseriyetle eylemsizlikle sonuçlanırdı. Hayatı boyunca tüh'lerden kaçarken keşke'lere tutulmuş biriydim.
“Anlasana, herkes birbirinin katili. Ama sorsan, herkes Çobanyıldızı, herkes incitildi, herkes aldatıldı. Peki o zaman inciten kim, kim kırdı bunca insanı? Şunu kafana sok artık, kötülük bu türün hamurunda var.”